Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de enerji krizinin etkileri, artan enerji maliyetleriyle kendini göstermektedir. Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) ve APLUS Enerji ortaklığında yayımlanan “Elektrik Fiyat Hareketleri ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Piyasaya Etkisi-II” başlıklı rapor ile yenilenebilir enerji kurulu gücündeki artışın elektrik faturalarını düşürerek tüketici enflasyonunu iyileştireceğini ortaya koymaktadır. Bu çalışma ile 2022 yılının ikinci yarısı ve 2023 yılı için yenilenebilir enerji üretiminin daha fazla gerçekleşmesi durumunda üretim maliyeti, ithalat maliyeti, karbon emisyonları ve enflasyon gibi birçok alanda olumlu etkiler görüleceğine işaret edilmektedir. Bu kapsamda önümüzdeki süreçte yenilenebilir enerji alanında yapılacak politika tercihlerinin olumlu etkilerini göstermek açısından yapılan çalışma yol gösterici olacaktır. Çalışmaya göre, ihalesi iptal edilmiş yatırımlar ya da halihazırda ihalesi yapılmış, lisansı olan yenilenebilir enerji kurulu gücü zamanında devreye alınmış olsaydı (45 GW) pandemi sonrası kendini hissettirmeye başlayan küresel enerji krizi döneminde Türkiye’de elektrik üretim maliyetleri daha düşük olabilirdi. Yenilenebilir enerji üretiminin artırılması, enflasyonu düşürmenin yanında, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını ve böylelikle ithalat faturasını azaltabilir, karbon salımı azaltımında da katkı sağlayabilir.
Raporun ilk bölümünde hesaplamada kullanılan metodoloji kısaca açıklanmış, ikinci bölümde senaryo varsayımlarına, üçüncü bölümde ise detaylı model sonuçlarına yer verilmiştir. Bu çalışma küresel enerji krizi baş gösterdiği sıralarda eğer daha yüksek yenilenebilir enerji kurulu gücü yapılabilmiş olsaydı ülkedeki elektrik üretim maliyetlerinin daha düşük olacağını göstermiştir. Çalışmaya göre, ihalesi iptal edilmiş yatırımlar, halihazırda ihalesi yapılmış, lisansı olan yenilenebilir enerji kurulu gücü zamanında devreye alınmış olsaydı (45 GW) pandemi sonrası kendini hissettirmeye başlayan küresel enerji krizi döneminde Türkiye’de elektrik üretim maliyetleri daha düşük olabilirdi.
SEFiA’nın Direktörü Bengisu Özenç Türkiye’de en son devreye giren elektrik zammına dikkat çekerek raporun çıktıları değerlendirdi: “Türkiye’de son dönemde enflasyonda yaşanan sınırlı düşüşün devam etmesi beklenirken, elektrik üretim faaliyetlerindeki artış nedeniyle 1 Temmuz’da yürürlüğe giren %38’lik elektrik zammı bu düşüşün hızı konusunda soru işaretlerine neden oldu. Mesken tarifesindeki bu değişikliğin temmuz ayı enflasyonuna etkisinin 0,53 puan, 2024 yıl sonu enflasyonuna etkisinin ise 0,67 puan olacağı hesaplanıyor. Yayımladığımız yeni çalışmamız ise enflasyonun düşüş eğilimine girdiği bu dönemde, sisteme daha yüksek yenilenebilir enerji entegrasyonuyla bu düşüşün hızlandırılabileceğini gösteriyor. Fosil yakıt gibi, çevresel maliyetlerinin yanında, enerji üretim maliyetlerini de artırma potansiyeli taşıyan kaynaklar yerine yenilenebilir enerjinin teşvik edilmesi, Türkiye ekonomisinin temel problemleri olan cari açık ve enflasyonu iyileştirecek, Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefini de destekleyecektir.”
Yenilenebilir enerji üretiminin artırılması hem ülkenin enerji üretiminde dışa bağımlılığı ve ithalat maliyetlerini düşürmede, hem de karbon azaltımını sağlamada kritik etkileri olacaktır. Bu kapsamda çalışmadan çıkartılacak temel sonuçlar aşağıdaki şekilde özetlenmiştir.
• 2022 yılının son 6 ayı ve 2023 yılını kapsayan simülasyon döneminde daha çok yenilenebilir enerji santralinin sistemde olması durumunda artan YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması) maliyetlerine rağmen toplam elektrik maliyetlerinde kayda değer bir düşüş yaşanabilecektir. Çalışma kapsamında oluşturulan Yenilenebilir Enerji Senaryosu’nda toplam elektrik üretim maliyetinin 2022 yılının son 6 ayı için gerçekleşen değerlere kıyasla %22,9 daha düşük olacağı sonucuna ulaşılmıştır. 2023 yılı için ise maliyetlerdeki düşüş %11,3 seviyesindedir.
• PTF, ÜFE ve TÜFE arasındaki ilişkiyi modelleyen ekonometrik analizin sonuçları, daha önce de raporlandığı üzere, artan yenilenebilir enerji üretiminin elektrik fiyatları üzerinden toplam enflasyona etkisinin dezenflasyonist bir ortamda artarak devam ettiğini göstermektedir. Yenilenebilir enerji üretiminin daha yüksek ve elektrik fiyatlarındaki artışın daha düşük olduğu bir senaryoda, Aralık 2023 itibarıyla %64,8 olarak gerçekleşen yıllık TÜFE enflasyonunun %51 olabileceği öngörülmektedir.
• Artan yenilenebilir enerji üretiminin önemli bir etkisi de ithal yakıt maliyetlerinin azaltılmasında görülmüştür. Artan yenilenebilir enerji üretimi öncelikle yüksek maliyetli doğal gaz ve ithal kömür üretimini ikame etmektedir. Bunun sonucunda ise yenilenebilir üretimin artmasıyla ithalat maliyetlerinde ciddi bir düşüş olmaktadır. Yapılan hesaplamalara göre Yenilenebilir Enerji Senaryosu altında 2022 son 6 ayı için Türkiye’nin ithal yakıt faturası toplamda 5,3 milyar USD azalacaktır. 2023 yılı için ise aynı rakam 3,6 milyar USD olarak hesaplanmıştır.
• Türkiye’nin 2053 net sıfır karbon hedefi ve Paris Anlaşması kapsamındaki taahhütleri bakımından karbon emisyon azaltımının gittikçe daha önemli bir hâle geleceği görülmektedir. Karbon yoğun üretim kaynaklarının ikâme edilmesi yoluyla 2022 yılının son 6 ayında Yenilenebilir Enerji Senaryosu altında 13,1 milyon ton CO2 eşdeğeri, 2023 yılındaysa 28,9 milyon ton CO2 eşdeğeri karbon azaltımı yapıldığı hesaplanmıştır.
• Bütün bu faktörler göz önüne alındığında yenilenebilir enerji üretiminin artırılmasının üretim maliyetlerinin ve enflasyonun düşürülmesi, enerjide ithalat bağımlılığının azaltılması, arz güvenliğinin sağlanması ve karbon emisyonlarının düşürülmesi gibi pek çok konuda olumlu katkı vereceği görülmektedir.(Kaynak: SEFiA ve APLUS Enerji ortaklığında yayımlanan “Elektrik Fiyat Hareketleri ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Piyasaya Etkisi-II” başlıklı rapor)