Küresel iklim krizi ve çevre sorunları gezegende tüm canlıların yaşamını tehdit etmeye devam ediyor. Günümüzde gün geçtikçe derinleşen iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmanın önemini hepimize ısrarla vurguluyor. Tüm dünyayı etkileyen iklim krizi beraberinde sürdürülebilir ve çevre dostu üretimlerin yapılmasını zorunlu hale getiriyor. İklim değişikliği ile mücadelede, iş dünyası da sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada küresel risk raporlarını dikkate alarak önümüzdeki on yılın kritik zamanlar olduğunun farkında. Çevreye duyarlı üretim yapmak, kaynakları doğru kullanmak, atıkları azaltmak ve geri dönüştürmek suretiyle daha sürdürülebilir  bir gelecek için çözümler üretiliyor. Cinsiyet ayrımcılığına karşı durulması, fırsat eşitliğinin sağlanması, kadın çiftçilere teşvik verilmesi, kadının güçlendirilmesi çalışmaları, pil, e-atık bağışları yapılması, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş yapılması,  su tasarrufu, geri dönüştürülebilir atık yönetimine geçilmesi, çalışanlar adına karbon ayak izini azaltmak amacıyla bir hatıra ormanı oluşturulmaprojeleri ile şirketler sürdürülebilirlik vizyonu oluşturuyor.

Ekosistemin iyileşmesi ve karbon ayak izinin azaltılması mücadelesinde, iş modellerinin sürdürülebilirlik temelinde oluşturulması son derece önemlidir. Araştırmalar bireylerin ve şirketlerin sürdürülebilirlik bilincinin önceki yıllara göre artış gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu kapsamda şirketler üretimden paketlemeye, tedarik zincirinden ürün kullanımının her aşamasına kadar dünyanın geleceğini düşünerek kullanıcılara en yüksek tasarrufu sağlayacak yatırımlar yapıyor ve projeler gerçekleştiriyor.

Günümüz iş dünyasında “Sürdürülebilirlik” sözcüğünün sık sık kullanıldığını görüyoruz. Çevrenin korunması ve sürdürülebilir olmaişletmelerin olumlu etki yaratma konusunda önemli sorumlulukları bulunuyor. Öyle ki  baş sürdürülebilirlik sorumlusunu (CSO) göreve getiren  şirketlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Fakat CSO’ların  şirketlerde görev ve sorumlulukları hala  tam olarak netlik kazanmamış olup önümüzdeki yıllarda sürdürülebilirlik sorumlusu şirketlerin önemli ve kaçınılmaz bir birimi olacağı şüphesizdir. Dünyada yaşanan küresel iklim felaketlerinin olumsuz sonuçlarından dolayı gün geçtikçe daha fazla şirket sürdürülebilirlik taahhüdünde bulunuyor. Halka açık en büyük iki bin şirketin yedi yüzünden fazlası net sıfır taahhütlerde bulunmuştur. Şirketler gün geçtikçe faaliyet gösterdikleri sektörlerde sürdürülebilirliğe öncülük eden projeler, ürün ve hizmetlerle nesiller boyunca devamlılık sağlama yaklaşımını benimsiyor. Birçok şirket sürdürülebilir kalkınmanın, sürdürülebilir çevre ile mümkün olduğunun bilincinde ve yenilikçi gelişim sağlamayı hedefliyor ve sürdürülebilirlik çalışmalarında, doğaya, topluma  ve bireylere fayda sağlayan projeler geliştiriyor.

 Peki  sürdürülebilir iş yeri nedir? Çevreye zarar vermekten kaçınan ve bu nedenle yöntemler geliştirip, uygulayan bilinçli bir iş yeridir. Sürdürülebilir işletme, faaliyetlerinin çevresel etkisini hesaba katar.  Bu sayede işletmeler kaynakları israf etmedikleri için verim yükselir ve maliyetler düşer.  Öte yandan sürdürülebilirlik bilincini geliştirmiş işletmeler acil hallerde uygulayacakları çözümleri bünyelerinde bulundururlar ve aksamalara karşı daha dirençli olurlar. Artan sera gazları, küresel ısınma, cinsiyet eşitsizliği, eşit olmayan çalışma koşulları, savaş ve yoksulluk gibi pek çok etken günümüzde iş dünyasını olumsuz etkiliyor. Kaynakları koruyan, atıkları azaltan, kirliliği en aza indiren uygulamalarla işletmeler bilinçli bir iş yeri ortamı oluşturarak sürdürülebilirliği sağlıyor. İşletmelere çevreyi korumak için önemli sorumluluklar düşüyor. Bu kapsamda sürdürülebilir projelere işletmeler yatırım yapabilir. Çalışma alanlarında çalışanlara programlar aracılığıyla sürdürülebilirlik bilinci oluşturmaya yönelik teşvik çalışmaları yapılabilir.

Artık birçok şirket enerjide sürdürülebilirliği sağlamak için yenilenebilir enerji kaynaklarından olan GES yatırımlarına öncelik veriyor.  Kadınların  iş yaşamına aktif katılımının desteklenerek, kadın çalışan oranının arttırılmasına yönelik çalışmalar ve gezegeni korumaya ve çevre bilincini aşılamaya  yönelik  yapılan projeler de iş dünyasında öncelik oluşturan konular arasındadır. İşletmelerin sürdürülebilirlik odaklı adımları karbonun doğaya salınımı engelleyecek ve çevreyi koruyacaktır. Günümüz iş dünyasında işletmeler başarılı olmak ve devamlılık sağlayabilmek için sürdürülebilirlikte ekonomik, sosyal ve çevresel olmak üzere üç unsuru sağlamalıdır. İşletmelerin kaynakları verimli kullanması, atıkların ve kirliliğin azaltılması ve geri dönüşüm uygulamaları çevresel sürdürülebilirliktir.  Sosyal sürdürülebilirlik ise çalışanlara adil davranmak, kanun ve düzenlemelere uymak, işyeri kültürü oluşturarak sağlanabilmektedir. Ekonomik sürdürülebilirlik de önemli bir unsur olmakla birlikte işletmelerin uzun süreli devamlılığı ve uzun vadeli yatırımları için önemlidir.

Bir işletme nasıl sürdürülebilirliği sağlar?  İşyerlerinin karbon ayak izi ölçümünün yapılması, takip edilmesi çevreye olan duyarlılık ve faydanın bir göstergesidir.  Sürdürülebilir olmanın yollarından bir diğeri geri dönüşümdür.  Bu yöntem, kullanılmış ve bir daha kullanılmayacak olan maddelerin tekrar işlenmesi ve tüketici ile yeniden buluşmasıdır. Böylece yeniden değerlendirilme imkanı olan atıklar fiziksel ve kimyasal işlemlere tabi tutularak ikinci bir ham maddeye dönüştürülmesi sağlanır. Geri dönüşümde amaç kaynakların aşırı kullanılmasını önlemek olup çevrenin sürdürülebilirliğinin sağlanmasında önemli bir yoldur. Ayrıca işyerlerinde güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji sistemlerini tercih etmek fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmaya yardımcı olur. Böylece işyerleri üretimlerinde emisyon azaltımını  sağlar.  Bir işletmenin enerji tüketimini azaltması da sürdürülebilir olmanın yollarından bir diğeridir. Yine su tasarrufu da sürdürülebilirlik  için önemlidir.

Uluslararası kuruluşlar ve şirketler yatırımlarını yaparken gezegenin geleceğini koruyan  çalışmalar yapıyor. Dünyanın değişen dinamikleri karşısında iş dünyasının iş modelleri de bu değişime ayak uydurmak durumunda. Sürdürülebilirlik, şirketlere  uzun vadeli büyümede ivme kazandıracaktır. Bu sayede işletmelerin sektörlerinde verimlilik artacaktır. Çünkü işletmelerde kaynakların verimli kullanılması önemlidir. Sürdürülebilirlik, doğal afetler karşısında dayanıklılık sağlayarak, şirketleri daha  güçlü hale getirir.   Ayrıca çalışanlar, bir işletmede sürdürülebilir çalışmanın önemli bir parçasıdır. Çalışanların, sürdürülebilir uygulamaları teşvik bilinci eğitimlerle geliştirilmelidir.  Bunun yanı sıra işletmelerin  müşteriler ve tedarikçilerle de sürdürülebilirliği teşvik etmek için ortak çalışmalar yapması önemlidir. Dolayısıyla şirketlerin tüm çalışanlarının bu bilinçte olması ve işletmelerin kaynakları verimli kullanması maliyetleri düşürecektir. Daha iyi bir gelecek ve sürdürülebilir  bir dünya için her birey ve şirketin sürdürülebilirlik faaliyetlerini bu temel üzerine kurgulaması zorunluluk oluşturuyor. Yaşamın her alanında doğaya sevgiyle ve özenle yaklaşarak, sürdürülebilirlik konusunda farkındalıkları arttırarak topluma ve doğaya fayda sağlanacaktır.