Dünyada hızla artan ormansızlaşma ve bunun sonucunda ortaya çıkan doğal afetler, ciddi yıkımlara neden oluyor.  Ormansızlaşma, ağaçların kaybına, canlıların yaşam alanlarının yok olmasına, karbonun toprakta tutulmasına ve biyoçeşitliliğin azalmasına yol açıyor.  Dünyada her geçen gün ormanların yok edildiği görülmektedir. 1990 yılından itibaren yaklaşık Güney Afrika kadar ormanlık alanı yok edildi…. Her yıl ise İngiltere’nin yarısı kadar orman alanı tarım, mera alanı elde etme, kentsel genişleme ve tüketim ihtiyaçlarına hammadde sağlamak ve orman yangınları nedeniyle yok olmaktadır. Ormanlar dünyanın en önemli oksijen kaynağıdır. Yalnızca bir ağaç topluluğundan ibaret olmayan ormanlar bitkiler, hayvanlar, mantarlar, toprak, su, iklim gibi canlı ve cansız varlıkların birlikte oluşturduğu bir ekosistemdir. Ormanlar yeryüzündeki yaşamın sürekliliği açısından çok önemlidir. Yetişkin bir çam ağacı 40 insanın bir saatte havaya verdiği karbondioksiti bir saatte oksijene dönüştürebilir. Dünyada kara alanlarının üçte birini kaplayan ormanlarda karadaki türlerin yarısından fazlası barınıyor. Sayısız türün yanı sıra 1,6 milyara yakın insan da geçim kaynağını ormanlardan sağlıyor. Ayrıca ormanlar, biyoçeşitliliğin zengin olduğu ortamlardır. Bu çeşitlilik, özellikle tropikal yağmur ormanlarında görülür. Öyle ki dünyadaki bitki ve hayvan türlerinin ise  %70’inin ormanlık alanlarda yaşadığı tahmin ediliyor.  Araştırmalar tek bir yapraklı ağacın günde iki ila on kişi arasındaki insanın bir günlük oksijen ihtiyacını üretebildiğini göstermektedir. Dünyamız için oksijen kaynağı olan ormanların, iklim üzerinde düzenleyici etkisi bulunmaktadır. Ormanlar sadece havayı temizlemekle kalmaz ayrıca toprağın bol yağış almasını sağlar. Bunun yanı sıra ağaç kökleri şiddetli yağmura karşı toprağı tutarak, toprak kaybını ve sel baskınlarını önler. Ağaçları kesmenin iklim değişikliğine olumsuz etkisi ise ciddi boyutlarda.2023 yılında dünyada ormansızlaşma son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelinde, küresel ısınmayı 1,5 derecenin altında tutmak için, dünyanın 2030’a kadar kestiğinden daha fazla ağaç dikmesi gerektiğini ortaya koydu. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu (FAO) tarafından hazırlanan rapora göre de, 1990 yılından bu yana 178 milyon hektarlık ormanlık alan yok oldu. Yanlış orman yönetimi uygulamaları, yangınlar, ülkelerin artan talebini karşılamak için ekolojik ormanlardaki ağaç kesimini ihtiyacından fazla yapması, kaçak kesimler, tarım arazileri oluşturulması gibi nedenlerle tüm dünyada ormanlar tehlike altında.  Geçtiğimiz hafta Meksika'nın güneyindeki Oaxaca eyaletinde 5 ayrı noktada başlayan orman yangınlarında 400 hektardan fazla alan kül oldu. Yangınlarda şimdiye kadar ölen ve yaralanan olmadığı,ancak çok sayıda hayvanın telef olduğu ve tarım arazilerinin zarar gördüğü açıklandı. Yine yakın zamanda İspanya'nın doğusundaki Katalonya bölgesinin Girona kentine bağlı Portbou ilçesinde 16 Nisan'da başlayan ve Fransa sınırına kadar yayılan yangın kontrol altına alınmıştır. Yangının, Macizo de Albera Doğal Koruma Alanı'nın da içinde olduğu 100 hektarlık alanda hasara yol açtığını yetkililer bildirmiştir.

  Dünyanın en büyük yağmur ormanları havzası olan ve 6.9 milyon kilometrekarelik bir alana yayılan Amazonlar, Güney Amerika kıtasının yaklaşık %40’ını kaplamaktadır. Bitkiler ve hayvanlar açısından da en yüksek biyoçeşitliliğe sahip alanlardandır. Dünyadaki tropik orman katliamının üçte biri, her yıl 1.5 milyon hektarlık bölgenin ormansızlaştırılması ile Amazon ormanlarında yaşanmaktadır. Dünyanın akciğerleri de olarak bilinen Amazonlar'da Şubat'ta 322 kilometrekarelik ormanlık alan yok oldu. Geçen yıl şubat ayında ise 199 kilometrekare alanda ormanların yok olduğu, bu yılın aynı ayındaysa bu oranın yüzde 62 arttığı tespit edilmiştir. Yeryüzünde oksijenin yüzde 20'sini sağlayan Amazon Yağmur Ormanları, yılda 1 milyar tondan fazla atmosferik karbon salınımını önlemektedir. Dünyadaki hayvan ve bitki türlerinin yüzde 10'unu barındıran Amazonlar, sekiz ayrı Güney Amerika ülkesinde yaşayan 400'den fazla yerli kabileye de ev sahipliği yapıyor. COP27 iklim zirvesinde çevre koruma kuruluşu WWF, Amazon yağmur ormanlarının durumu hakkında kapsamlı bir rapor sunmuştur. Bu raporda Amazonlar’daki yağmur ormanlarının yüzde 18’inin tamamen yok edilmiş durumda olduğu raporlanmıştır. Glasgow’daki son iklim konferansında devletler, ormanlara zarar verilmesinin 2030’a kadar tamamen durdurulması için karar almıştır. Fakat COP26’da alınan kararlara rağmen Amazon yağmur ormanlarındaki yıkımın, 2022’nin ilk yarısında dikkat çekici oranda artmaya devam ettiği tespit edilmiştir.

Türkiye’de de ormansızlaşma gün geçtikçe artmaktadır. WWF’nin-(Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Türkiye raporuna göre;  Akdeniz ülkesi olan ülkemizde son 20 yılın istatistiklerine göre her yıl ortalama 2-3 bin orman yangını çıkıyor. Yaklaşık 7-8 bin hektar alan yanıyor. Bu yangınların her yıl ortalama 1-2 tanesi büyük veya tek başına en az 5 bin hektar alanı etkiliyor. 28 Temmuz 2021’le başlayan 15 gün içinde, 54 ilde, 250’nin üzerinde orman yangını meydana geldiği, yangınlarda yaklaşık 150 bin hektar orman alanının etkilendiği ve büyük yangın sayısının ise 16 olduğu belirtilmiştir. Türkiye’de tarihin en büyük yangınları olarak kayıtlara geçen bu yangınların, bitki örtüsü, yaban hayatı ve yöre insanı üzerinde de sosyal, ekonomik, psikolojik etkileri olmuştur. Türkiye Ormancılar Derneği (TOD)’un: Türkiye’de Ormansızlaşma ve Orman Bozulması Raporunda ise: “Giderek artan ormansızlaşma ve onun sonucunda ortaya çıkan doğal afetler, ülkemizde büyük yıkımlara neden oluyor. En son çıkan orman yangınlarında iklim krizinin etkisi büyük. 2021’de 15 günde 140 bin hektar alan yandı. Ülkedeki yıllık yanan alan ortalaması 8 bin hektara ulaşıyor.” denilmektedir. 5 Nisan 2023 tarihinde Resmi Gazetede Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda yapılan değişikliklere ilişkin kanun yayımlanarak yürürlüğe girdi. İlgili kanunda, ormanlara inşaat, yıkıntı atığı atmak, hafriyat veya çöp dökmek  “Orman Suçu” sayılıyor. Kanunda kasıtlı orman yangını çıkaranların ise cezaları arttırılıyor.

Ormanların toprağa, su kaynaklarına, iklime ve doğrudan insan sağlığına sağladığı yararlar nedeniyle ormansızlaşmanın geri dönüşü olmayacak ağır zararlar oluşturması kaçınılmazdır… Sürdürülebilir bir gelecek için iklim değişikliğinin etkilerine, doğal afetler karşısında  ormanlık alanların korunması ve ormanların arttırılması için herkes  üzerine düşeni yapmalıdır.