Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), uydu verilerine dayanarak fosil
yakıtlardan kaynaklanan metan emisyonlarının analiz edildiği Küresel Metan
Takipçisi raporunu yayımladı. Küresel Metan Takipçisi 2025 raporu, uydulardan
ve ölçüm kampanyalarından gelen en son verilere dayalı olarak IEA'nın en son
sektör genelindeki emisyon tahminlerini sunmaktadır. Metan (CH4), renksiz,
kokusuz bir gaz olup doğal gaz bileşiminin ana elementidir. Dünya genelinde,
metan emisyonları endişe verici bir şekilde artmaktadır. Sanayi devrimi’nden
beri, metan gazının küresel sıcaklıklardaki artış üzerinde yüzde 20-30’larda
sorumlu olduğu yapılan çalışmalarda belirtilmektedir. Karbondioksite kıyasla
atmosferde daha kısa bir ömre sahip olmasına rağmen, çok daha güçlü bir sera
gazı olan metan gazı, gezegeni aşırı derecede ısıtmakta ve ozon oluşumu yoluyla
insan sağlığını, mahsul verimini ve bitki örtüsünün sağlığını olumsuz
etkilemektedir. Bu nedenle, metan emisyonlarının azaltılması, iklim
değişikliğiyle mücadelede kısa vadede atılabilecek en etkili adımlardan biri
olarak kabul edilmektedir. 2021’de İskoçya’da düzenlenen Birleşmiş Milletler
İklim Değişikliği Zirvesi COP26’da, ABD ve Avrupa Birliği liderliğinde 100’ün
üzerinde ülke, Küresel Metan Taahhüdüne katılarak, metan emisyonlarını
2030’a kadar 2020 seviyesine göre en az %30 azaltmayı hedeflemiştir.
Uluslararası Enerji Ajansı(IEA), enerji konusunda küresel diyaloğun
merkezinde yer alan bir kuruluş olup, ülkelerin herkes için güvenli ve
sürdürülebilir enerji sağlamasına yardımcı olmak amacıyla analizler, veriler,
politika önerileri ve gerçek dünya çözümleri sunmaktadır. Yenilenebilir enerji,
petrol, gaz ve kömür arz ve talebi, enerji verimliliği, temiz enerji teknolojileri,
elektrik sistemleri ve pazarları, enerjiye erişim, talep tarafı yönetimi ve çok daha
fazlası dahil olmak üzere tüm yelpazedeki sorunları incelemektedir. 1973-
1974'te yaşanan petrol krizinde kurulan IEA, petrol tedarikinde yaşanan fiziksel
kesintiler nedeniyle, ülkeler arasında ortak girişimleri düzenlemek için,
Uluslararası Petrol Piyasası ve diğer enerji sektörlerine veri ve istatistikleri
sağlamaktadır. Aynı zamanda IEA, temelde dört ana esas üzerine odaklanır.
Bunlar; enerji, güvenlik, ekonomik büyüme, çevresel farkındalık ve dünya
genelindeki anlaşmalardır. Paris merkezli bu bağımsız kuruluş, son yıllarda,
enerji tasarrufu, teknoloji ve inovasyon alanlarında dayanışmayı da
desteklemekte ve enerjinin güvenilirliğini ve sürdürülebilirliğini artıran
politikalar önermektedir.
Rapora göre; dünyada fosil yakıtlar, insan faaliyetlerinden kaynaklanan
metan emisyonlarının yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır. Metan verileri ve
şeffaflık iyileşmeye devam etse de, emisyonlar hala çok yüksek seviyelerdedir.
Ayrıca metan emisyonlarını azaltma önlemleri genellikle çok uygun maliyetlidir.
2024 yılında pazara 100 milyar metreküp ekstra gaz getirebileceği raporda
belirtilmektedir. Metan azaltma, dünya çapında sıcaklıkların üst üste iki yıldır
rekor seviyelere ulaştığı bir zamanda yakın vadeli küresel ısınmayı azaltmak için
önemli bir fırsat sağlamaktadır. IEA'nın son küresel izleme güncellemesine göre,
fosil yakıtlardan kaynaklanan metan emisyonları inatla yüksek seviyelerde
kalmaya devam etmektedir. IEA tahminlerine göre, söz konusu emisyonlar
resmi olarak raporlanan seviyenin oldukça üzerinde bulunmasına rağmen, metan
emisyonlarının takibine yönelik veri toplama çalışmaları ve şeffaflıkta iyileşme
görülmektedir. Rapora göre, petrol, gaz ve kömürün rekor düzeydeki küresel
üretimi ve bugüne kadarki sınırlı azaltma çabaları, enerji sektöründen
kaynaklanan metan emisyonlarını dünya çapında yıllık 120 milyon tonun
üzerinde tutmuştur.
IEA İcra Direktörü Fatih Birol, "Metan sızıntıları ve alevlenmelerle
mücadele etmenin çift yönlü bir kazanç sağladığını: dünyanın birçok yerindeki
sıkı gaz piyasalarındaki baskıyı hafiflettiğini, enerji güvenliğini arttırdığını ve
aynı zamanda emisyonları düşürdüğünü, IEA, hükümetlerin ve endüstrinin
taahhütlerini yerine getirmek ve belirledikleri hedeflere ulaşmak için ihtiyaç
duydukları araçlara ve bilgiye sahip olmalarını sağlamak için çalıştığı”
Açıklamasında bulunarak son verilerin metan konusundaki uygulamaların
hedeflerin gerisinde kalmaya devam ettiğini gösterdiğine işaret etti.
IEA tahmini; metan gazının resmi raporlamadaki seviyelerden önemli
ölçüde yüksek olduğu ancak veri şeffaflığının ise gelişmekte olduğunu
göstermektedir. Şu anda yörüngede 25'ten fazla uydu bulunmaktadır. Uydular
tarafından tespit edilen petrol ve gaz tesislerinden gelen çok büyük sızıntılar
2024'te rekor seviyeye ulaştı. Ayrıca terk edilmiş petrol ve gaz kuyuları ile
kömür madenleri, geçen yıl dünya çapında 8 milyon ton metan emisyonuna yol
açtı. Rapora göre, enerji sektöründen kaynaklanan yıllık metan emisyonlarının
yaklaşık %70'i mevcut teknolojilerle önlenebilmektedir. Azaltım önlemlerinin
önemli bir kısmı ise yakalanan gazın yeniden satılabilmesi nedeniyle bir yıl
içinde kendini amorti edebilmektedir. Analiz, farklı ülkeler ve şirketler arasında
metan emisyonu yoğunluklarında büyük bir aralık olduğunu, en iyilerin en
kötülerden 100 kat daha iyi performans gösterdiğini buldu. Bu boşluğu
daraltmak için farkındalığı artırmanın ve kolayca erişilebilen en iyi uygulamaları
yaymanın önemli olduğu belirtmektedir.
Şirketler ve ülkeler tarafından yapılan mevcut metan taahhütleri, küresel
petrol ve gaz üretiminin %80'ini kapsamaktadır. Ancak şu anda küresel petrol
ve gaz üretiminin yaklaşık %5'i kanıtlanabilir şekilde sıfıra yakın metan
emisyonu standardını karşılamaktadır. Ayrıca, metan emisyonları ve yakma
işlemlerinin ele alınması, ek doğal gaz arzı yaratarak enerji güvenliğini
iyileştirecektir. Metan azaltımı, 2024'te yaklaşık 100 milyar metreküp doğal gazı
piyasalara sunabilir ancak Norveç'in toplam gaz ihracatıyla bu aynı seviyededir.
Her yıl küresel olarak yakılan 150 milyar metreküp doğal gaz daha vardır ve
bunların çoğu rutin uygulamaların bir parçasıdır. Raporda bugünkü politikalara
göre, fosil yakıt sektöründe hedeflenen metan azaltım çözümlerinin
uygulanması, 2050 yılına kadar küresel sıcaklıklarda yaklaşık 0,1 °C'lik bir
artışın önlenmesini sağlayabilmektedir. Bu durum dünya çapında ağır sanayinin
tüm karbondioksit emisyonlarını ortadan kaldırmaya eşdeğerdir.
(Kaynak:Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), metan emisyonlarının analiz edildiği
Küresel Metan Takipçisi raporu)