Dünyada enerji ihtiyacı teknolojik gelişmeler, ekonomik büyüme ve hızlı nüfus artışına paralel olarak gün geçtikçe artış göstermektedir. Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de daha çok enerji ihtiyacının karşılanmasında fosil yakıtlar kullanılmaktadır.  Fosil yakıtların kullanımı sera gazı salınımı, küresel ısınma sebebiyle çevrenin önemli ölçüde kirlenmesini beraberinde getirmektedir. Bu nedenden dolayı fosil yakıtların kullanımının, karbon emisyonunun en aza indirilmesi için uluslararası sözleşmeler yapılarak ortak adımlar atılmaktadır.

 Ülkeler fosil yakıtların çevreye vermiş olduğu zararlardan dolayı yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmişlerdir. Dünyanın birçok ülkesinde enerji üretimi temiz enerji odaklıdır. Araştırma raporlarına göre dünya enerji ihtiyacının  %60’ı, 2060 yılında yenilenebilir kaynaklardan karşılanacaktır. Ülkemiz de fosil yakıtlar yönünden sınırlı kaynaklara sahip olması nedeniyle, doğal gaz, kaliteli kömür, petrol, elektrik alımı için yüksek maliyetli ithalatlar yapmaktadır. Öte yandan bahsi geçen fosil yakıtların gelecekte tükenme riskinin bulunması enerji ihtiyacının karşılanmasında önemli bir sorun oluşturacaktır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması ve teşvik edilmesi enerji arz güvenliğini sağlayacaktır. Dolayısıyla fosil yakıtların uzun vadede sınırlı sürelerde tükeneceği ve ülkemiz bakımından maliyetler, dışa bağımlılık göz önüne alındığında güneş gelecekte en önemli temiz enerji kaynaklarından biri olacaktır. Kaldı ki elektrik enerjisi üretiminde de ağırlıklı olarak şu an fosil yakıtlar kullanılmaktadır. 

Güneş enerjisi, güneşin yaydığı ısı ve ışıktan elde edilen enerjidir. Son yıllarda güneş enerjisinden yararlanma konusunda yapılan çalışmalarla çok fazla enerji elde edilebileceği ortaya konmuştur. Güneş enerjisinin ham maddesinin bedava ve temiz bir enerji kaynağı olması güneş enerjisinden daha fazla yararlanılmasının gerekliliğini göstermektedir. Dünyada güneş enerjisinin  daha verimli elde edilmesi, depolanması, transferi ve enerjinin şiddeti konuları üzerinde teknolojik çalışmalar yapılmaktadır.  Coğrafi konumu nedeniyle ülkemiz de önemli bir güneş enerjisi potansiyeline sahiptir. Bu nedenle günümüzde ülkemizde de güneş enerjisinin çevreye zarar vermemesi ve maliyetinin daha düşük olması nedeniyle tercih edilerek güneş enerjisi santralleri kurulmaktadır.  Bu sistemleri son yıllarda ülkemizde birçok alanda görmemiz mümkündür. Güneş enerjisi santralleri, güneş ışığından gelen enerji parçacıklarını elektrik enerjisine dönüştüren santrallerdir.  Güneş enerjisi santral yatırımları için devletin  önemli teşvikleri bulunmaktadır. Güneş enerjisi santralleri ile elektrik üretiminin, düşük işletme maliyeti, uzun ömürlü ve çevreci olması avantajları bulunmaktadır.  Ülkemizde önümüzde ki yıllarda büyük boyutlarda binaların çatı ve cephelerine güneş enerjisi yatırımlarının yapılacağı verilerle öngörülmektedir.

Türk hukukunda da, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin, gerek lisanslı gerek lisanssız olarak gerçekleştirilmesine yönelik mevzuat ve yönetmelikler mevcuttur. Ülkemizde lisanssız üretim yapan gerçek ve tüzel kişilerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapmaları esası benimsenmiştir. Aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarından lisanssız elektrik üreten gerçek ve tüzel kişilere, ihtiyaç fazlası elektriği satma imkânı da tanınmıştır. Bu iki tip elektrik üretim prosedürünün farklı aşamaları bulunmakta olup, bireysel yatırımcılar, şirketler ve kurumlar elektrik üretiminde başvuru sürecinde bulunabilmektedirler.

Dolayısıyla dünyada iklim değişikliği, sera gazı salınımı ve bunun sonucunda ki çevre kirliliğini azaltmayı hedefleyen yöntemler geliştiren ülkeler enerji üretim politikasında temiz enerji olan, güneş enerjisinden enerji üretilmesi ile yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını teşvik etmektedir.

 

Av.Sibel Dağdelen