Ekolojik dengenin sağlanması, sürdürülebilirlik ve hayatın devamlılığı için su önemli bir maddedir. İnsanlar genellikle suyu, içmek, temizlik, yemek pişirmek, yıkanmak ve yıkamak için kullanmaktadır. Bir insanın günlük ortalama su tüketimi 150 litredir. Bunlar suyun doğrudan kullanılması faaliyetleridir. Peki bunların dışında suyu başka nerelerde kullanıyoruz biliyor musunuz ? Tekstil sektöründe, giydiğimiz kıyafetlerde, kullanılan kumaşlarda, üretilen gıdalarda su kullanılıyor mu hiç merak ettiniz mi? Örneğin bir tişörtün üretilmesinde ne kadar su harcanıyor? Pamuğun tarlada üretilmesinden, fabrikada ipliğe, tişörte dönüşmesine, satılacağı mağazaya nakliye aşamasından tüketiciye ulaşıncaya kadar geçen sürede sizce ne kadar su kullanılıyor?
Dünyada nüfus, hızla artış göstermekte ve tatlı su kaynakları küresel ısınma sonucunda gün geçtikçe azalmaktadır. Bu bağlamda “su ayak izi “kavramı son zamanlarda öne çıkan bir kavram olmaktadır. “Su Ayak İzi” adı ilk kez 2002 yılında Hollanda Twente Üniversitesi’nin su yönetimi profesörü ve su ayak izinin kurucu ortaklığını, bilimsel direktörlüğünü yapan Arjen Hoeksta’dır. Su ayak izi, kullanılan mal ve hizmetlerin her birini üretmek için harcanan su miktarıdır. İnsanların üretici ve tüketici olarak kullandığı suyun yanında ayrıca dolaylı olarak tüketilen su kullanımının da toplamıdır. Su ayak izi, bir birey, bir ülke ya da bir iş kolu için hesaplanabilir. Bir ürün veya hizmetin üretiminde, bir insanın günlük yaşantısındaki su ayak izi hesaplaması yapılabilir. Bu sayede temiz suyun ne kadarının boşa harcandığı ve su tasarrufu yapılarak aynı işlemin tamamlanacağı hesaplanabilir. Su ayak izinin yeşil, mavi, gri olmak üzere üç bileşeni vardır. Mavi su ayak izi, bir malın üretiminde ki ihtiyaç duyulan yüzey ve yeraltı tatlı su kaynaklarının toplam hacmi için kullanılır. Yeşil su ayak izi, bir malın üretiminde kullanılan toplam yağmur suyudur. Gri su ayak izi, ürün üretiminde yol açtığı tatlı su kirliliğinin derecesini gösterir.
Kullandığımız şeylerin üretiminde ne kadar su harcandığını biliyor musunuz? Su, hayatımızın her alanında kullanılmakta ve su tüketimi her geçen gün artmaktadır. Bu tüketim hayret verici boyutlardadır. Örneğin, pamuktan üretilmiş 300 gramlık bir tişörtün su ayak izi yaklaşık 2500 litredir. Yani bu 2,5 metreküp su olup, bu miktar 131,5 damacana suya eşittir. 1 kilogram sığır eti üretmek için yaklaşık 15.000 litre su harcanmaktadır. Bu oran bir musluğu yaklaşık 20 saat açık bırakmaya eş değerdir. Örnekleri çoğaltacak olursak, 1 jean pantolon için (1 kg) 10.850 litre su, 1 fincan kahvenin üretilmesi için 130 litre su, 1 bardak süt (250 ml) için 225 litre su, 1 kilo tavuk eti için 4325 litre su, 1 kilo çikolata üretimi için 17.196 litre suya ihtiyaç vardır. Su ayak izini azaltmanın yolları ise elbette mevcuttur. Her saniye de bir damlayan musluk yılda 1 ton su harcamaktadır. Bu nedenle musluklar su kaçırmaması için tamir edilmelidir. Diş fırçalarken, tıraş olurken açık bırakılan muslukların neden olduğu su kaybı, yılda kişi başı ortalama 12 tondur. Bulaşık makinesinde dört kişilik bir ailenin günlük bulaşığının yıkanmasında 12 litre su harcanırken, elde yıkanması durumunda 84-126 litre su kaybı oluşmaktadır. Yine dört kişilik bir ailenin her bir üyesinin günde bir kez amaç dışında gereksiz sifon çekmesi durumunda ise yılda 16 ton su harcanmaktadır. Duş süresini kısaltmak, tekstil, gıda harcamaların da ölçülü olmak, bulaşıkları makinaya koymadan önce sudan geçirmemek, çamaşırları ön yıkama yapmadan yıkamak, araba yıkamada sınırlama getirilmesi ve su kaynakları, elektrik , doğal gaz kaynaklarının kullanımda tasarruflu olunması gibi kişisel ve evsel hesaplamalarla su ayak izinizi azaltabilirsiniz.
Dünya nüfusunun hızla arttığı ve doğal kaynaklarımızın tükendiği gerçeği karşısında, su kaynaklarının kullanıldığı tüm alanlarda hepimizin sorumluluğu bulunmaktadır. Dolayısıyla sürdürülebilir bir yaşam için su ayak izimizin büyüklüğünü öğrenmeli ve azaltmaya çalışmalıyız. Hepimiz kendi su ayak izimizden sorumlu olduğumuzu unutmamalıyız!