BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün hazırladığı son taslak raporunda, küresel sera gazı emisyonlarına katkısına rağmen hayvancılık sektörünün büyümesini destekleyen görüşler öne sürüldü. Raporun (analizine göre), talep arttıkça ve dünya nüfusunun geliri arttıkça et üretiminin yükseldiği tahmin edilmektedir. Bu bağlamda hayvancılığı genişletmeyi, yoğunlaştırılmış sistemler aracılığıyla üretimi artırmayı, genetik tekniklerin daha iyi kullanılmasını ve gelişmiş arazi yönetimini önermektedir. Gıda Ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından desteklenen bir diğer fikir ise yem katkı maddeleri ve takviyeler gibi çözümlerle metanı bastırmak için kullanılan “teknolojik yenilikleri” kullanmaktır. Bunlar arasında geçtiğimiz haftalarda duyurulan hibe ile finanse edilen, ineklerin midesindeki metan üreten mikropların sayısını ve etkinliğini azaltmayı hedefleyen bir aşı yöntemi bulunmaktadır. FAO’nun taslak çalışması, sektördeki büyümeyi güçlü bir şekilde desteklemekte ve hayvancılığın gıda güvencesi, beslenme ve sanayi için hammaddeler konusundaki katkılarının bu sektörü “insani refah ve ekonomik gelişim için bir anahtar” olarak tanımladığını belirtmektedir. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), açlığı yenmek için uluslararası çabalara öncülük eden Birleşmiş Milletler’in uzmanlaşmış bir kuruluşudur. Amacı ise, herkes için gıda güvenliğini sağlamak ve insanların aktif, sağlıklı bir yaşam sürmek için yeterli yüksek kaliteli gıdaya düzenli olarak erişebilmelerini sağlamaktır.
Ancak bahse konu taslak rapor, çevre uzmanları tarafından tepki toplamaktadır. Raporun danışma komitesinin birkaç üyesinin daha önce et temelli diyetleri savunduğu ve çalışmaya katkı sunan, aralarında raporun komite danışmanlarından birinin de bulunduğu 11 kişinin halihazırda Uluslararası Hayvancılık Araştırma Enstitüsü (ILRI) için çalışması taslak raporun danışmanlarının sektörle bağı olduğu iddiasını kuvvetlendirmektedir. Raporun danışma komitesi üyesi Leroy ise metan ile diğer sera gazları arasındaki ölçüm metriklerinin sürekli olarak evrim geçirdiğini belirterek, bilimsel bir görüş birliğinden bahsetmenin “tehlikeli” olduğunu savunmaktadır. Danışma komitesinde yer alan Brüksel’deki Vrije Üniversitesi’nden Profesör Frederic Leroy, tamamen bitkisel diyetlere geçmenin dünyadaki gıda güvencesi potansiyelini ciddi şekilde tehlikeye atacağını ve küresel diyetlerde zaten sınırlı olan birçok besin maddesinin hayvancılıkta bulunduğunu belirterek, “Hayvancılıktan ne kadar uzaklaşabileceğiniz, gerçek araştırma konusu olmalıdır” demektedir.
20’den fazla bilim insanı, Birleşmiş Milletler’in (BM) gıda ajansının hazırladığı hayvancılık emisyonları raporuyla ilgili, çok sayıda ve korkunç hata içerdiği ve kurumun raporu gözden geçirme veya geri çekme konusundaki başarısızlığına yönelik duydukları şaşkınlığı ifade eden bir mektup yazarak eleştiride bulundu.
Akademisyenler, Gıda ve Tarım Örgütü’nün (GTÖ; Food and Agriculture Organization, FAO) rapordaki 'ciddi çarpıtmalar' konusundaki şikayetlerine karşı ciddi bir yanıt verilmediğini, söz konusu yanlış bilgilerin, tarımsal sera gazlarını azaltma potansiyelini küçümsemiş olduğunu söylemektedir. Bu gazlar, toplam insan kaynaklı emisyonların yaklaşık dörtte birini oluşturmakta ve çoğunlukla hayvancılıktan kaynaklanmaktadır. İmza veren bilim insanları, BM Tarım ve Gıda Örgütü’nün (FAO), Paul Behrens ve Matthew Hayek tarafından daha önce tespit edilen “ciddi çarpıtmaları” düzeltme konusunda başarısız olmalarından dolayı hayal kırıklığı yaşadıklarını mektupta belirtmektedir. Behrens ve Hayek, FAO’nun vaat ettiği “teknik diyalog” un yalnızca bir web seminerine davet etmekle sınırlı kaldığını, bu seminerde soruların sadece bir “sorular ve cevaplar” kutusuna yazabildiklerini ifade etti. Ciddi bir yanıt alamadıklarını belirten Behrens şunları söyledi: “Web seminerinde bir nokta bilimsel olmayan bir şekilde kısmen ele alındı. Ancak, şikayetlerimizin büyük çoğunluğuna hiç yanıt verilmedi. Endişelerimiz neredeyse hiç dikkate alınmadı. Bir duvara çarpmış gibi olduk. FAO, bilimsel güvenilirliğini korumak için acilen düzeltilmesi gereken ciddi hatalar yaptı.” açıklamasında bulundu.
Mektubun imzacılarından olan Miami Üniversitesi Çevre Bilimleri ve Politika Profesörü Jennifer Jacquet, FAO’nun şikâyet sürecini, “en azından makaleye bir düzeltme bekleyebileceğiniz” bir bilim dergisi süreciyle karşılaştırdı ve olumsuz değerlendirdi. FAO’nun “daha düşük emisyonlara yönelik yollar” çalışması, geçen yılın aralık ayında düzenlenen COP28 iklim zirvesinde başlatılan “güncellenmiş kapsamlı bir genel bakış” olarak tanıtılmıştır. Behrens ve Hayek, FAO’nun, artık geçerliliğini yitirmiş ulusal önerilen diyetler (NRD’ler) ile ilgili çalışmalarını uygunsuz bir şekilde kullandığını, analizlerde farklı temel yılları karıştırdığını ve karbondioksitin yakalanması ve depolanması sürecinin fırsat maliyetini göz ardı ettiğini ifade etti. Sonuç olarak, Hayek’ın tahminine göre, daha az hayvan yetiştirmenin sağlayacağı emisyon tasarrufları 6 ile 40 kat arasında yanlış hesaplanmış olduğu yönündedir.
Görüşme mektubuna verilen ilk yanıtta, FAO’nun bilim şefi Beth Crawford, raporun NRD tabanlı emisyon tahmininin “kabaca bir tahmin” olduğunu belirtti ve ekledi: “Bu metodolojik seçim, diyet tercihlerine dair küresel bir veri tabanı olmaması ve dengeli çevresel, ekonomik ve sosyal kriterlere dayanan alternatif diyetlerin benimsenmesini destekleyen bir politika aracının bulunmaması nedeniyle yapıldı.” Hayek ise bilimsel verilerin yanlış kullanımına bağlı olduğunu ifade etti. 78 çevre grubunun da imzasını taşıyan mektupta şu ifadelere yer verildi: “FAO’nun, saygın bir BM kurumu olarak, bu ciddi hataları ‘kabaca bir tahmin’ olarak geçiştirmesi kabul edilemez. Verilerin ve politika önerilerinin uluslararası ölçekte bu kadar etkili olduğu göz önünde bulundurulduğunda, daha yüksek bir bilimsel titizlik standardı gerekiyor.” denildi. Profesör Jacquet de “FAO’nun metodolojisinde yapılan bazı seçimlerin, et üretimi ve tüketiminin artışını korumak amacıyla yapıldığı bana göre oldukça net” yorumunu yaptı.
FAO, Climate Home'a yaptığı açıklamada, çeşitli belgelerden oluşan bir değerlendirmenin parçası olan raporun nihai versiyonunun 2025'te yayınlanacağını ve bu aşamada taslak metinden sonuçlar çıkarılmaması gerektiğini söyledi. (Kaynak:The Guardian, FAO, Clımate Home News)
Sibel Dağdelen