Dünyada ve ülkemizde orman yangınları tüm canlıların ve ekosistemin geleceğini tehdit ediyor. Çok sayıda bitki, hayvan ve canlı organizma popülasyonlarından oluşan ormanlar; sanayileşme, kentleşme, tarım arazilerinin genişlemesi, orman yangınları ve nüfus artışı gibi nedenlerle yok ediliyor. Ormanları yok eden etkenlerin en büyüğü yangınlardır. Doğaya verdiği zararlar nedeniyle büyük bir afet olan orman yangınları gezegenimizde sıklıkla görülüyor. Özellikle aşırı sıcaklıklar, rüzgar, yağış, nem gibi iklimsel nedenler ve insanların çeşitli aktiviteleriyle ormanlarda yangınlar çıkıyor. Küresel iklim değişikliği nedeniyle yaz aylarındaki ortalama sıcaklıkların artması, ormanların daha kolay yanmasına neden oluyor. Kanada'da bu yıl çıkan orman yangınlarında Türkiye’nin Ege Bölgesi büyüklüğüne yakın 8.8 milyon hektarlık alan küle döndü. Öyle ki Kanada’daki orman yangınları ABD’nin birçok eyaletinde alarm verilmesine neden oldu. ABD basınındaki haberlere göre orman yangınları 80 milyondan fazla insanın hayatını olumsuz etkiliyor. Avrupa Birliği (AB) Copernicus Atmosfer İzleme Servisi’nden yapılan açıklamaya göre Kanada’daki orman yangınları, 160 milyon ton karbon salınımına yol açtı.
Bu yıl Avrupa, Türkiye ve Kuzey Afrika’da kavurucu sıcak hava dalgasının, bazı bölgelerde rekor değerlere çıkacağını uzmanlar belirtti. Ülkemizde Meteoroloji kurumu küresel ortalama sıcaklık konusunda 12 – 18 Temmuz haftası için “Güney ve Batı kesimlerde mevsim normallerinin 5 ile 10, diğer bölgelerde 2 ile 6 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor” uyarısını yapmıştır. Bu durum orman yangınlarına karşı dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. İstatistikler de ülkemizde orman yangınlarında son yıllarda artış olduğunu gösteriyor. Küresel iklim değişikliğinin etkisiyle önümüzdeki süreçlerde ise orman yangınlarının artma riskinin olduğu tahmin ediliyor. Öyle ki 2000-2010 yıllarında, yılda ortalama 2.000 orman yangını çıkarken, 2010 yılından günümüze kadar 2.600’ü aşkın yangın yaşanmıştır. Aşırı sıcaklıkların başladığı ülkemizde de yangın haberleri alıyoruz. İzmir’in Urla, Muğla’nın Bodrum, Balıkesir'in Dursunbey ve Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesinde, Hatay’ın Belen ilçesinde, Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde ve merkezinde, Osmaniye ve Kahramanmaraş’ ın merkezinde orman yangınları çıktı. Orman yangınları bu bölgelerdeki tüm canlıları yok ediyor, geniş orman arazilerine zarar veriyor.
Yanan her bir ağaç ile iklim düzeni, toprak, su, biyolojik çeşitlilik ve insan sağlığı yani ekosistem bozuluyor. Ülkemizin ekolojik koşulları nedeniyle %50’sinin ormanla kaplı olması gerekirken, bu oran, orman yangınları, tarım arazisi açılması, odun kesimi, hayvan otlatma gibi ormanları tahrip edici etkenlerle % 26 'lara kadar düşmüştür. Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de orman yangınları, çok büyük can ve mal kayıplarına yol açan doğal afetlerin başında geliyor. Orman yangınlarına rüzgarlı havalarda kuru dalların birbirine sürtünmesi, yıldırım düşmesi, cam parçalarının optik özellik göstermesi gibi doğal nedenlerin sebep olmasının yanında insanların ormanlara sigara izmariti atması, piknik/mangal ateşinin söndürülmemesi, enerji nakil hatlarından çıkan kıvılcımlar, tarla ve otlak alan açılması, anız yakılması, kibrit çöpleri ve terör amaçlı çıkarılan yangınlar gibi bilinçli olarak da sebep olunduğu görülüyor. Araştırmalar ülkemizdeki orman yangın verilerinin 25 yıldaki çıkış nedeninin % 12’sinin doğal, %88’inin kaza, ihmal, kasıt ve sebebi bilinmeyen olarak tespit edildiğini ortaya koyuyor. Dolayısıyla orman yangınlarının bilinçli ya da istem dışı olarak insanların çıkardığını veriler gösteriyor. O nedenle ülke insanlarının bu konuda bilinçlendirilmesi, orman yangınlarını büyük ölçüde azaltacaktır.
Orman yangınlarına hazırlıklı olmak için neler yapabiliriz? Orman yangınları çıktığında kısa sürede söndürmek kadar yangın sonrası neler yapılması gerektiği ve yangın önleme çalışmaları da oldukça önemlidir. Orman yangınlarının önlenmesi devletin kurum ve kuruluşlarının çabalarının yanı sıra vatandaşlarında sorumluluklarını yerine getirmesini zorunlu kılıyor. Orman yangınlarının esas nedeni bilinçsiz insan davranışlarıdır. Bu nedenle insanların ormanların önemini kavramış olması gerekiyor. Ormanların önemi ve orman yangınları ile ilgili basın yayın organlarında programlarda artış yapılabilir ve eğitim kurumlarında verilecek sürekli eğitimlerle kalıcı çözümler bulunabilir. Çocukların ilköğretim aşamasında ormanların önemini kavrayacağı etkin eğitimlerin düzenlenmesi bu konuda bilinçli bir toplum oluşmasını sağlayacaktır. Türkiye’de orman alanlarının yönetimi ve ormancılık çalışmalarındaki yasal düzenlemelerde yasal boşlukların ormancılık bilimine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi, ormanların yok edilmesi ve tahribatında caydırıcı olacaktır. Orman yangınları ile mücadelede, yangın riskinin ve yangınların fazla olduğu bölgelerin yeniden tespit edilmesi ve bu alanlarda sıcaklık, yağış, bağıl nem ve rüzgâr gibi iklim elemanları sürekli izlenerek yangın olma riskinin olduğu zamanlarda çok daha dikkatli olunarak önlemler alınmalıdır. Yangın riskinin fazla olduğu ormanlık alanların ulusal park, tabiat parkları olarak koruma altına alınması ve koruma alanlarındaki ormanlık sahalarda, turistik faaliyetler ve insan faaliyetlerinin belli kurallarla denetim altına alınması, yeni düzenleme ve kısıtlamalar getirilmesi de başka bir önlemdir. Orman yangınlarının söndürülmesinde su etkili bir yangın söndürücüdür. Bu anlamda ormanların belli bölgelerine göletler yapılması, yangın söndürme çalışmaları yapan görevlilerin içme, kullanma suyunun sağlanmasında ormanlarda kuyular, çeşmeler ve sarnıçlar yapılması da etkili olacaktır. Orman yangınları ile mücadelede, hava müdahale ekibinin kurulması ve etkin hale getirilmesi de çok daha hızlı ve kolay müdahale sağlamaktadır. Orman yangınını gören vatandaşlarımızın 177 numaralı telefona ya da acil çağrı hattı 112’ye bildirmeleri, yangın yerine erken ulaşılmasına olanak sağlayacaktır. Bu tür duyarlı yaklaşımlarla yangınlar büyümeden kontrol altına alınacaktır. Aynı zamanda orman bölgelerinde yaşayan yerel halkın orman yangın yönetimine etkin katılımı sağlanmalıdır. Yanan bölgelerde ağaçlandırma yapmadan önce ormanın kendisini yenilemesi koşulları oluşturulmalı ve habitat çeşitliliği arttırılarak yangına dayanaklı ekosistem sağlanmalıdır. Orman yangınlarında yangının büyümeden kontrol altına alınması oldukça önemlidir. Yangın riskinin fazla olduğu bölgelerde sabit gözetleme noktaları, gezici ve sabit gözeticiler, hava yolu araçları ile iyi eğitimli görevlilerce sürekli gözetlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Orman yangınlarının yoğun yaşandığı yaz aylarında insanların ihmal ve dikkatsizliklerinden kaynaklanan yangınları önlemek için “orman yangınları farkındalık” projelerini arttırılmalıyız.. Milyonlarca ağacın yanması ve canlıların yangınlarla yok olması ekosistemimize zarar veriyor. Orman yangınları çıkmadan neler yapabileceğimizi ve ne tür önlemler alabileceğimizi öğrenelim ki ormanlarımız kül olmasın!