Geri dönüştürülebilir atık malzemeler, çeşitli yöntemlerle yeniden üretim süreçlerine hammadde olarak kazandırılmaktadır. Geri dönüşüm, sonraki kuşakların kaynaklara ulaşımına imkân sağlayan ve doğal kaynaklardan faydalanmayı mümkün kılan katı atık yönetimidir.
Doğal kaynaklar sınırsız değildir ve kaynak kullanımda israf önlenmediği takdirde şüphesiz bu kaynaklar tükenecektir. Dünya nüfusunun hızla artması ve tüketim alışkanlıklarında ki değişim nedeniyle doğal kaynaklarımız gün geçtikçe azalmaktadır. Bu anlamda doğal kaynakların verimli kullanılması için insanların tüketimi azaltması ve bir takım yöntemlerle atıkları geri dönüştürmesi gerekmektedir. Bu nedenle çevre kirliliğinin artması sonucunda geri dönüşüm zorunlu hale gelmiştir. Gelecek nesillerin kaynak sıkıntısı yaşamaması için kaynakların verimli kullanılması önemlidir. Cam, plastik, metal, kâğıt/karton ambalajlar atık haline gelmesinden sonra çeşitlerine göre ayrılıp geri dönüşüm sanayisine gönderilmektedir. Burada geri dönüştürülmüş malzemelerin, üretim sürecinde çeşitli ürünlerin hammaddesi olarak kullanılması, önemli bir tasarruf doğurmaktadır. Geri dönüşümün uygulanmasının sonucu olarak, çöplere giden atık miktarında azalma olduğu gibi atıkların depolanması ve taşınma işlemleri için de az miktarda enerji ve alan kullanılmaktadır. Aynı zamanda geri dönüşüm, enerji ve su tasarrufu sağlamakta, uzun vadede önemli bir ekonomik yatırım oluşturmaktadır. Geri dönüşüm ile beraber iş imkânlarının artması ve gelecek nesillerin doğal kaynaklardan yararlanması sağlanacaktır. Dolayısıyla doğal kaynaklarımızın tüketiminin azaltılması ekonomi için de önemli katkı sağlamaktadır.
Gelişmiş ve çevre bilinci oluşmuş olan ülkelerde, bireylere atıkların gruplandırılması, geri dönüşüme kazandırılması için yöntemler geliştirilmiştir. Ülkemizde de geri dönüşüm, çevre kanunu ve yönetmeliklerle düzenlenmiştir. Bununla birlikte “atıkların ayrıştırılması, geri dönüşümü, yeniden kullanımı” uygulamaları ve geri dönüşüm sektöründe de gün geçtikçe yeni yatırım teşvikleri görülmektedir. Ayrıca yürürlüğe giren sıfır atık yönetmeliği ile geri dönüşüm kutularının kullanımı zorunlu hale gelmiştir. Bu kutular sayesinde atıklar ayrıştırılarak toplanmakta ve geri dönüştürülmesi kolaylaşmaktadır. Bunun yanı sıra bireylerinde geri dönüşüm için yapacakları bir takım sorumluluklar bulunmaktadır. Bireylerin evlerinde kendi geri dönüşüm kutuları bulundurmaları çevre bilincini oluşturacağı gibi geri dönüşümün ilk adımında süreci kolaylaştıracaktır. Geri dönüşüm yapılırken malzemeler birbirinden ayrılarak toplanmaktadır. Bunun da mali külfetinin yüksek olması nedeniyle geri dönüşüm kutuları yaygınlaştırılmalı ve bireylere geri dönüşüm kutularının önemi ve kullanımı noktasında çevre bilinci oluşturulmalıdır. Dolayısıyla geri dönüşüm kutularının amacına uygun kullanılması maliyeti de düşürecektir. Bu kapsamda her bireyin atıkların çevreye vermiş olduğu zararların önlenmesi noktasında bilinçli davranma alışkanlığı oluşturulmalıdır. Bu sayede tüketimin en aza indirilerek malzemelerin geri dönüşümle tekrar kullanılması ile çevre kirliliği azalacağı gibi dünyanın sürdürülebilirliği sağlanacaktır. Bu nedenle çöpün ilk oluştuğu anda ayrıştırılması yapılarak geri dönüşüme hazır edilmelidir. Ülkemiz de geri dönüşümün sokaklardan ve çöp sahalarından toplanmasının sonucunda geri dönüştürülebilir atıkların organik atıklarla karışarak, geri dönüşümün gerçekleştirilememesi gibi bir dezavantajı bulunmaktadır. Gelişmekte olan ülkemizde doğal kaynaklarda sürdürülebilirliğin devamlılığı için atık israfının önlenmesi ve geri dönüşüm tekniklerinin geliştirilmesi hızlandırılmalıdır. Öte yandan her birey günlük yaşamında kullandığı malzemelerin hangilerinin geri dönüşüme uygun olduğunu, ev ve iş yerlerinde ilk ayrışmanın yapılması yöntemlerini uygulayarak, alışkanlık haline getirmelidir.
Türkiye’de bireylerin katı atıkların geri dönüşümü konusunda farkındalıklarının ve çevre bilinç düzeylerinin kamu spotu şeklinde teşvik edici çalışmalarla arttırılması ile gelecek nesillere yaşanabilir temiz bir dünya bırakabilmek ve sürdürülebilir kaynaklar elde edilmesiyle doğaya katkı sağlanacaktır.
Av.Sibel Dağdelen