Dünya nüfusunun hızla artmasıyla insanların tüketim miktarı her geçen gün artmaktadır. Doğanın dengesi bilinçsiz insan davranışları ile bozulmaktadır. İnsanların kaynakları sürdürülebilir olmayan şekilde kullanması da çevre sorunlarını beraberinde getirmektedir. Çevre sorunları arasında yer alan katı atık yönetimi hem ulusal hem uluslararası  alanlarda çözüme kavuşturulmayı bekleyen sorunlardandır. Son yıllarda Türkiye, diğer ülkelerin en çok atık ihracatı yaptığı ülkelerden biri haline gelmiştir. Bir araştırma raporuna göre 2021 yılında AB sınırları içinde üretilen atıkların  % 35’i Türkiye’ye ihraç edilmiştir. Ayrıca Türkiye’nin geri dönüşüm hacminin % 78,7’sini ithal plastik oluşturmakta ve bunun % 58’i AB’den gelmektedir. Yakın zamanda  17 Ocak 2023 tarihinde  Avrupa Birliği sınırları içerisinde üretilen  plastik atığın  OECD (Ekonomik Kalkınma  ve İşbirliği Örgütü) üyesi olmayan  ülkelere ihracatının yasaklanması, OECD ülkelerine ihracatının  ise dört yıl içinde  kademeli olarak durdurulması yönünde Avrupa Parlamentosunda karar alınmıştır. Alınan bu kararla Avrupa’nın iklim ve çevre üzerinde  yıkıcı etkileri olan plastik çöplerini üçüncü ülkelere ihraç edemeyecek olması ülkemiz adına oldukça olumlu bir gelişme olmuştur. Türkiye bu sayede artık kendi sınırları içerisindeki atıkların yönetimiyle ilgilenecek, daha kararlı ve  somut adımlar atacaktır. 

Dünyada  geri dönüşümde Almanya, İtalya, Güney Kore, Japonya, ABD, İsviçre Hollanda ülkeleri doğal kaynakların sürdürülebilirliği ve geri dönüşüm  çalışmaları konusunda projeler geliştirerek  önemli adımlar atmışlardır. Geri dönüşüm oranının en yüksek olduğu Almanya’da her şey geri dönüşüme gitmekte ve  neredeyse % 100 kapasitede  geri dönüşüm sağlanmaktadır. Almanya’da insanlar pet ve cam şişeleri aldıkları markete geri götürmekte ve otomatlara geri yükleyerek karşılığında markette kullanabilecekleri bir bakiye elde etmektedir. Almanya’da en son  çöplük alanı 25 yıl önce kapatılmış ve  insanlar her şeyi evlerinde ayrıştırmaya başlamıştır. Japonya’da ise çöpler ayrıştırma  kategorilerine göre ayrılmıştır. Vatandaşların çöpleri ayrıştırmadan bırakması  ve yanlış ayrıştırması durumunda temizlik görevlileri poşetlerin üzerine uyarı etiketi yapıştırarak çöpü almadan gitmektedir. Hollanda’da ise müstakil evlerin bahçelerinden çıkan ağaç yaprakları bile doğal atık kategorisinde ayrıştırılmaktadır. Ayrıca hane başına çöp vergisi alınmaktadır. Çöpler, plastik, kağıt, cam, geri kalan olmak üzere ayrıştırılmaktadır. Belediyeler herkese belirli bir kapasitede  çöp kutuları vermektedir. Daha büyük bir çöp kutusu talebi olması durumunda ise insanlar  para ödenmek zorundadır. İtalya’da da bölgeden bölgeye değişen  yasal düzenlemeler bulunmaktadır. Çöp poşetlerinin şeffaf olması sayesinde  doğru ayrıştırılmayan çöpler daha kolay tespit edilmekte ve temizlik görevlilerince doğru ayrıştırılmayan çöpler alınmayarak  yerinde bırakılmaktadır. Geri dönüşüm uygulamaları ile öne çıkan Güney Kore’de ise insanlara geri dönüşüm bilinci daha çocuk yaşta iken aşılanmakta ve yoğun bir eğitim programı uygulanmaktadır. Yerel yönetimlerde çöplerin yanlış ayrıştırılması halinde görevliler çöpleri almadığı gibi para cezası da uygulamaktadır. Eyalet sistemi ile yönetilen ABD’de her eyalet bu konuda farklı bir yöntem uygulamaktadır. Washington’da evsel atıklar, geri dönüştürülebilecek atıklar, bahçe atıkları ve organik atıklar  için en az üç ayrı konteyner, mülk sahipleri tarafından belediyeden bir bedel karşılığında alınmaktadır. Renklerine göre ayrılan konteynerlerin temin edilmemesi durumunda ceza uygulanmaktadır. Çöplerin yanlış ayrıştırılması ya da konteynerlerin fazla doldurulması halinde belediye görevlileri haneye ceza yazmaktadır.  İsviçre’de kimyasal maddeleri içeren atıklar, tarihi geçmiş ilaçlar, yanıcı ve patlayıcı özellikteki atıkların çöpe atılması yasaklanmıştır. Bu kategorideki atıkların kullanım ömrünü tamamladıktan sonra satın alındığı yere götürülmesi gerekmektedir. Geri dönüşüm noktasında başarılı uygulamalar elbette bunlarla sınırlı değil.

Türkiye’de aşırı  tüketim ve hızlı nüfus artışı nedeniyle katı atık miktarı yıllık yaklaşık  32 milyon tona ulaşmıştır. Ülkemizde  geri dönüşüm oranı ise sadece % 30’larda... Birçok ülkede geri dönüşümün evde başlaması için çalışmalar yapılmış ve cezai yaptırımlar getirilmiştir. Ülkemizde de ayrıştırmanın evde başlaması  için etkin çalışmalar yapılması ve cezai yaptırımlar getirilmesi gerekmektedir. Ayrıştırmanın ilk önce evde yapılması halinde  organik atıklar ile  diğer atıklar birbirine karışmadığından geri dönüşümleri çok daha kolay olmaktadır.  Her bireyin bu bilince ulaşması ve bu bilincin yeni nesillere aşılanması için eğitim kurumlarının ve yerel yönetimlerin yapacağı teşvik çalışmaları  büyük önem taşımaktadır.