İklim İçin 350 Derneği ile Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) “Türkiye’deki Bankaların İklim Değişikliğine Yaklaşımı” başlıklı raporunun üçüncüsünü yayımladı.

İklim İçin 350 Derneği,  fosil yakıt kullanımının halk sağlığını, doğayı, iklimi tehdit ettiğini, yaşanabilir bir yeryüzü için bir an önce sonlandırılması gerektiğini savunmaktadır. Bu kapsamda dernek,  fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına adil bir geçişi savunmakta ve bu yönde çeşitli çalışmalar gerçekleştirmektedir. Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği ise (SEFiA), iklim değişikliği ile mücadele başta olmak üzere Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişi, sürdürülebilir ekonomi ve sürdürülebilirliğin finansmanı alanlarında bağımsız çalışmalar yapmak üzere kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur.

 İklim değişikliğinin olumsuz etkileri, finans sektörünü daha etkin çalışmalar yapmaya zorunlu hale getirmektedir. Bu kapsamda küresel iklim hedeflerinin gerektirdiği acil eylem planlarından olan fosil yakıtlardan uzaklaşarak net-sıfır hedefleri yönünde hareket edilmesi gerekliliği doğmaktadır. Bu nedenle yeşil finansman alanındaki gelişmeler ve finansmandaki yaklaşım değişimlerinde farkındalığın yaratılması önemli hale gelmiştir. Önceki iki raporun devamı olarak Türkiye’deki 17 tane, özel ticari bankalar, kamu bankaları ve yatırım bankalarının iklim değişikliğiyle mücadele uygulamaları ve iklim değişikliğine yönelik güncellenen yaklaşımları 5 ana başlıkta ele alınmaktadır. Bu bankaların fosil yakıt yatırımları, “net sıfır” hedefi, karbon ayak izi, temiz enerji yatırımları, ESG (Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim) ve benzer derecelendirmeleri incelendi. 2024 yılı itibarıyla, mevcut kömür yatırımlarından tamamen çıkış kararı alarak, tarihi tarih belirlemiş olan 4 banka, net sıfır hedefleri kapsamında temiz enerji projelerine yönelme taahhüdünde bulunan 12 banka ve yeni kömür projelerini finanse etmeme taahhüdün de 11 banka bulunmaktadır. Rapora göre toplam sektör aktifleri içinde % 62’lik paya sahip olan 20 bankanın, risk yönetiminde iklimle bağlantılı riskleri dikkate alınmaktadır. 12 bankanın ise (%46) bu yönde yazılı bir stratejisi ve politikası vardır. Sadece 5 bankanın (%23) söz konusu risk yönetiminde bir karbon fiyatını kullandığını ya da referans aldığını ifade etmiştir.

2022 ve 2023 yıllarında yayımlanan raporların ardından fosil yakıt projelerini finanse etmeme taahhüdünde bulunan ve tamamı özel bankalardan oluşan banka sayısı 7’den 11’e yükselirken, 2023 yılına gelindiğinde, “Net Sıfır” hedefini açıklayan banka sayısı 8’den 12’e çıkmıştır. Sadece 4 banka kömür yatırımlarından tamamen çıkma kararı aldı. Garanti BBVA (2040), Türkiye İş Bankası (2040), QNB Türkiye (2030) ve Türkiye Ekonomi Bankası (2030) hangi tarihe kadar mevcut kömür portföyünden çıkacakları raporda bulunmaktadır.

Bankaların yayımladığı raporlar dikkate alındığında, 17 bankanın sürdürülebilirlik ve iklim kriziyle mücadele kapsamında yürüttükleri faaliyetler farklı şekillerde ilerleme kaydetti. Ancak önceki raporlama dönemlerine kıyasla 2023 yılı içerisinde ivme bir nebze düşmüştür. Türkiye'nin 2053 yılı net sıfır emisyon hedefine paralel olarak, 2050 yılı itibariyle portföylerini net sıfır salım hedefine uygun hale getireceğini açıklayan bankalar arasına 2023 yılında bir yatırım bankası olan Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) eklenmiştir. Bankaların uzun vadeli net sıfır hedeflerini destekleyici nitelikte olan, karbon ayak izi ve temiz enerji yatırımları konularında ara hedefler açıklaması ve bu hedeflerini bilime dayalı bir metodolojiye uygun olarak taahhüt etmesi ve onaylatması ise, 2023 yılında yaşanan diğer olumlu gelişmeler arasında yer almaktadır.

İklim için 350 derneği finans kampanyaları sorumlusu Selen Baykara’nın, rapora ilişkin değerlendirmeleri şu şekildedir; “Yeşil ekonomik dönüşümde bankacılık portföyünde bir yandan fosil yatırımlar azalırken, diğer yandan yenilenebilir enerji yatırımları artış yönünde ilerlemelidir. Finans kuruluşları portföylerini net sıfır hedefiyle uyumlu hale getirmeli ve düşük karbonlu ekonomiye geçişin desteklenmesi artık bir zorunluluk olmalıdır.”

SEFİA Analisti Evrim Özyorulmaz Akcura ise; “Finansal kuruluşların iklim değişikliğine bağlı riskleri yönetmek için sistemsel düzenlemelere uyum sağlama çabası içinde olduklarını, kamu bankalarının mevcut ve yeni projelerde kömürden çıkışı finanse etmek üzere atacağı adımların yeşil dönüşüm ekseninde Türkiye’nin potansiyelini yükselteceğini düşündüklerini” açıklamasında bulunmuştur.

Türkiye’nin en büyük 17 bankasının iklim değişikliğine yaklaşımının değerlendirildiği raporun 2023 yılı değerlendirmesin de özetle şunlar vurgulanmaktadır. Kademeli olarak kömür finansmanının sonlandırılması, kömür madenciliği ve kömür yakıtlı santrallerin finanse edilmeyen faaliyetler listesine alınmasıyla, yerel ve küresel ekonomideki yeşil dönüşüm desteklemektedir.  Bu durum ise olumlu gelişmeler olarak değerlendirilmekte ve sektöre yol gösterici olmaktadır. Özel ticari bankaların öncülüğünde yürütülen sürdürülebilirlik faaliyetlerine ek olarak, özellikle kamu bankalarının mevcut ve yeni projeler kapsamında kömürden çıkışın finanse edilmesi yolunda atacağı adımlar, sürece yeniden ivme kazandırması açısından önemlidir. Bu ivmeyle birlikte Türkiye finans sektörü, küresel yeşil dönüşümde, iklim krizinin olumsuz etkilerinin azaltılmasında yeşil finansman katkısını artırması öngörülmektedir. Ancak rapordaki bu veriler Türkiye finans sektörünün iklim kriziyle mücadelede aldığı mesafeyi ortaya koysa da, hala atılması gereken adımlar olduğunu da açıkça göstermektedir. (Kaynak: İklim İçin 350 Derneği ve SEFİA 2024 raporu)