Dünya nüfusunun gün geçtikçe artması ile beraber enerjiye duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Küresel ölçekte kullanılan enerji kaynakları arasında en büyük pay fosil yakıtlara aittir. Öte yandan yeni rezerv kaynakları açılmadığı taktirde fosil yakıtların tükeneceği tahmin edilmektedir.Bu nedenden dolayı dünyada piyasadaki aktörler tarafından yeni rezerv arayışına girildiği gibi enerji verimliliği alanına yönelik politikalar geliştirmeye devam etmektedirler.
Küresel çevre sorunları ve fosil yakıtlarının sınırlılığı enerji tüketimi konusunda bir takım çalışmaların yapılmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu nedenle yenilenebilir enerji üretiminin yaygınlaştırılması çalışmaları yapılmaktadır. Enerji ihtiyacının sağlanmasında enerjiyi verimli şekilde kullanmak ve iklim değişikliği, çevrenin korunması mücadelesinde de “Enerji verimliliği” enerji politikalarında önemli bir unsur haline gelmektedir. Bu bağlamda “Enerji Verimliliğini” enerjinin gereksiz kullanımını ortadan kaldırmak, iş gücünde ve üretimde azalma olmaksızın enerjiyi en doğru şekilde kullanmak için yapılan çalışmalar olarak tanımlayabiliriz. Dolayısıyla daha az enerji kullanımı ile daha fazla iş yapılmasıdır.Enerji verimliliği çalışmaları, bir yandan sosyal kalkınma, ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği ile ilişkisi bir yandan da karbon emisyonunun azaltılmasında önemli bir rol oluşturmaktadır. Burada öne çıkan bir diğer faktörde, enerji tasarrufu olup, bireylerin yaşam standardı ve ekonomik kalkınmayı olumsuz etkilemeden asgari ölçüye indirilmesidir. Öte yandan enerji verimliliğinin çevre olayları ve iklim değişikliği yönünden önemli katkılarının yanı sıra ekonomik faydaları da bulunmaktadır.
Enerji verimliliği konusunda bir diğer önemli kavram da “sürdürülebilirlik”tir. Sürdürülebilir kalkınma kavramı ise, Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nca hazırlanan Brundtland Raporu’nda "Bugünün gereksinimlerini, gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılayan kalkınma" olarak tanımlanmıştır. Kaynakların sınırsız olmadığı da düşünüldüğünde tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi bu anlamda kaçınılmazdır. Bu kapsamda ulusal ve uluslararası düzenlemeler, sözleşmeler ve projeler yapılarak enerjiyi daha verimli kullanabilecek çalışmaların yapılması zorunlu hale gelmiştir. Dolayısıyla sürdürülebilirlik yönünden enerji verimliliği, küresel ölçekte dünyanın ortak meselesidir. Piyasada ki önemli aktörler, yatırımları, teşvik ve politikalar ile desteklemekte ve yeni projeler geliştirmektedirler. Enerji tasarrufu sağlayan teknolojik bir yenilik olan elektrikli araçlar bunlara örnek oluşturmaktadır.
Küresel düzeyde temiz enerji yönelimi her geçen gün artmakta olup, uluslararası kurum ve kuruluşların iş birliği içerisinde yapacacakları enerji verimliliği yatırım çalışmaları önemli katkı oluşturacaktır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin enerji verimliliğine katkılarıyla enerji piyasalarında ki maliyetlerin azalması, enerji kaynaklarının korunmasını sağlanacaktır. Gün geçtikçe enerji maliyetlerinin artmasının sonucu olarak enerji verimliliği devlet politikası haline gelmesi kaçınılmazdır. Ülkemizde de gelişen ekonomi ile beraber enerji talebi fazladır. Ancak enerji kaynaklarında dış tedarikçilerden faydalanılması, alternatif politikalar geliştirilmesini ve enerji tüketiminin verimliliğini zorunlu kılmaktadır.Bunun yanı sıra yerli kaynak kullanımda da verimlilik çalışmaları dikkatle takip edilmelidir. Dolayısıyla ülkemizin enerji kaynaklarında dışa bağımlılığı, yerli kaynakların yetersiz olması ve küresel çevre sorunlarının çözümlenmesinde yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim sağlamak faydalı olacaktır.Bu anlamda temiz enerji çalışmalarının sürdürülebilir kalkınmaya katkısı önemli boyuttadır.
Sonuç olarak enerji verimli kullanılarak gün geçtikçe artan karbon gazı emisyon oranları azaltılabilir. Bu bağlamda üretim ve tüketim aşamalarında yapılacak plan ve stratejilerin arttırılması ile beraber “Enerji verimliliği ve Sürdürülebilirliğin” sağlanması sonucunda gelecek kuşakların dünyası daha yaşanabilir olacaktır. Böylelikle enerji verimliliği uygulamaları ile ülkemiz de enerji tasarrufu, çevre ve iklim sorunları, enerji maliyeti, enerjide dışa bağımlılık gibi konularda gelişmiş ülkeler arasındaki açık azaltılabilecektir.
Av.Sibel Dağdelen