Hindistan’ın başkenti Delhi’de G20’nin 18.Zirvesi 9-10 Eylül 2023 tarihlerinde “Tek Dünya, Tek Aile, Tek Gelecek” temasıyla gerçekleştirildi. G20, her yıl düzenlenen ve dünyanın en büyük yirmi ekonomisinin  liderlerini bir araya getiren zirvedir. G20 ülkeleri, küresel gayri safi hasılanın yüzde 85’ini, dünya nüfusunun yüzde 66’sını, uluslararası ticaretin yüzde 75’ini, uluslararası yatırımın yüzde 80’ini temsil eden ülkelerin liderlerinin bir araya gelerek, iş birliği oluşturması esasına dayanır. Zirvede, iklim değişikliği, yeşil kalkınma, iklim finansmanı, biyoçeşitlilik kaybı, çevre kirliliği, gıda güvenliği, gelişmekte olan ülkeler için borç affı, dünyada herkes için adil ve eşit büyüme için mücadele, cinsiyet eşitliği, teknolojik dönüşüm, sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınma, dijital kamu altyapısı, 21.yüzyılda çok taraflı kurumlar ve kadınların öncülüğünde kalkınma  konuları ele alındı. G20 zirvesinde Hindistan, güney yarım kürenin karşı karşıya kaldığı zorlukları toplantıların gündemine taşıdı. Afrika Birliği, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin daveti üzerine G20'nin yeni üyesi olarak resmen yerini aldı. Hindistan'ın çabalarıyla ve zirveye katılan diğer ülkelerin desteğiyle 55 ülkeyi temsil eden Afrika Birliği ve Avrupa Birliği’nin aynı statüde G20 zirvesine katılması önemli bir gelişmedir. Afrika kıtasının, iklim krizinden orantısız şekilde etkilenmesi, bu birliğin üyesi olmasıyla önemli bir adım sağlayacaktır. Öte yandan, Rusya, Çin ve Meksika Devlet Başkanları zirveye katılmamıştır.
    G20 liderler zirvesi bildirisinde Hindistan Başbakanı Modi fikir birliğine varıldığını ve bildirinin kabul edildiğini duyurmuştur. Modi, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru'nun oluşturulması yönünde Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Avrupa Birliği, Fransa, İtalya, Almanya ve ABD'nin mutabakata vardığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Yeni Delhi dönüşünde gazetecilere yaptığı açıklamada, "Türkiyesiz bir koridor olmaz. Türkiye, önemli bir üretim ve ticaret üssü. Doğudan batıya trafik için en uygun hat Türkiye üzerinden geçmek durumunda" ifadeleriyle projeye itirazlarını dile getirdi. Koridor, Orta Doğu’daki ülkeleri demiryolu ile birbirine bağlamayı ve onları liman yoluyla Hindistan’a bağlamayı amaçlıyor.
 Zirvede Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş gündem konuları arasında görüşülmüştür. Ukrayna ve Rusya arasındaki krizin başlaması 2022 G20  Bali zirvesine de yansımış ve diplomatik teamülün dışına çıkılmıştır.  ABD ve müttefikleri, Rusya’nın G-8’den çıkarıldığı gibi G20’den de çıkarılması gerektiğini belirtmiştir. 2022 G20 zirvesindeki bir diğer ilginç gelişme ise Rus temsilcilerin konuşmalarını yaptığı sırada Batılı ülke temsilcilerinin salonu terk etmesi ve geleneksel hale gelen G20 Aile fotoğrafının çekilmemesi olmuştur. Bali Zirvesi bildirisinde, Ukrayna krizi konusunda, birçok ülkenin Rusya’yı kınadığı ve bazı ülkelerin farklı görüşleri ise bildiriye şerh olarak düşülmüştür.  2023 G20 Delhi Zirvesinde, G-7 üyesi ülkeler düzenlenen toplantılarda Rus temsilcilerin konuşmaları esnasında salondan ayrılmamıştır. Mutabık kalınan metinde bir önceki Bali Zirvesine kıyasla Rusya'ya yönelik daha yumuşak bir üslup benimsendiği gözlenmiştir. 
G20 Sonuç Bildirgesi'nde, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve tahıl/gıda güvenliği konusunda alınan kararlar öne çıkmaktadır. Zirvede Rusya, nükleer silahların kullanılması ve kullanılması tehdidinin kabul edilemez olduğu ve tahıl koridoru anlaşması konusunda hem Rusya hem de Ukrayna’ya yönelik engellerin kaldırılması talebi dile getirilmiştir.  Ukrayna'daki savaşın küresel gıda ve enerji güvenliği, tedarik zincirleri, finansal istikrar, enflasyon ve büyüme açısından yarattığı insani acıların başta gelişmekte olan ve en az gelişmiş ülkeler olmak üzere ülkelerin siyasi ortamını karmaşık hale getirdiği bildiride vurgulandı. Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaş nedeniyle tahıl ürünlerinin dünya pazarlarına sevkiyatı konusunda Türkiye ve BM'nin rolüne dikkat çekilmiştir. Konuya ilişkin, "Türkiye ve Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda Rus gıda ürünleri ve gübrelerinin dünya pazarlarına erişimi için Türkiye ve BM'nin aracılık ettiği İstanbul Anlaşmalarına yönelik çabaları takdir ediyoruz." değerlendirmesi paylaşıldı.
    G20 zirvesinde iklim değişikliğine karşı önlemler ve yenilenebilir  enerji konularında, G20’nin fosil yakıtlardan uzaklaşma çabalarına ilişkin  yeni bir vaade yer verilmemiştir. G20 ülkeleri dünyada kömürle çalışan aktif termik santrallerin  yüzde 93’ne sahiptir. Üye ülkeler zirvede, sadece  kömürün aşamalı olarak azaltılması taahhüdünde bulunmuştur. Global Citizens AB ve G20 Savunuculuk ve Finansman Kıdemli Direktörü Friederike Roder, “G20’nin fosil yakıtların olmadığı bir geleceğe giden yolu göstermesi gerekiyordu. IPCC’nin, emisyonların 2030 yılına kadar yüzde 43 oranında azaltılmasına ilişkin sonuçlarını kabul etmekle birlikte, sadece kömürün değil tüm fosil yakıtların kullanımdan kaldırılmasına ilişkin hiçbir şey söylenmedi. Bu, dünyaya, özellikle de en yoksul ve en kırılgan ülke ve nüfuslara yönelik korkunç bir sinyal. Küresel mali reform, özellikle en yoksul ve en kırılgan ülkeler başta olmak üzere iklim kriziyle mücadeleye daha fazla finansman sağlanması açısından hayati önem taşıyor. Ancak ilerleme çok yavaş.”  Yorumunda bulunarak G20 kararlarının bu yılda küresel iklim mücadelesinde yetersiz kaldığını belirtmiştir.
İklim değişikliğiyle mücadele için yatırım ve finansmanın önemli ölçüde artması gerektiği konusunda uyarıda bulunan G20 liderleri, gelişmekte olan ülkelerin yeşil dönüşümü gerçekleştirmelerine ve iklim hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak için daha fazla para çağrısında bulundu. Gıda ve enerji piyasalarında yüksek düzeyde dalgalanma potansiyelinin devam ettiği vurgulanarak, adil büyümenin teşvik edilmesi ile finansal istikrarın güçlendirilmesinin savunmasızları koruyacağına dikkat çekildi. Bildirgede, iklime ilişkin olarak da "Gelişmekte olan ülkeler için 2030'a kadar emisyon hedeflerini yakalamalarında ihtiyaçları için gerekli olan 5,8-5,9 trilyon dolarlık ihtiyacı not ediyoruz. Mevcut hedefler ve politikalar aracılığıyla 2030’a kadar yenilenebilir enerji kapasitesini küresel olarak 3 katına çıkarma çabalarını takip ve teşvik edeceğiz" denildi. Sürdürülebilir finansmanı artırmak için harekete geçme taahhüdünün tekrar edildiği bildirgede, Paris Anlaşması'ndaki iklim hedeflerini karşılamak için artan küresel yatırımlara olan ihtiyacın dikkate alınacağı aktarıldı. 350.org Politika ve Kampanyalar Yardımcı Direktörü Andreas Sieber ise “G20’nin yenilenebilir enerjiyi üç katına çıkarma taahhüdü tarihi bir adım, iklim krizine karşı savaşımızda bir umut ışığı! Zengin ülkeler sorumluluğun ağırlığını taşımalı ve 2030 yılına kadar yenilenebilir enerjiyi üç katına çıkarma taahhüdünü yerine getirmek için finansman sağlamalı” yorumunda bulunmuştur.
G20 zirvesi ile gelişmekte olan ülkeler için 2030'a kadar emisyon hedeflerini yakalamalarında ihtiyaçları için gerekli olan yatırım ihtiyacının  güçlendirilmesi, bu ülkelerin düşük karbon/emisyona geçişlerini desteklemek üzere finansman sağlamalarını kolaylaştırmak için çalışılması  yeşil kalkınmada önemli bir adımdır.  Mevcut hedefler, politikalar aracılığıyla 2030’a kadar yenilenebilir enerji kapasitesini küresel olarak üç katına, enerji verimliliğinin iki katına çıkarılması teşvikinin zirvede vaad edilmesi hızla değişen dünyada ortak bir geleceğin ancak birlikte ortak anlayış ve  işbirliğiyle  çalışmakla  mümkün olacağını gösteriyor.