Dünyada ekosistemin sağlıklı bir şekilde varlığını devam ettirebilmesinde okyanusların çok büyük bir rolü vardır. Okyanusların önemine yönelik farkındalık yaratmak ve okyanuslardaki canlıları korumak için her yıl 8 Haziran “Dünya Okyanus Günü” olarak kutlanmaktadır. Okyanuslarımız, küresel iklim krizi ve çevre kirliliği nedeniyle alarm vermektedir. İnsan kaynaklı olan tahribatlar nedeniyle mercan resifleri beyazlamakta, yüzlerce balina karaya vurmaktadır. Hayalet ağlar ve plastik atıklar deniz canlılarının ölmesine neden olmakta, yakıt sızıntıları okyanuslardaki yaşam alanlarını yok etmektedir.
Birleşmiş Milletler (BM) bu yıl “Gelgitler Değişiyor” mesajıyla küresel ısınmanın okyanus ve deniz kenarında yaşayan topluluklar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekmiştir. Yeryüzündeki yaşamın devamlılığı büyük ölçüde okyanuslara bağlıdır. Dünyanın yüzde 71’ini kaplayan, dünyanın suyunun yüzde 97’sini tutan okyanuslar, gezegendeki oksijenin en az yüzde 50’sini üretiyor ve dünyadaki biyolojik çeşitliliğin %80’ine ev sahipliği yapıyor.
The Ocean Foundation (Okyanus Vakfı) Başkanı Mark J. Spalding, 8 Haziran Dünya Okyanus Günü nedeniyle, insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliğinin okyanus sağlığı için en büyük tehdit olduğunu dile getirmiştir. Okyanusların sağlığının tam fonksiyonlu olmaması durumunda “okyanus gıda ağı ve oksijen üretiminin “ doğrudan tehlike altında olduğunu, ayrıca en basit haliyle anlamamız gereken şu ki okyanuslar ısındıkça daha az oksijen üretecek ve daha asidik olacağı yönünde Spalding açıklamada bulunmuştur. Başkan Mark J. Spalding, “küresel ısınmanın deniz seviyesini yükselttiğini, bunun sonucunda kıyı bölgelerde yaşayan insanların göç etmek zorunda kalacağını ve yeni yerleşim alanları oluşturmaya zorlayacağını söylemektedir. Deniz seviyelerinin yükselmesinin tehlikeli sonuçları, yağmur ve kuraklık değişiklikleri ile birleşmesi sonucunda daha tehlikeli seller ve aşırı sıcaklıkları getirebilir.” demektedir. Gelecek 5 yıl için küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyi geçme riski olduğunu söyleyerek tüm politikacıları, hükümetleri, şirketleri ve toplumları okyanusları korumaya çağırmıştır.
Dünya Meteoroloji Örgütü(WMO) verilerine göre, dünyadaki küresel sıcaklık artışı 2022’de sanayi öncesi döneme kıyasla 1,15 dereceye ulaşmıştır. Ayrıca son 8 yıl, Dünyadaki en sıcak yıllar olarak kayıtlara geçmiştir. Küresel ısınma ile birlikte okyanus ve deniz sularının sıcaklığı da artmakta bununla birlikte buzulların erimesi de deniz seviyesinde artışa neden olmaktadır. WMO verilerine göre, dünya çapında deniz seviyesindeki yükselme geçen yılda artmaya devam etmiş ve son 30 yılın en yüksek seviyesine çıkmıştır. Deniz seviyesindeki bu yükselme 1993-2002 arasındaki dönemde yıllık ortalama 2,27 mm, 2003-2012 arasındaki 10 yıllık dönemde ise ortalama yıllık 3,3 mm olarak hesaplanmıştır. İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan çevre felaketleri sonucunda karbon emisyonlarındaki artışın yol açtığı küresel ısınma nedeniyle 2013-2022 tarihleri arasındaki 10 yıllık dönemde deniz seviyesi yıllık ortalama 4,62 mm yükselmiştir. Dolayısıyla deniz seviyesindeki yükselme kayıtların tutulduğu son 30 yıllık periyodlar incelendiğinde, bu yükselme ilk 10 yıllık döneme göre üçüncü 10 yıllık dönemde iki katına çıkmıştır. Öyle ki bilim insanlarının tahminleri, Dünya’daki küresel sıcaklık artışlarının devam etmesiyle deniz seviyesindeki yükselme 2100 yılına kadar 1 ile 1,6 metreye ulaşacağı öngörülmektedir. Dünya Meteoroloji Örgütü(WMO), küresel okyanus pH değerinin son 26 bin yıldır görülmemiş hızda ve sürekli azaldığını belirtmektedir. Bilim insanları, deniz seviyesinin yükselmesinin kıyı ekosistemlerin yok olmasına, yer altı sularının tuzlanmasına, sellere, kıyı altyapısının zarar görmesine yol açtığını belirtmektedir. Bunun sonucunda ise, insanların sağlıkları, geçim kaynakları, gıda güvenliği, su kaynakları ve kültürleri için risk oluşturacağı yönünde uyarıda bulunmaktadır. Ayrıca tüm kıkırdaklı balık türlerinin 3’te 1’i tükenme tehdidi altındadır.
BM verilerine göre, dünyada kıyı bölgelerinde yaşayan 900 milyon kişi yükselen deniz seviyesine karşı risk oluşturan konumlarda yaşamaktadır. Her 10 kişiden biri yükselen deniz seviyesi nedeniyle tehlike altında bulunuyor. Öte yandan yükselen deniz seviyeleri balık popülasyonunun yüzde 90’ının yok olmasına neden olmakta, mercan resiflerinin yüzde 50’sini tahrip etmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Dünya Okyanus Günü nedeniyle yayınladığı mesajıyla, “Bugün ve her gün okyanusları ilk sıraya koyalım” demiştir. Plastik kirliliğinin sona erdirilmesi için küresel ve yasal olarak bağlayıcı bir anlaşmanın müzakere aşamasında bulunduğunu ve Mart ayında ülkeler, ulusal yetki alanlarının ötesindeki bölgelerde denizlerdeki biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımına ilişkin tarihi Açık Deniz Antlaşmasını kabul ettiğini ifade etmiştir.
Ülkemizde bu yıl Çevre Haftası Etkinlikleri kapsamında çevre bilincinin artırılması ve çevrenin korunması konularına dikkat çekmek için 'Temiz Deniz, Temiz Dünya' temasıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. Düzenlenen programlar kapsamında Antalya'da sahil ve deniz dibi atıkları temizlenmiştir. Mersin'in Anamur ilçesinde ise farkındalık oluşturmak amacıyla "Temiz Deniz, Temiz Dünya" temasıyla Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri ve gönüllüler çevre temizliği yapmıştır. İzmir'in Aliağa ilçesinde de Türkiye Çevre Haftası etkinlikleri kapsamında "Temiz Çevre, Temiz Deniz, Temiz Doğa ile Daha Temiz Aliağa" temalı resim yarışması düzenlenmiş olup yarışmada dereceye giren resimler belediyenin temizlik araçlarında görsel olarak kullanılmıştır. Marmaris’te de plajlar temizlenerek, mavi bayrak asılmıştır. Saros Körfezi’nde ‘Temiz Çevre, Temiz Dünya’ sloganıyla dalgıçlar denize dalış yaparak temizlik çalışması yapmış ve Çanakkale yat limanında dalgıçlar tarafından deniz temizliği gerçekleştirilmiştir. Araç lastiğinden, kamyon hava filtresine, boş şişelerden halılara kadar binlerce parça atık denizden çıkarılıp liman girişinde sergilenmiştir. Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde ise gönüllü tüplü ve tüpsüz dalgıçlar göl temizliği etkinliği yapmıştır. Trabzon’da da Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında denizde dip temizliği yapılmıştır. Ülkemizde yapılan bu etkinliklerle doğa bilinci ve çevre duyarlılığının arttığını görmekteyiz.
İnsan kaynaklı iklim değişikliği gezegenimizi hızla ısıtıyor. Küresel ısınma sonucunda gezegenin hava düzeni, okyanus akıntıları bozuluyor. Gezegendeki oksijenin en az yüzde 50’sini üreten okyanuslarımız, küresel sıcaklık, asit oranındaki artış ve tuzluluk artışı, derin deniz madenciliği, kirlilik ve avcılık nedeniyle tahribata uğruyor. Bu durum deniz ekosistemine zarar veriyor ve yaşayan canlıların türlerini değiştiriyor. Denizlerimizi kimyasallar, plastikler ve insan atıklarıyla kirletiyoruz. Savunmasız olan okyanuslarımızı ve denizlerimizi korumamız gerekiyor. Tehlike altındaki türleri, denizleri ve okyanusları korumaya yönelik yapılacak yasal düzenlemeler ve çevre projeleri ile bu bilincin oluşumu sağlanacaktır.