İklim ve çevre felaketlerinin sonu nereye gidiyor? Gezegenimizin kritik eşikleri neler? Dünya kaynakları ne zaman tükenecek ve küresel iklim krizinin ne kadar farkındayız? Bireysel ve toplumsal olarak almamız gereken önlemler neler? Geleceğimizi kurtarmak istiyorsak her birimizi ilgilendiren bu evrensel problemle mücadele etmeye başlamalıyız.
Gezegenin kritik eşiklerini insanlar aşmaya hızla devam ediyor. Gezegenin eşikleri, dünyanın dengesini sağlayan çevresel süreçleri tanımlayan bir kavramdır. Her bir süreç için belirlenen güvenli sınırların ötesine geçilmesi, tehlikeli alana girildiğini gösteriyor. Küresel sürdürülebilirlik alanında uluslararası üne sahip bir bilim insanı ve Stockholm Dayanıklılık Merkezi Kurucusu, Potsdam İklim Etkisi Araştırma Enstitüsü Direktörü, Potsdam Üniversitesi Dünya Sistemi Bilim Dalı Öğretim Görevlisi ve Uluslararası Koruma Örgütü Baş Bilimsel Danışmanı olan Dr. Johan Rockström’a göre on yıl içerisinde eğer aştığımız kritik eşiklerden bir yolunu bulamayıp geri dönemezsek, dünyada 6. bir kütlesel yok oluş yaşanacaktır. Peki nedir gezegenin kritik eşikleri? İsveçli bilim insanı Dr. Johan Rockström ve 28 meslektaşı, Gezegenimizin Kritik Eşikleri (Planetary Boundaries) isimli araştırmaları ile ilgili sonuçları belgeselle anlatmışlardır. İnsanların gezegene verdiği tahribatı ve içinde bulunduğumuz yüzyılda iklim felaketlerini tüm gerçeklikleriyle anlatılması izlerken iç karartıcı bulunabilir. Dr. Johan Rockström, gezegenin geleceğini kurtarmanın geç olmadığını ve çözüm önerilerini belgeselde anlatması izlerken sorunlara çözüm odaklı yaklaşmamızı sağlıyor.
Belgeselde buzulların erimesi, yağmur ormanlarının azalması, okyanuslardaki asitlenme, karbon salımı, mercanların ağarması (beyazlaması), tarımda gübre olarak kullanılan azot ve fosforun yarattığı kirlilik, biyoçeşitlilik, Tatlısu döngüsü, atıklar, hava kirliliği, ozon tabakası gibi konularda kritik sayılabilecek eşikleri geçtiğimiz vurgulanıyor. Ayrıca önlem alınmadığı takdirde dünyayı hangi tehlikelerin beklediği somut örnek ve verilerle anlatılıyor. Belgeselde gezegenin sürdürülebilirliği için geri dönülemez aşamalara gelinmemesi için nasıl bir yol haritası hazırlanması gerektiğine dair bilimsel bilgiler veriliyor. Ayrıca, küresel iklim felaketlerini önlemeye yönelik bireysel olarak alabileceğimiz önlemlere yönelik tavsiyeler paylaşılıyor. Belgeselde insanlığın oluşturduğu egemenlikle, küresel felaketlerin nasıl meydana geldiği ve dünyayı nasıl dönüştürdüğüne ve küresel krizin yaşanmasına yol açtığı etkiye dikkat çekiliyor. Antartika’da buzulların erimesinden, Amazon ormanlarının yok edilmesi, orman yangınları, sel felaketleri, çöp yığınları, Covid-19 salgınının ortaya çıkışı gibi yaşanan küresel felaketlerin somut yansımaları belgeselde çarpıcı şekilde anlatılmıştır. İnsanların 9 eşikten yarısını geçtiği ve daha fazla eşiğin geçilmesi durumunda gezegenin yaşanamaz hale gelmemesi için kaybedecek zamanımızın kalmadığı açıkça ortaya konulmuştur. Bilim insanları uzun yıllardır, küresel iklim krizi ile ilgili uyarılarının dikkate alınmadığını ve bu durumdan dolayı üzüntülerini paylaştıklarını belgeselde görüyoruz.
Dr.Johan Rockström, Gezegenin Kritik Eşikleri adlı belgesel ile şunları ifade ediyor;Gecenin bir vakti arabanızı bir dağdan aşağı doğru sürdüğünüzü hayal edin. Ayağınızla gaz pedalına bastıkça basıyorsunuz. Yolda güvenlik bariyerleri yok. Karşınıza virajlar çıktıkça tek bir hatanız arabanın uçurumdan yuvarlanmasına neden olabilir. Bu arada farlarınız da kapalı. Bu hikâye, bir Alfred Hitchcock filminin açılış sahnesini andırıyor olabilir. Ancak aslında kendi hayatlarımızın hikâyesi. Ben, Dünya sistemi alanında çalışmalar yürüten bir bilim insanı olarak dünyayı veriler üzerinden anlıyorum. Ancak insanların dünyayı hikâyeler üzerinden anladığının da farkındayım. Geçtiğimiz yirmi yılda günümüzün bilim alanındaki en büyük hikâyesinin bol miktarda drama, şüphe ve aksiyon içerdiğini anladım. Bir tür olarak insanlık, uçurumun kenarına doğru ilerliyor. Doğa üzerindeki etkimiz bizi tehlikeli bir şekilde gezegenin sınırlarına yanaştırıyor. Bu sınırlar, meslektaşlarımla birlikte iklim değişikliğinden türlerin kaybına, ozon tabakasından okyanus asitlenmesine kadar çeşitli sorunlar için belirlediğimiz eşikleri ifade ediyor. Uçuruma ne kadar yakınız? Yayınlanan belgesel Gezegenimizin Kritik Eşikleri'nde işte bu hikâyeyi anlatıyoruz. İnsanlık, Dünya'nın görece istikrarlı olduğu 10.000 yıllık bir dönemin tadını çıkardı. Bu bir lütuftu. Bu istikrar, tarımın ve medeniyetimizin zeminini oluşturdu. Bildiğimiz ve sevdiğimiz her şey bu istikrara bağlı. Bu anlattığımızın da sıradan bir iklim hikâyesi olduğunu düşünmek cezbedici olabilir. Ancak bu çok daha kritik bir hikâye. Bu hikâyenin odağında Dünya üzerinde yaşamı mümkün kılan sistem, yani Dünya'nın yüzeyini örten ve canlıların üzerinde hayat bulduğu ince bir tabaka olan biyosfer var. Çalışmalarım Dünya'nın iklimi, ekosistemler, yaşam, okyanus, buz tabakaları, nehirler, göller, topraklar, ormanlar, çiftlikler ve karbon döngüsü arasındaki etkileşimi anlamaya yönelik. Aynı zamanda tüm bunlar ile insanlar, yani ekonomi, devletler ve tüketiciler arasındaki etkileşimi de kapsıyor. Bugün bir tür olarak, küresel bir medeniyet olarak sürücü koltuğunda bizler varız. Biyosferdeki değişimin ardındaki ana güç biziz. Öte yandan hikâyemizin drama boyutunu bir miktar artırabiliriz. Arabamızın arka koltuğunda çocuklarımız oturuyor. Bize "farlarınızı açın", "bilime kulak verin", "bu bizim geleceğimiz" diye bağırıyorlar. Gezegenimizi gelişmek ve kalkınmak için ihtiyaç duyduğumuz sınırların içinde tutma olanağına sahip olan son kuşak biz olabiliriz. Dr.Johan Rockström,”Biz, sınırsızca yenilikçi bir türüz. İş birliği ise bizim süper gücümüz. Şu anda da büyük bir değişimin ufukta olduğunu görmeye başlıyoruz. İnsanlığın ne yapması gerektiği konusunda bilim son derece açık. Üç önceliğimiz var. Bunlardan ilki sera gazı emisyonlarını sıfıra düşürmek. İkincisi yol açtığımız etkilere maruz kalan sulak alanları, toprakları, ormanları ve okyanusları korumak. Son olarak ise beslenme ve gıda üretme biçimimizi değiştirmek. Görevimiz bunları başarmak ve bundan herkes fayda sağlayacak. Bu sayede daha temiz, sağlıklı ve barış dolu bir dünyada yaşayacağız. Bahsettiğimiz arabanın eve sağ salim vardığını ve çocukların gece yataklarında uyuduğunu hayal edin…”diyerek belgeselle ilgili düşüncelerini anlatmıştır.
Gezegenimizin Kritik Eşikleri belgeseli, dünyanın biyoçeşitliliği ve ekosistem farkındalığı oluşturan bilhassa küresel iklim krizi hakkında çocuklar başta olmak üzere tüm insanların izlemesi gereken bir belgesel. Belgesel, insanların küresel iklim krizinde aştığı sınırları öğretiyor. Yaşadığımız yüzyıldaki küresel iklim felaketleri ile gezegenin nasıl dönüştüğü ve küresel felaket sorunlarını çözmek için neler yapabileceğimizin anlatılması da umut veriyor.
GEZEGENİMİZİN KRİTİK EŞİKLERİ
YORUMLAR