Dünyamızda kaynaklar sınırlı olmasına rağmen insanlar hızla bu kaynakları tüketmeye devam ediyor. Gezegenimizde ne kadar kaynak kaldığı tam olarak bilinmese de yıllık olarak tüketilen kaynak tespit edilebiliyor. Dünyanın bize sunduğu bir yıllık doğal kaynakları tükettiğimiz gün olarak 2 Ağustos 2023 Dünya Limit Aşım Günü (Earth Overshoot Day) olarak, Uluslararası bir araştırma kuruluşu olan Küresel Ayak İzi Ağı (Global Footprint Network) tarafından her yıl hesaplanıp açıklanıyor. 2023 yılında dünyanın bize sunduğu kaynakları başka bir anlatımla 2 Ağustos’ta bitirdik. Bu tarih itibariyle insanlar kaynakları gelecekten borçlanarak kullanıyor. Dünya Limit Aşım Günü ilk kez 1971 yılında hesaplanmış ve 25 Aralık limit aşım günü olarak belirlenmiştir. Ülkelerin aynı kaynakları kullanmaması, aynı miktarda kaynak tüketmemesi veya aynı biyolojik kapasiteye sahip olmaması nedeniyle farklı limit aşım günleri var. Bu yıl ülkemiz için ise limit aşım günü 22 Haziran olarak hesaplandı. Limit Aşım Günü, 2022 yılında ülkemizde 28 Temmuz olarak hesaplanmış ve bir önceki sene ise 22 Ağustos olarak belirtilmiştir. Yani bu yıl doğal kaynaklarımızı dünya ortalamasına göre bir aydan fazla bir süre önce hızlı tükettiğimiz anlamına geliyor.
Her geçen yıl dünya nüfusu artışı sonucunda insanların enerji, gıda, su ve diğer kaynak tüketimi artmaktadır. İnsanların hızlı ve aşırı kaynak tüketimi, atık üretimini de beraberinde getirmektedir. Gezegenimiz her yıl Limit Aşım Gününe daha erken ulaşıyor. Hızla artan nüfus artışı ve insanların tüketim alışkanlıkları sonucunda artan karbon ayak izi, Limit Aşım Günü’nün her yıl daha erkene çekilmesinin başlıca nedenlerini oluşturmaktadır. Ayrıca doğal kaynaklar hızla tüketilmektedir. Doğal kaynakların hızlı tüketimi sonrasında su ve gıda kıtlığı gibi sorunların baş göstereceğini belirten uzmanlar, bu durumun küresel ısınmadan kaynaklanan iklim değişikliğinin sonuçları arasında yer alan iklim göçünü hızlandıracağına dikkat çekiyor. İnsanlar kaynakları hızla tüketmeye devam ettiği taktirde gelecek nesillere bırakılacak kaynaklar hızla azalacaktır. Doğanın insanlara bir yıl için sunduğu kaynakları her geçen yıl insanlar daha erken tüketiyor. WWF’ye göre Limit Aşım Günü’nü her yıl altı gün geciktirebilseydik 2050 yılına kadar tek bir gezegenin kaynaklarının yeterli olabileceği noktaya gelineceğini belirtiyor. Hükümetler Arası iklim Değişikliği Paneli’ne göre (IPCC) “2010 yılına kıyasla 2030 yılına kadar küresel karbon emisyonlarını %43 azaltma” hedefine ulaşmak için Dünya Limit Aşım Günü'nü önümüzdeki yedi yıl boyunca yılda 19 gün kaydırmamız gerekiyor.
Gezegende enerji tüketimi ve sera gazı emisyonları sürekli artmaktadır. Enerji tüketiminin önemli oranı ise fosil yakıt kullanımına dayanmaktadır. Fosil yakıt tüketiminin bu denli kullanılması sonucunda atmosfere sera gazları ve karbondioksit yayılmaktadır. Bunun sonucunda dünyamız ısınmakta ve küresel iklim değişiklikleri yaşanmaktadır. Dünyanın sürdürülebilirliğinin sağlanması için acilen önlemlerin alınması gerekiyor. Peki bireysel ve kurumsal olarak çözüm için üzerimize düşen sorumluluklarımız neler? Limit aşım tarihini ileriye taşıma konusunda daha etkili çözümler oluşturulmalı, bireysel ve kurumsal olarak enerji ve suyu daha verimli ve dengeli tüketmek için çaba gösterilmelidir. Ülkeler limit aşımları ile karşılaşmamak için öncelikle toplum bilincini sağlayarak insanların tüketim alışkanlıklarını değiştirmelidir. Tüketimin azaltılması elbette üretim hızını düşürecek ve endüstriyel atık ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlayacaktır. Doğal kaynakların tüketimini dengeli kullanmalıyız. Doğal kaynaklarımızı korumadıkça küresel iklim krizinin yok edici etkileriyle karşılaşmaya devam edeceğiz. Önlemler alınmadığında kuraklık, kirlilik, biyoçeşitlilik kaybı ve gıda güvensizliği gibi küresel sorunlar gündemimizde sürekli yer alacak. BM Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 1,3 milyar ton gıda çöpe gitmektedir. Küresel gıda israfını yalnızca yarı yarıya azaltmak bile Limit Aşım Günü'nü 13 gün ileriye atılmasını sağlayacaktır.
İnsanların aşırı tüketimiyle, toprağımız, suyumuz ve havamız kirlenmekte ve sonucunda gıda ihtiyacımız ve insanların sağlığı tehlike altına girmektedir. Fosil yakıt kullanımından vazgeçilerek güneş, rüzgar, su ve biyogaz gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması doğal kaynakların tasarruflu kullanımında sürdürülebilirlik sağlayacaktır. İnsanların doğaya karşı daha sorumlu hareket etmesi, yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji kaynaklarını kullanmaları, çevreye çöp yığını bırakmayarak atık yönetimi ve geri dönüşümü sağlamaları ve su tasarrufunda bilinçli hareket edilmesi faaliyetleri ile dünyanın kaynakları yenileme kapasitesi arttırılabilir. Ormanların ve otlak alanların geliştirilmesine yönelik hükümetler de arazi kullanımında denetimler yaparak ve gerekli tedbirlerin uygulanmasıyla limit aşım gününü öteleyecektir. Elektrikli araçlar, fosil yakıtlara göre daha az karbondioksit emisyonu sağlaması ve daha az atık üretmesi, atmosfere olumlu yönde etki etmesi nedeniyle tercih edilmesi gezegenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır. Araç kullanmaktan kaynaklanan küresel ayak izimizi %50 oranında azaltırsak ve gittiğimiz yolların üçte birini toplu taşıma ile geri kalanını ise bisiklet ya da yürüyüşle tamamlandığında Dünya Limit Aşım Günü’nü 13 gün erteleyebiliriz. Hükümetler ve yerel yönetimler uygun sistemleri hayata geçirmeyi önceliklerine almaları faydalı olacaktır. 2050 yılına kadar insanların %70 ile %80'inin kentlerde yaşaması bekleniyor. Akıllı şehir stratejilerine yatırım yapılması konusunda hükümetlere önemli rol düşüyor. Atıkların toplanması, ulaşım ve alt yapının akıllı teknolojilerle oluşturulup, şehir yapılanmalarında yeşil alanlara daha fazla yer açılması da atmosfer için fayda sağlayacaktır. Bunun yanı sıra tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilir hale getirilmesi de limit aşımı ile mücadelede önemli bir rol oynar. Bunun için toprak verimliliğini artırma, bitki besleme ve su yönetiminde ki çalışmalar ile ülkeler limit aşımını önleyeceklerdir. Küresel et tüketimini %50 oranında azaltarak ve bunu vejetaryen bir beslenme tarzıyla değiştirerek Limit Aşım Günü’nü 17 gün kaydırabiliriz. Binalar, endüstriyel süreçler ve elektrik üretimi için geliştirilen yeşil teknolojiler, Limit Aşım Günü'nü en az 21 gün öteleyebilir. Şirketlerde bu alandaki yatırımlarını artırarak dünyanın sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla insanların bilinçsiz tüketimi ve israfı, dünyamızın biyolojik kapasitesi üzerinde küresel krizler yaşanmasına neden oluyor. Bu anlamda sürdürülebilirliği yaşamın her alanında oluşturarak doğal kaynaklarımızı korumalıyız.