Küresel iklim felaketlerinin neden olduğu mali kayıplar ve zararlar her geçen gün artış gösteriyor. En fazla mali kayıplardan en fazla etkilenenler ise gelişmekte olan ülkeler.. Araştırmalar iklim krizi sonucunda oluşan yıkıcı orman yangınları, seller, kuraklık gibi çevre felaketlerinin, doğaya en az zarar veren ülkeleri vurduğunu gösteriyor. Daha kötü altyapıya ve daha dayanıksız evlere sahip ülkelerin, bir iklim felaketi sonrasında yerleşim alanlarının daha kolay yok edilmesi nedeniyle büyük maliyetlerle karşı karşıya kalıyor. Bu bölgelerdeki insanların çoğu aşırı hava olaylarına karşı hassas olan tarım sektöründe çalışıyor.
Dünya Bankası 8 Şubat 2024 tarihinde önemli bir adım attı ve doğal afetlerden, diğer ekstrem olaylardan etkilenen gelişmekte olan ülkelerin krizlere daha iyi yanıt vermelerine ve gelecekteki şoklara karşı hazırlıklı olmalarına yardımcı olacak, mevcut kredi programlarından acil durum fonlarına hızlı bir şekilde erişmelerine olanak tanıyan yeni girişimleri onayladığını açıkladı. Dünya Bankası’nın Krize Hazırlık ve Müdahale Yanıtı Seti’nde yapılan iyileştirmeler, ülkelerin mevcut bir proje kredisinden veya acil müdahale için başka bir olanaktan ödenmemiş fonların %10’a kadarını anında almasına olanak tanıyacak. Dünya Bankası, krize hazırlık reformları ve dayanıklılık oluşturmak için diğer kurumsal önlemleri gerektirecek gelecekteki kredi programlarının bir parçası olarak, önceden düzenlenmiş olan daha büyük acil kriz finansmanına erişimi artıracak. Dünya Bankası finansmana erişimi önemli ölçüde artırarak ülkelerin mali kapasitelerini, gelecekteki krizlere
karşı dirençliliğini güçlendirmek ve ülkelerin gelecekteki krizlere hazırlıklı olmalarını sağlamak amacıyla kaynak oluşturmaları konusunda yeni esneklikler sağlayacak.Krizlerin “yeni normal” haline geldiği bir dünyada, bu yeni araçlar, kısa bir süre önce tanıtılan “Krize Hazırlık ve Müdahale Araç Kiti”ni daha da genişleterek, ülkeleri güçlendirmek, kalkınmayı teşvik etmek ve nihayetinde yaşanabilir bir gezegende yoksulluktan arınmış bir dünya yaratılmasına katkıda bulunmak için harekete geçildi. Bu sayede ülkeler, kalkınma öncelikleri ile acil finansman ihtiyaçları arasında daha az ödün vererek afetin etkilerini yönetmek ve vatandaşlarını desteklemek için anında finansmana ulaşabilecekler.
Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan bir analiz; son 20 yılda kasırgalar, seller ve sıcak hava dalgaları gibi küresel ölçekteki aşırı hava olaylarının maliyeti yaklaşık 2,8 trilyon dolara ulaştığını gösteriyor. Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, iklim ve diğer tehditlere karşı kırılgan ülkelerin bütçelerini korumak ve onlara “huzur” sağlamak amacıyla bu iyileştirmeleri yapmaya karar verdiklerini söylüyor. Dünya Bankası Operasyonlar İdari Direktörü Anna Bjerde ise, uygulamayı şöyle anlatıyor: Örneğin; 5 milyar dolarlık kredi portföyünün 3 milyar dolarını kullanmamış bir ülke, herhangi bir afet durumunda, anında 300 milyon dolara erişebilecek. Düşük ve orta gelirli ülkelerin büyük bir bölümü, yaşanan krizlere ekonomik olarak hazırlıksız yakalanıyor ve çok ağır bedeller ödemek zorunda kalıyor.
Büyük ölçekli afetlerden korunmak için genişletilmiş afet sigortası;
Dünya Bankası yönetim kurulu tarafından onaylanan üçüncü bileşen ise büyük ölçekli doğal tehlikelerden korunmak için afet sigortası ürünlerinin kullanımının geniş çapta yaygınlaştırılmasıdır. Dünya Bankası, afet bonoları gibi mevcut araçları temel alarak, tüm ülkelere afet bonoları, sigorta ve diğer risk yönetimi ürünlerini finansman operasyonlarına dahil etme seçeneği sunacak. Böylece hükümetler bir kriz durumunda, o sırada daha fazla borç almak zorunda kalmadan bir sigorta mekanizmasından ödeme almaya hak kazanabilecekler. Bu yaklaşım özel sermayeyi harekete geçirecek ve yüksek yoğunluklu ancak düşük frekanslı afetlerin risklerini uluslararası reasürans ve sermaye piyasalarına aktaracak. Dünya Bankası, bağışçılarla birlikte çalışarak bu sigorta ürünlerinin düşük gelirli ülkeler için erişilebilir olmasını sağlamayı da amaçlıyor. Örneğin bir kasırga durumunda, bir hükümet, vatandaşları için acil gıda ve barınak sağlamak amacıyla altyapı projeleri için tahsis edilen fakat kullanılmamış olan fonları kullanabilecektir. Ayrıca felaket durumlarında sigorta ödemeleri sağlayan afet tahvillerini içeriyor. Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, iklim ve diğer tehditlere karşı kırılgan ülkelerin bütçelerini korumak ve onlara “huzur” sağlamak amacıyla bu tahvillerin genişletilmesini desteklediğini açıkladı. Ülkelerin bir kriz meydana geldiğinde acil ihtiyaçlarını karşılamak için portföylerinde kullanılmayan finansmanın bir kısmını hızlı bir şekilde kullanmalarına hızlı müdahale seçeneği olanak tanıyacaktır.
Daha İyi Bir Banka Olmak;
Bu değişiklikler Dünya Bankası’nın iklim değişikliği ve diğer küresel krizlere karşı mücadele misyonunu genişletme ve kredi kapasitesini büyük ölçüde artırma çabalarının bir parçasıdır. Müşterilerin taleplerini yerine getirdiklerini söyleyen Bjerde, bunun hissedarlardan genel bir sermaye artışı talep etmeden önce Banga’nın “daha iyi bir banka” oluşturmaya yönelik operasyonel iyileştirme çabalarının bir parçası olduğunu belirtti. Bjerde, operasyonel değişikliklerin bir diğer yönünün bankanın kredi onaylarını ve ödemelerini hızlandırmayı içerdiğini söyledi. Artık 16.000’den fazla personeli bulunan bankanın, projenin başlatılmasından kredinin ilk ödemesine kadar 19 ayı kredi onayı için olmak üzere ortalama 27 ay gerekiyor. Bjerde, bu onay süresinin mevcut mali yılın sonuna kadar “birkaç ay” düşeceğini ancak hedefinin, Haziran 2025’in sonuna kadar, büyük hidroelektrik barajları gibi en karmaşık projeler için bile 12 aya düşürmek olduğunu söyledi ve ekledi; “Ardından ödemeleri de hızlandırmak istiyorum. Eğer ödeme yapmıyorsanız, kredileri gerçekten uygulamıyorsunuz demektir.”
Gelişmemiş ve yoksul ülkelerde insanlar iklim felaketlerine karşı daha az hazırlıklı oluyor ve yeniden inşa için daha az kaynağa sahipler. Bu felaketler sonucu daha fazla insan ölüyor ve iyileşme daha yavaş ve daha eşitsiz oluyor. Hükümetlerin, karbon emisyonlarını azaltmak ve küresel iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamak için acilen ulusal ve uluslararası alanda daha fazla önlem alması gerekiyor. Dünya Bankası’nın fon yardımı iklim değişikliğinden en çok etkilenenlerin dayanıklılığını ve uyumunu artırmanın yanı sıra insanların ve gezegenin sağlığını korumak için ekosistemlerin ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına da odaklanıyor. Bu nedenle Dünya Bankasının acil Kayıp ve Zarar Fonu oluşturması, yoksul ülkelerin altyapılarını ve geçim kaynaklarını yeniden inşa etmesine yardımcı olacak önemli bir adımdır.
(Kaynak:İklim haber)
Sibel Dağdelen