Geçtiğimiz haftalarda Berlin’de 40’tan fazla ülke temsilcisi, 2015 Paris Anlaşması’nda yer alan iklim hedeflerine ulaşmaya yönelik, “Petersberg İklim Diyaloğu” kapsamında bir araya geldi. Küresel hedef olarak yenilenebilir enerjiyi yayma çabası konferansta gündem buldu. Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, “iklim değişikliğinin dünya için en büyük güvenlik sorunu olduğunu vurgulayarak, rüzgar ve güneş enerjisinin yaygınlaştırılması için küresel çapta bağlayıcı hedefler konulması çağrısında” bulundu. Bunun yanında küresel iklim krizinden daha fazla etkilenen ülkeler için finansal destekte bulunulması konular arasında yer almıştır. Petersberg İklim Diyaloğu toplantısının, Birleşik Arap Emirlikleri’nin(BAE) ev sahipliğinde 30 Kasım-10 Aralık tarihleri arasında , Dubai’de yapılacak olan 28. BM küresel iklim konferansına(COP28) hazırlık amacıyla yapılması da önemlilik gösteriyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) iklim elçisi Sultan Al-Jaber toplantıda, AB’nin, 2030 yılına kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesi üç katına çıkarılsın çağrısını desteklediğini söyledi. Berlin’de Petersberg İklim Diyaloğu’na konuşan COP28 Başkanı Al Jaber gelişmiş ülkelerin iklim krizinden etkilenen ülkeler için verdikleri 100 milyar dolarlık taahhüde atıfta bulunarak, gelişmekte olan ülkelere vaat edilen 100 milyar dolarlık taahhüdün yerine getirilmesi çağrısında bulundu. Böylece toplantıda BAE, AB’nin COP28 iklim müzakerelerinde yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması için küresel hedef çağrısını desteklediğini göstermiştir. ABD, Kolombiya, Şili ve diğer küçük ada devletleri de bu taahhüde katkı sağlayan destekçilerdir. AB’nin iklim lideri Frans Timmermans da, toplantıda küresel yenilenebilir enerjinin önemini vurguladı. Şili Çevre Bakanı Maisa Rojas, Berlin görüşmelerinde gazetecilere, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği hedeflerinin fosil yakıtlardan aşamalı çıkışla el ele gitmesi gerektiğini söyledi.
2022 yılında Mısır’da yapılan iklim zirvesinde (COP27), AB ve küçük ada ülkeleri de dahil olmak üzere 80’den fazla ülke, tüm fosil yakıtların kademeli olarak azaltılması çağrısını nihai sonuca eklemeyi kabul etti. Ancak yenilenebilir enerji hedefinde fosil yakıtların kademeli olarak terk edilmesi önerisi Suudi Arabistan, Çin, Rusya ve İran’ın muhalefetiyle reddedilmiştir. BAE’nin iklim elçisi Al-Jaber, fosil yakıtların değil, yalnızca fosil yakıt emisyonlarının aşamalı olarak azaltılması gerektiğini toplantıda söylemiştir. Al-Jaber’in bu açıklaması fosil yakıt kullanımına devam edilmek istendiği anlamını taşımaktadır.
Birleşik Arap Emirlikleri, fosil yakıtlardan tamamen vazgeçmeye hazır mı? BAE iklim krizini çözmek istiyor mu? Birleşik Arap Emirlikleri’nden Al Jaber, COP28 zirvesinin Başkanlığına atandı. COP28’in yeni başkanı fosil yakıt devlerinden. Al Jaber, aynı zamanda BAE’nin ulusal petrol şirketi Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi’nin(ADNOC)’un CEO’sudur. BAE’de endüstri ve teknoloji bakanı ve ülkesinin iklim elçisi olarak da çalışıyor. ADNOC’un CEO’su Sultan Al Jaber’in COP28 zirvesine liderlik yapacak olmasına çevre ve sivil toplum örgütleri tepki göstermektedir. Başkanlık kararından vazgeçilmesi için BM Genel Sekreteri, BM Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri ve BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi taraflarına sivil toplum örgütleri tarafından açık bir mektup gönderilmiştir. Çevre ve sivil toplum örgütleri, BM’ye yolladıkları mektupta “Bir fosil yakıt yöneticisi tarafından başkanlık edilen hiçbir COP toplantısı meşru görülemez. COP Başkanlıkları fosil yakıt etkisinden bağımsız ve özgür olmalıdır” demektedir. Mektupta Al Jaber’in CEO’luğunu üstlendiği şirkete dikkat çekilmiştir. Al Jaber’in CEO’luğunu yaptığı ADNOC dünyanın en büyük 12.petrol üreticisi olup, karbon emisyonlarından en çok sorumlu olan şirketler listesinde ise 14. sıradadır. ADNOC, petrol ve gaz üretimini arttırma planlarına yönelik dünyada 2.sırada bulunuyor. Ayrıca petrol sahaları ve kuyularının proje ve inşaatlarını onaylayan en hızlı büyüyen fosil yakıt şirketidir. 2027 yılına kadar günde 5 milyon varil petrol üretme taahhüdünde bulunarak hızla genişleme projeleri yapmaktadır. Sivil toplum örgütleri ve çevreciler, Al Jaber’in CEO’luğunu yaptığı şirketin diğer büyük fosil yakıt şirketleri ile işbirliği içerisinde olduklarını ve küresel sıcaklık artışını 1,5 santigrat derece ile sınırlama yolunda olmadıklarını belirtmişlerdir. Ugandalı iklim aktivisti Vanessa Nakate ise; COP28’in fosil yakıtların kullanımdan kaldırılmasını hızlandırmayı hedefleyen bir organizasyon olduğunu belirterek, “fosil yakıt şirketlerinin birkaç yıl daha kar elde etmek için geleceğimizi feda etmesine izin verilen başka bir COP’a daha göz yumamayız.” ifadelerini kullandı. Jaber’in, ülkesinin Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü(OPEC) üyesi ve önemli petrol ihracatçısı olması nedenleriyle COP28 konferansı yaklaştıkça birçok gözlemci ve uzman Al Jaber’in görevi süresince ADNOC CEO’luğundan istifa etmesini ya da kenara çekilmesini bekliyor. Uluslararası İklim Eylem Ağı’nın (Climate Action Network) İcra Direktörü Tasneem Essop ise, İklim krizini ele almakla görevli bir sürece; böylesi bir çıkar çatışmasıyla Al Jaber’in başkanlık yapamayacağını ve krizden bizzat sorumlu olan sektörün başında olduğu yönünde açıklamada bulunmuştur.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), net sıfır emisyon hedefine ulaşabilmek için yeni fosil yakıt projelerinin hayata geçirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Bağımsız uzmanlar BAE’nin iklim hedeflerini, politikalarını “son derece yetersiz” olarak değerlendirmiştir. BM Genel Sekreteri kısa süre önce “yeni petrol ve gazın tüm lisanslarının veya finansmanının durdurulması” çağrısında bulunması da COP28 zirvesi öncesinde dikkat çekmektedir. Bazı batılı ülkeler ve ada ülkeleri fosil yakıtlardan vazgeçilmesini söylerken, fosil kaynaklar bakımından zengin ülkeler ise aşamalı fosil yakıt emisyonlarının azaltılması gerektiğini düşünmesi ülkeler arasında COP müzakerelerinde küresel ısınmayla mücadelede bölünmeler yaşandığını gösteriyor. BAE İklim Değişikliği ve Çevre Bakanı Mariam Almheiri, Reuters’e verdiği bir röportajda, fosil yakıtlardan üretimi aşamalı olarak sonlandırmanın, gelirleri için onlara bağımlı olan veya bunları kolayca yenilenebilir kaynaklarla değiştiremeyen ülkelere zarar vereceğini söylemesi ayrışmayı göstermektedir. Almheiri, OPEC üyesi BAE’nin petrol ve gaz operasyonlarının emisyon yoğunluğunu azaltmak için yeni karbon yakalama teknolojisine ve yenilenebilir kaynaklara güvenilmesini, BAE’nin mevcut %25 seviyesinden 2050 yılına kadar elektriğinin %50’sini yenilenebilir kaynaklardan elde etme hedefi olduğunu ve bu hedefi güçlendirebileceğini söylüyor. Fakat COP28’in ev sahibi olan BAE, fosil yakıtlardan üretimi sonlandırmayı değil, fosil yakıtlardan kaynaklı emisyonları azaltması gerektiğini söyleyerek tamamen çıkmaya hazır olmadığını gösteriyor.
Küresel iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini en aza indirmek, iklim değişikliği mücadelesinde gezegenimizin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için küresel çapta temiz bir enerji sisteminin sağlanması zorunludur.