Sabah uyanır uyanmaz ilk yaptığımız şey nedir? Büyük çoğunluğumuz için el uzatıp telefonu kontrol etmek, bildirimlere göz atmak ya da bir iki dakika içinde dijital dünyanın sonsuz okyanusuna dalmak sıradan bir rutin haline geldi. Artık hayatımız neredeyse tamamen ekranların içine sığdı; faturalarımızı ödüyoruz, alışveriş yapıyor, hatta dostlarımızla oralarda dertleşiyoruz. Fakat ne yazık ki sokaktaki kapkaççılar, cüzdan hırsızları yerini ellerinde klavyelerle dünyayı mesken tutan dijital avcılara bıraktı. İnternetin o sessiz ve ışıltılı koridorlarında gezinirken, görünmeyen ellerin parmaklarımızın ucundaki her şeyi çalmak için nasıl bîAman sergilediğini çoğu zaman fark edemiyoruz bile.
Bugün siber dolandırıcılık dediğimiz bela, sadece teknoloji meraklılarının ya da saf insanların başına gelen istisnai bir durum olmaktan çoktan çıktı. Adamlar öyle yöntemler geliştiriyorlar ki, duysanız "Yok artık, bu kadar da olamaz" dersiniz. Kimi zaman bankanızdan geliyormuş gibi süslü, resmi bir mesaj atıp "Hesabınızda şüpheli işlem var, hemen tıklayın" diye sizi panikletiyorlar. İnsan o anki korkuyla aklını kaybedip şifresini kendi elleriyle teslim edebiliyor. Kimi zaman da internette harika görünen, piyasa değerinin çok altında satılan ikinci el bir araba ya da ev ilanıyla karşınıza çıkıyorlar. Kapora koşturuyorsunuz, parayı gönderdiğiniz gibi o tatlı dilli satıcı birdenbire buhar olup uçuyor. Sosyal medyada sahte hesaplarla aşk tuzakları kuranlar mı dersiniz, yatırım vaadiyle insanların birikimini bir gecede sıfırlayan sahte borsa siteleri mi? Yöntemler sürekli kabuk değiştiriyor ama hepsi aynı kapıya çıkıyor: Kolay yoldan köşe dönme hayali kuran vicdansızlar, dürüst insanların alın terini saniyeler içinde çalıyor.
O yüzden bu dijital çağda hayatta kalmanın en önemli kuralı, biraz şüpheci olmak ve her gördüğümüze hemen inanmamaktır. Birisi size telefonda kendisini savcı, polis veya banka görevlisi olarak tanıtıp "Çabuk şu hesaba para atın" diyorsa, bilin ki o hat öbür ucundaki kişi asla devlet görevlisi değildir; devlet sizden telefonda para istemez. İnternette yapacağınız alışverişlerde güvenilir olmayan sitelerden uzak durmak, gelen kampanya mesajlarındaki o cazip linklere balıklama atlamamak gerekiyor. Unutmayın ki karşınızdaki ekranın arkasında kimin olduğunu asla tam olarak bilemezsiniz. Gelin, bu siber korsanlara paralarımızı, en önemlisi de huzurumuzu ve güvenimizi esir vermeyelim; dijital sokaklarda yürürken adımımızı biraz daha dikkatli, biraz daha uyanık atalım.
Unutmayalım ki dijital dünyada en güçlü şifremiz, sağduyumuz ve uyanık kalan aklımızdır.
"Aman dikkat!"