Bizler mâlumunuz toplumu oluşturan bireyleriz. Her birimiz yaşamın içerisinde bir misyon yüklendik. 
Vasıflı, vasıfsız olarak iş gücünün birer parçasıyız. 
Kimimiz beden gücü ile yapar iken;
 kimimiz de beyin gücümüz ile bu misyonu gerçekleştiriyoruz. 
 Şöyle bir baktığınız zaman  birbirinden ayrılmaz bir bütünün parçalarıyız. 
 Bütünün bir parçası olmadığı takdirde işleyiş nasıl olur bilirsiniz. İlerlemeyen, şekil almaz ve sonuca bağlanamayan bir hal olarak kalır. 
  Bu anlatmak istediğim durum da biliyorsunuz kendi içinde departmanlar vardır.  Bu departmanlarda ise bulunduğu mevki ile bir alttakini ezmeye çalışan personeller... Alttakini ezmeye çalıştığı yetmiyor gibi , aynı statüde olan bir başka çalışma arkadaşını da alt etmeye çalışıyor.  Bu konu size  tanıdık geldi değil mi?
İlla ki bulunduğunuz çalışma  yerlerinde sıkça şahit olmuşsunuzdur. Belki de maruz kalmış ya da bu bahsi geçen şahsiyetin ta kendisi de olabilirsiniz!
 Bunu küçük ya da büyük ölçekli işletmelerden tutun da büyük şirketlerde de bu durumu görebilirsiniz. 
  Burada ki amaç; bulunulan yere hizmet etmek ise bu gereksiz zarar verici rekabet neden? 
Ya da bir alttakini neden hor görür ve büyüklük taslarsınız?
  Kimseye bir kazancı olmayan davranış ile kime neyi ispatlamaya çalışırsınız?
  Toplum içerisinde, çalışma ortamlarında ki en damar durum bence bu!

  Gereksiz ego savaşları!

Statüsü ile birbirini dövmeye çalışan insanlar!

 Bunu beyin gücünüz ile, kazanımlarınız ile,  verdikleriniz ve kazandırdıklarınız  ile yapmanız verilecek en büyük cevap olur. 
Öncelikle erdeminiz ve ahlâkınız ile önde olun. 
 
 Bana bu tür savaşlara giren insanlar; her zaman boş insan olarak gelmiştir. Eksik taraflarını kapatmaya çalışan, olmayan yanlarını doldurmaya çalışan boş insanlar!

"Boş başak her zaman dik durur.  Dolu başağın ise boynu hep eğiktir!"

Bu tür insanlara baktığınız zaman; kendilerini  toplumun manen uzağında görürsünüz.

  Benim inandığım değerler arasında önce "İNSAN OLMAK!" gelir.
İnsan olmak bir giysidir.
 Mevkiniz, makamınız, statünüz ise sadece hayat standartları için ancak  gerekli bir unsur olabilir. İnsan olabilmenin erdemine sahip değilseniz üzgünüm çıplaksınız! 
  Kibir;
 iki ucu keskin bıçak gibidir. Neresinden tutarsanız en büyük zararı kendinize verirsiniz!

  Alçak gönüllü olmak ise  modası geçmeyen bir giysidir.
 Kim giyerse giysin üzerinde şahane durur.
   Haydi sen de giy ve kendine aynada  bak. 
Ne kadar yakıştığını göreceksin!

Giydin mi?

İşte şimdi mükemmelsin!