"İnsan", yaratılan canlılardan farklı olarak; düşünsel yapıya sahip, fikri ve iradesi ile diğerlerinden üstün yaratılan varlık olarak ayrılır. İnsanı insan yapan asıl husus ise erdem, vicdan ve merhamet duygularıdır. Bizler farklı coğrafyalarda yaşayan, farklı kültürlerden ve farklı inanışlardan gelerek sosyo- kültürün birer parçası olarak varlığımızı sürdürüyoruz. İnanış, yaşayış farklı olsa da bizi tek bir payda da buluşturan şey ise insan oluşumuz...

 Yaşayışa, doğaya katacaklarımız ile büyük bir sorumluluğun altında olduğumuzu bilerek ve bu bilinç ile varlığımızı sürdürmemiz gerekiyor.

İşte ekolojik sistemin bozulması, doğanın bilinçsizce ya da irade ile katledilmesi sorumluluğun tam olarak bilincinde olmadığımızı gösteren durumlar.

En basit örnek ile çevreye zarar veriyor denilerek acımasızca katledilen hayvanlar; aslında düzenli bir yapının birer parçası, ekolojik sistemin birer zinciri ve biz bunu göz ardı ediyoruz. Yok ettiğiniz canlı ise başka bir zincirin halkası...

Peki siz ne yaptınız?

Doğanın ve işleyişin tüm dengesini alt üst ettiniz. Doğa da en zararlı olan canlının bile kendi içinde faydalı olduğu hali yok edip zinciri kırdınız. Onların yaşam alanlarını ihlâl ederek katliamını sağladınız. Proje kapsamında dağlara yerleştirdiğiniz dinamitler ile daha fazla alan diyerek doldurduğunuz denizler ile doğanın yaşama zarar vermesini sağladığınız. Tüm nefsi davranışlarınız ile yaşamı katlettiniz.

  "İnsan" olmak neydi?

Zarar veren suç makinesi mi? İnsana özgü verilen değerler hiçe sayarak insani ve doğa düzenini yok etmek mi? Kimse kusura bakmasın ama doğada ki en vahşi,  en zararlı canlı bile bir insanın verdiği zarardan ve onun bu tehdidinden daha zararlı olamaz. Hayatta kalmak için avlanan hayvan; aslında kendi türünün nesli ve daha fazla üreyen başka tür canlının ise doğada eşitlenmesi için programlanmış sistemin bir parçası iken; insanoğlu bu sistemin neresinde?

 

İnsanın insanı katlettiği bir yaşamda insanın doğaya olan merhametini eleştirmek, nasıl olur bilmiyorum. Siyah beyaz, fakir zengin, statü olarak ayrıştıran insan; Toprağı havalandıran solucana ne kadar merhamet edebilir?Sırf kendi milletinden olmadığı için hunharca katleden insan; en vahşi, en canavar tabiri ile bahsedilen bir hayvandan daha vahşi değil midir? İnsan yaratılış itibari ile diğer canlılardan daha üstün yetiler ile yaratılmış bir varlık iken, bu yaratılış maalesef ki katliam ve yok ediş üzerine mi işliyor?

 

  "Ayrışım" sadece suda iyonlarına ayrılan maddeler için olsun ne olur! Ya da gazlar atmosferin katmanlarında iyonlarına ayrılsın. Ama insan, insandan değil. Doğa, doğanın içinde insan tarafından iyi-kötü diye ayırt edilmesin. Siz iyi ya da kötüyü; her şeyi  bir düzen içinde yaratandan daha iyi bilecek değilsiniz!

 

 Velhasılıkelam, insan yaratılış ve yaşama olan katkısının bilincinde, neden var olduğunun idraki ile yaşamalı. Siz kendinizden mesulsünüz, iradeniz ile koca bir yaşamdan...

Söz konusu; bir kuş, bir karınca, insan ise o önemli bir meseledir. Bir damla su, bir dal, bir kaya, bir avuç toprak, bir tohum, bir değer, bir gözyaşı ise; O büyük bir meseledir. Üzülerek ve endişe ile baktığım bu yaşamda; Mesele hakikaten büyük dostlar!

İster taş olsun ister kuş...

İster insan olsun ister aslan...

Her ne olursa olsun...

"Nefes" ise konu,

Mesele çok büyük!