Evet başlıktan da anlaşılacağı üzere konumuz gelecek ve planlarımız!
  Hayatımızı idame ettirmek adına çalışmak, birşeyler için çabalamak zorundayız bu aşikar. Daha  konforlu bir yaşam istemek hakkınız olabildiği gibi  bunun için ekstra çalışmak da yine sizin tercihiniz olacaktır.  Gelecek ve  sonrası için kaygılanmak da çok insani bir durum. Özellikle çocuklarınız var ise bütün kaygı onlar için muhakkak ki...
Onlar için en iyi imkânı oluşturmaya çalışmak,  yaşam standartlarını en üst seviyeye çıkartmak için atımlarda bulunmak; anne ve babanın belki de tek düşünebileceği şeydir. 
   Buraya kadar birçoğunuz ile hemfikir olabilirim. Ancak bütün bunları oluşturmak için harcanan zaman ve giden değerli anların hesabını hep düşünmüşümdür.  
Çocuklarınızın size ihtiyacı olduğu an da;  onlara iyi bir gelecek sunabilmek için yanlarında yoksunuz. Belki de ilklerine şahit olamadınız ya da olamayacaksınız. Anılarda yerini alması gereken anlarda o karenin içinde eksiksiniz. Çok daha fazlası için gününüzü gecenizi birbirine katıp belki  kendinizden de ödün veriyorsunuz ya da verdiniz. 
   Ve ben diyorum ki; bu kadar gayret için haklı olabilirsiniz fakat yaşam bu kadar uzun değil. 
   Fazla çalışmak ve fazla kaygı ile sadece beden ve ruh sağlığınızı bozarsınız. En güzel anları kaçırırsınız. İnanın bana; kısmetten öteye gidebileceğiniz bir sokak, bir yol yok.   Herşeyi  bir kenara bırakın yarınınızın garantisi yok. 
  Şahsen ben, geçmiş ile ilgili üzülmeyi bırakalı çok oldu. Adı üzerinde "geçmiş!"
 Keşkelerle,  acabalar ile kazanabileceğiniz bir durum da yok. Kısmet olsa idi eğer bugün "keşke" demezdiniz. Gelecek ile ilgili her anne baba gibi çocuklarımıza karşı  bizim de kaygılarımız ve sorumluluklarımız var.  Biz elimizden geleni yapıp, yüreğimizi hakka uğurluyoruz. Biliyoruz ki gereksiz kaygı ile elimizden  çok daha fazlası gelmeyecek. Tam tersi çok fazla düşünerek verimliliğimizi olumsuz yönde etkileyecek. 
  Benim çevremde ki fazla kaygılı insanlara dediğim şey şu;

"Yaşamın içinde sana sunulan kadarını yaşayacak ve kısmet olan kadarı ile yetineceksin. Bu kadarı seninle birlikte çevrendekilere de zarar verir,  bunu yapma!"

 Hakikaten de böyle!
  
 Plânları yarıda kalan, amaçlarına ulaşamayan, vaad ettikleri ile çocuklarına yetişemeyen çok fazla insan görürsünüz. 
 Ve dillerde kaçınılmaz bir ifade ile;
"Çok çalıştı, umutları ve yapacağı daha çok şey vardı!"
Sözlerini işitirsiniz.
"Peki bunca gayret ne içindi? " diye düşünürsünüz. 

  Evet, geleceğin planlarını yapıyoruz fakat ilahi plan ne ise bize onu yaşamak düşüyor. 
  Daha fazlası değil!
 O sebeple bırakın çok fazla kaygı duymayı,  gelecek için planlar yapmayı... 
Düne geçmiş dendi,  yarına ise gelecek... 

 Siz bugünün içinde var olun.
Yarını ise gece olduğunda düşünürsünüz. 

Sağlıcakla kalın efendim...