Türkiye tarihi boyunca, eğitim sisteminde birçok yenilik ve düzenlemeler getirildi. Bu düzenlemeler ile iyileştirmeler ve yenilikler hedeflendi. Her farklı dönem içerisinde uygulamalar; sistem ve yürürlükte yerini aldı. Aldı almasına lâkin ne kadar başarılı olundu ortada...
Bu işin mağduru ise kuşkusuz ki öğrencilerdi.
Her yeni düzenleme, sezonluk film gibi dönemlik oldu.
Bu süreçte ki öğrenciler zorlu bir şekilde eğitimlerini tamamlarken farklı süreçte ki öğrenciler ise dönemlerinin eğitiminde süreçleri en rahat yoldan tamamladı.
Günümüze baktığınız zaman hala bir şeylerin yolunda gitmediğini görmek mümkün.
Yani uzun lafın kısası yap boz tahtasına dönen eğitimde bir düzen tutmadı!
Anadolu liseleri, Cumhuriyet’in ilk yıllarında yabancı kolejlerin alternatifi olarak kurulmuş ve çok başarılı olmuş bir sistemdi. Günümüze baktığınız zamanda tamamen sıradanlaştığını ve sadece tabelada ibare olduğunu görüyoruz. Keza Fen liselerinde ise durum çok farklı değil. Nitelik sıfatları minimuma inmiş durumda.
Fen lisesine giden çocukların ise çektiği sıkıntılar ayrı bir konu ile uzun uzun tartışılabilir.
Neredeyse adım başı açılan imam hatip liseleri ise ayrı bir yara...
Şimdi bu sözlerimden imam hatip lisesine karşı olduğum anlaşılmasın lütfen. İsteyen elbette ki gidebilir , eğitimini orada görebilir fakat bu liselerin sayısı gittikçe artarak, eğitimde kısıtlılık arz ettiğini de görmek, bilmek lazım.
Aynı şekilde sistem; üniversitelerde dönem öğrencilerini de mağdur etmiş durumda. Kimi esnek sistemin tereyağlı ballı ekmeğini yemiş iken; düzenleme sürecinde ki bir kısım öğrenci ise sistemin oturmayan hallerinin ceremesini çekiyor.
Avrupa ve Amerika ülkelerine baktığınız zaman oturmuş ve başarılı olunan bir sistem görürsünüz.
Kişinin ne istediği, ülke yapısı, yetenek ve beceriler esas alınarak şekillenen eğitim sistemi ile ülke kalkınması bile hesaplanmıştır.
Ülkemizde eğitim maalesef ciddi anlamda sektede...
Olan çocuklara, geleceklerine, hayallerine ve ruh sağlıklarına oluyor.
Şimdi beni eleştiri bombardımanına tutacak bir kesim mutlaka olacaktır.
Onlara;
İlgili birim ve mevkilerden gelen;
"Eğitim düzenlemelerinde başarılı olamadık."
sözlerini hatırlatmak isterim.
Evet, kabul etmek de bir erdemdir. Daha iyi bir sistem için çalışılabilir olunacağını gösterir ki bu en kısa sürede halledilmesi gereken önemli bir husustur.
Gelişim için eleştiri gereklidir.
Bakın yanlış, eksik ya da olmayan bir durum var ise onu çözümlemek için; eleştirmek, fikir sunmak gerekir.
Fikir fikiri, düşünce düşünceyi doğurur.
Pekiştirme ve düzenlemeye yönelik eleştiriler ile muazzam sonuçlar alınabilir.
Kalkınmanın, yükselmenin, ilerlemenin temeli eğitimdir.
Bu da iyi bir sistem üzerine kurulmuş eğitim ile mümkündür!
Pırıl pırıl zihinleri ile pırıl pırıl bir geleceğin mimarı olan çocuklarımız;
Eğitime emanet,
Eğitim ise; geleceğe yatırım yapacak aydınlık, emin fikirlere ve güvenli ellere...
Esen kalın...