Biliyorsunuz son günlerde sokak hayvanları ile ilgili bir tasarı hazırlanmış ve bunun yasalaştırılarak yürürlüğe girmesi içinde görüşmeler yapılıyordu.  Mecliste,  milletvekillerinin katılımlarıyla gerçekleştirilen ve  sivil toplum örgütlerinin katılmasına izin verilmeyen toplantılarda 17 maddeden oluşan  tasarının, ilk 3 maddesi kabul edildi. Çıkan gerilimler nedeni ile toplantı yine mecliste yapılmak üzere  22 Temmuz pazartesi gününe ertelendi.

 Bu tasarıyı en sade hali ile  özetleyecek olursak;
"Sokak hayvanlarının herhangi bir koşula bağlı kalmaksızın, durumları  ayırt edilmeden uyutulması!" nı kapsıyor. Yasa da yer alan; sokak hayvanlarının bulundukları yerden alınarak, kısırlaştırılıp yeniden bulundukları yere bırakılmasını kapsayan durum;
Bütün sokak hayvanlarının uyutulması ile değişecek..  Kuduz gibi tedavisi olmayan ve çevreyi olumsuz etkileyecek  hastalıklar da; canlının çevreyi tehdit etmesini engellemek ve  daha fazla acı  çekmesini önlemek adına ötenazi yapılabiliyordu. Fakat hiçbir hastalığı olmayan sağlıklı hayvanların iyimser bir halmiş  gibi masum bir  ifade ile belirtilen "uyutma"  işlemi aslında bir "KATLİAM!" 

Kimse bu hali masummuş gibi gösteremez. 

EVET BU BİR KATLİAM!

 Bazı vakalarda  sokak hayvanlarının sebep olduğu durumları tabi ki göz ardı edemeyiz.  Yalnız bu durumu bütün hayvanlara mâl ederek,  vicdanlara  sığmayacak toplu hayvan ölümleriyle sonuçlanmasını da  asla tasvip edemeyiz.  
Yasa bu olmamalı!
Sizden bir kap su, bir kap yemek isteyemeyen canlıların  sonunu bu şekilde hazırlayamazsınız!
Insanlara, doğaya verdikleri zarardan bahseden zihniyet;
Sizin o canlılara verdiğiniz zarardan nasıl bahsedelim peki, konunun neresinden başlayalım? 
O kendi halinde yatan hayvanları kışkırtmak adına yaptığınız eylemlerinizin hangisini anlatalım?
Taşlanan, üzerinden kasıtlı  olarak arabaların geçirildiği, zehirlenerek öldürülen hayvanların;  topluca öldürülmesi için yasa tasarısı öyle mi...!?

Ben böyle bir insanlığı da , böyle bir yasayı da kabul etmiyorum.

 Insanların yaşam hakkı olduğu gibi; hiçbir canlının da  yaşam hakkını alamazsınız!

Düzenlemeler getirilerek, projeler kapsamında ancak onların yaşamları korunabilir.

Varlığından rahatsızlık duyduğunuz her bir canlı;  ekolojik sistemin bir parçasıdır bunu unutmayın! Sistemin bozulması ile toplum ve çevre çok daha farklı sorunlar ile karşı karşıya kalacaktır. 
Popülasyonun yok edilmesi ise  dengelerin bozulması demektir!

Hadi geçelim popülasyonu, ekolojiyi...

Hiçbir canlıyı öl-dü-re-mez-si-niz!

O nedenle çekin ellerinizi o canların üzerinden!