"KATLİAM" IN ADI, DİPLOMASİ!

GÜLŞAH ÜNSAL

20-06-2025 10:54

Gazze'de sabah, siren sesleriyle başlıyor. Bir annenin gözleri, çocuğunun yüzüne son kez bakarken doluyor. Toprağın altından çıkarılan bedenin üzerine yapışan toz, sadece betonun değil, insanlığın da çöküşünü gösteriyor. Bu coğrafyada hayat değil, ölüm kalıcı. Gökyüzünde uçan her jet, aşağıda bir ailenin hayatını parçalamaya geliyor. Ve dünya, tıpkı daha önce olduğu gibi, yalnızca izliyor.

İsrail’in yıllardır süregelen Gazze politikası artık bir savaş değil, bir yaşam biçimi haline geldi. Gazze, dünyanın en büyük açık hava hapishanesi olarak anılıyor. Fakat burada hapis olan sadece insanlar değil; umut, gelecek ve çocukluk da tutsak. Bir çocuğun gözünden kaçan bir gülümseme, havan topunun sesiyle yok oluyor. İsrail ordusunun “nokta atışı” dediği şey, çoğu zaman bir evin oturma odasında son bulan bir ailenin öyküsünü anlatıyor. Burada hedef alınan şey yalnızca bir bina değil, bir halkın bütün hafızası.

Ve İran... Gecenin bir vakti, gökyüzü birden aydınlanıyor. Ne bir savaş ilanı var ne bir uyarı. İsrail, “önleyici savunma” diyor. Oysa hedef alınan bir askeri tesis değil, bazen sadece bir üniversite, bir konut, bir doğum kliniği oluyor. İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, çoğu zaman gözle görülmeyen ama kalplerde yankı bulan başka bir savaşın parçası: Psikolojik, politik ve stratejik bir ezici üstünlük gösterisi. Sınırlar artık fiilen değil, füze menzilleriyle çiziliyor. Diplomasi ise yalnızca önceden yazılmış kınama mesajlarında varlığını sürdürüyor.

Uluslararası hukuk, devletlerin egemenlik hakkını tanır. Ancak bazı devletler, bu hakkı çiğnemeyi hak olarak görür. İsrail’in, İran topraklarına düzenlediği hava saldırıları; bölgesel dengeyi değil, bölgesel kaosu korumaya yöneliktir. Bir ülkenin egemenliğini yok saymak, uluslararası hukuku yok saymaktır. Ve İran’da ölen her sivil, sadece bir sayıya indirgenirse, bu yalnızca insanlığın değil, adaletin de ölümüdür.

İsrail'in gerekçesi hep aynıdır: güvenlik. Ancak Gazze'de hedef alınan bir okulun enkazından çıkarılan oyuncak ayının kime ne tehdit oluşturduğu sorusu hâlâ yanıtsızdır. İran’da gece yarısı vurulan üniversite kampüsünde, bilgisayar başında tez yazan bir öğrencinin hangi füzeyi ateşlediğini kimse bilmez. Çünkü bu savaşların gerçek nedeni, korkulan bir saldırı değil; istenmeyen bir varoluştur. Filistinli’nin yaşama hakkı, İranlı’nın bağımsızlığı, çoğu zaman siyasi planlara uymayan birer fazlalık olarak görülür.

Ama mesele yalnızca İsrail değil. Asıl mesele, sessiz kalan dünya. BM Genel Kurulu’nun her yıl yaptığı oylamalar, yalnızca kâğıt üstünde birer vicdan aldatmacası. Gazze bombalanırken “endişeliyiz” diyen diplomatik cümleler, bir çocuğun üzerine düşen moloz kadar ağır değildir. İran’a füze yağarken küresel güçlerin sessizliği, aslında suç ortaklığıdır. Sessizlik, çoğu zaman en keskin silahtır.

Peki ya biz? Bu satırları okuyanlar? Biz de sessiz kalırsak, farkımız ne olur? Bugün İran’da ölen bir baba, Gazze’de parçalanan bir anne ya da enkaz altında duran bir bebek, sadece istatistik değil, bir çığlıktır. Bu çığlık, kulaklarımızda değil, yüreklerimizde yankılanmalı. Çünkü eğer görmezden gelirsek; 
Bu insanlığın,  vicdanın ve adaletin bitişi olur.
 
Bu çağ, her şeyin unutulduğu ama hiçbir şeyin çözülmediği bir çağ.  Gazze ve İran’da insanlar sadece bombalarla değil, unutulmuşlukla da öldürülüyor. Ve unutulmak, bazen ölmekten de beterdir.
 Adı siyaset olmayan, adı askeri savaş olmayan bir nevi katliamları tarih boyunca gördük, izledik ve okuduk! Erkeklerin, çocuklarının gözleri önünde  toplanıp, kurşuna dizilerek katledilmesi bir savaştan çok daha fazlası...
   Srebrenitsa, Doğu Türkistan, Gazze, Suriye, İran; bir savaş değil diplomasi adı altında soykırımla karşı karşıya kaldı.
...

  Bu bir savaş  değil, insanlığın çöküşüdür.
Ve sessiz kalan herkes, o çöküşün enkazında bir taştır.

DİĞER YAZILARI DÜNÜN İNANCINDAN YARININ ZAFERİNE! 01-01-1970 03:00 YENİDEN O ZİRVEYE! 01-01-1970 03:00 RAHMETİN GÖLGESİNDEN DÜNYA TELÂŞINA 01-01-1970 03:00 REHAVET VE FELAKET ARASINDA MAYIS! 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİN SONSUZ EMANETİ! 01-01-1970 03:00 Ezber Bozan 3 Mayıs 01-01-1970 03:00 SESSİZLİĞİN BEDELİ 01-01-1970 03:00 OKULLARDA Kİ KAN İZLERİ! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT Mİ? 01-01-1970 03:00 Bozkırın Vicdanı: Muhsin Yazıcıoğlu 01-01-1970 03:00 RAMAZAN’IN RUHUMUZDA BIRAKTIĞI ASİL MİRAS 01-01-1970 03:00 ARŞİVLER ÖKSÜZ, SOKAKLAR CAHİL KALDI! 01-01-1970 03:00 ALEVLER YÜKSELİYOR, GERİLİM ARTTI! 01-01-1970 03:00 SENİN Kİ KAÇ "NET" ? 01-01-1970 03:00 HAKLI OLMA HASTALIĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEK ZOR AMA UMUT VAR! 01-01-1970 03:00 ESİRİ OLDUK! 01-01-1970 03:00 “UĞUR' LAR ÖLMEZ!” 01-01-1970 03:00 O ÇOCUK DEĞİL BİR CANİ!  01-01-1970 03:00 ASLOLAN İNSAN! 01-01-1970 03:00 TAKVİM DEĞİŞTİ 01-01-1970 03:00 DİLİMİZ AĞIR YARALI 01-01-1970 03:00 YORMADAN, YOKUŞ OLMADAN! 01-01-1970 03:00 GÜNLÜK HAYATIN GİZLİ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE 2025  01-01-1970 03:00 KADINLAR ÖLMESİN! 01-01-1970 03:00 YA İÇİNDE KALIRSA? 01-01-1970 03:00 HERŞEY SESSİZLİKTE GİZLİ! 01-01-1970 03:00 KÜLLER ARASINDA KALAN  "DOĞU TÜRKİSTAN " 01-01-1970 03:00 KÖMÜRDEN GÜNEŞE TÜRKİYE! 01-01-1970 03:00 İNSANLIĞIN SUSTURULAN VİCDANI 01-01-1970 03:00 KALBİNLE GÖRMEYI DENEDİN MI? 01-01-1970 03:00 HERKESE AYNI OLAN DEĞİL, HERKESE HAKKI OLAN...! 01-01-1970 03:00 SEYİR HALİNDE ÇÖKÜŞ: HABERLERDEN DİZİLERE TOPLUMSAL EROZYON! 01-01-1970 03:00 12 EYLÜL 1980: UNUTULMAYAN DARBENİN GÖLGESİNDE TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN BİTMEYEN GÜNDEM MARATONU 01-01-1970 03:00 SESSİZ MİSAFİR, ÖLÜM! 01-01-1970 03:00 TEKNOLOJİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 SAHNE, SENİN! 01-01-1970 03:00 TOPRAĞA DÜŞEN, SADECE BİR KIVILCIM MI? 01-01-1970 03:00 HAYATA UYANIŞ! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 CİĞERLERİMİZ YANIYOR! 01-01-1970 03:00 DÜNYA ÇOK YORULDU, SIRA BİZDE! 01-01-1970 03:00 TELEFONLAR TİTREŞİMDE, İNSANLAR SESSİZDE... 01-01-1970 03:00 POZİTİF OLALIM DERKEN HAFİFTEN GİDİYORUZ!  01-01-1970 03:00 UMUT: YAŞAMIN EN SESSİZ AMA EN GÜÇLÜ FISILTISI 01-01-1970 03:00 VAY MEMLEKETİMİN HALİ! 01-01-1970 03:00 DAHA KAÇ KADIN ÖLMELİ? 01-01-1970 03:00 MESELE BÜYÜK! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRET, ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 GÜVENDİĞİMİZ ADALETE NE OLDU? 01-01-1970 03:00 İŞTE GELDİN, İŞTE GİDİYORSUN! 01-01-1970 03:00 NE ANLATABİLİRİM? 01-01-1970 03:00 DUVARLARIN ARDINDA BİR YAŞAM! 01-01-1970 03:00 MEKATRONİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 HAK YEMEK, ORUCU BOZAR MI? 01-01-1970 03:00 EL EL ÜSTÜNDE KİMİN ELİ VAR? 01-01-1970 03:00 HIRSIZLIK,  VİCDANSIZLIK ALTINDA ÖLÜYORUZ! 01-01-1970 03:00 ACININ ADRESİ BOLU!   01-01-1970 03:00 NE YAZSAM? 01-01-1970 03:00 GÜLE GÜLE HARCA! 01-01-1970 03:00 SON TAKVİM YAPRAĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE PLAN MI YAPIYORSUNUZ?   01-01-1970 03:00 EGO SAVAŞLARI! 01-01-1970 03:00 KİRLENDİ Mİ DÜNYA? 01-01-1970 03:00 ÇARE KENDİNİZSİNİZ! 01-01-1970 03:00 SIĞAR MI BİR GÜNE…? SÖYLEYİN… 01-01-1970 03:00 EĞİTİM DE YANLIŞ OLAN NE? 01-01-1970 03:00 SAĞLIĞIN YERİNDE Mİ? 01-01-1970 03:00 MİNİ MİNİ BİRLER! 01-01-1970 03:00 SANAT İLE İLGİLENİYOR MUYDUN? 01-01-1970 03:00 FARKINDA MISIN! 01-01-1970 03:00 SEN Mİ BAŞARACAKSIN, BİZ Mİ? 01-01-1970 03:00 YAZIK ETMEYİN! 01-01-1970 03:00 SAHİ NEREDELER? 01-01-1970 03:00 ÜRETEN TÜRKİYE 'DEN, İTHAL EDEN BİR TÜRKİYE'YE... 01-01-1970 03:00 SANDIĞININ AKSİNE ZARAR VERİYOR! 01-01-1970 03:00 İNSAN ZORBALIĞI VE YİTİP GİDEN VİCDANLAR! 01-01-1970 03:00 NEYE GÖRE KİME GÖRE İSPAT? 01-01-1970 03:00 BU BİR KATLİAM! 01-01-1970 03:00 KENDİMİZE SESLENİŞ! 01-01-1970 03:00 HAYATIN RENGİ!  01-01-1970 03:00 ZOR OLAN NE? 01-01-1970 03:00 VİCDANIN VE FIKIH NE DİYOR? 01-01-1970 03:00 ENGEL SİZİN BEYNİNİZDE! 01-01-1970 03:00 SUSMA! 01-01-1970 03:00 KEMERLERİ SIKIN! 01-01-1970 03:00 SENİN SEÇİMİN NE?  01-01-1970 03:00 ANLATAMIYORSAN! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT! 01-01-1970 03:00 SEN HARİKASIN! 01-01-1970 03:00 DOLANDIRICILARA DİKKAT! 01-01-1970 03:00 TAHAMMÜLSÜZLÜK HAD SAFHADA! 01-01-1970 03:00 BEN BU DEVRİ SEVEMEDİM! 01-01-1970 03:00