CİĞERLERİMİZ YANIYOR!

GÜLŞAH ÜNSAL

04-07-2025 10:28

Bazen televizyonu açınca duyduğum ilk cümleyle kapanıyor içimdeki bütün umut: "Falanca yerde  orman yangını çıktı." Ve sonra klasikler… “Rüzgarın etkisiyle yayıldı”, “Ekipler müdahale ediyor”, “Yerleşim yerlerini tehdit ediyor”, “Sebebi araştırılıyor.” Sanki ilk defa oluyormuş gibi, sanki biz bu filmi geçen yaz, ondan önceki yaz ve ondan da önceki yaz izlememişiz gibi...

 

Akıla gelen sorular hemen sıralanıveriyor.

Kamp yapanlar mı sebep oldu?,  mangal ateşinden  mi yangın çıktı,  atık çöplerden mi?, birisi yanan sigara izmaritini mi söndürmeden attı?

 

Diğer  yandan da içimizde ki o sesi durduramıyoruz!

 Yoksa  birileri  bilerek mi  yaktı?  Çünkü artık sadece ağaçlar değil, aklımız da yanıyor.

 Bu kadar tesadüfler zinciri, fazla değil mi? güzel kardeşim. Yangın hep rüzgar varken çıkıyor, hep en zengin ormanlar, en bakir koylar, hep “potansiyel turizm cenneti” yerler. Orman değil sanki arsa kokusu geliyor dumanla beraber.

 

Hani bir laf var ya, "ateş düştüğü yeri yakar" diye… Vallahi yalan! Ateş artık hepimizi yakıyor. Kimi televizyonda haberi izlerken sessizce ağlıyor, kimi yangın bölgesine gidip kürek sallıyor, kimi de sosyal medyada “bu işte bir bit yeniği var” diye yazıyor. Herkes bir şey yapıyor da, birileri hâlâ hiçbir şey olmamış gibi çay içmeye devam ediyor.

 

Ben anlamıyorum…

 Ağaç yandığında içi sızlamayan insandan ne bekleyebiliriz ki? Koskoca ormanlar, içinde binbir canlıyla cayır cayır yanıyor, üstüne bir de helikopter yok, uçak yok, "gece görüşü yok" deniyor.  Bizim aklımız mı yok acaba? diye düşünüyorum. Gece görüşü olan uçak  almak mı zor? Ama iş ne zaman başka ülkelere yardım göndermeye gelse, uçaklar da hazır, para da...

 

Hele ki yanan; bizim cigerlerimiz, zenginliğimiz,  yüzlerce  tür canlıya  yuva olan ormanlarımız!

Yanan  sadece birkaç  ağaç değil,  geleceğimiz!

 

Neye üzüleceğimi bilemedim inanın...

Alevlerden kaçamayarak kül olan canlılar, feryat figan çaresizce koşuşturan insanlar,  onlarca yıl büyüdükten sonra ancak gölge verecek asırlık  ağaçlar...

 

Gördüğümüz görüntüler...

 Yanarak kıvrılıp o şekilde kalan kirpi hâlâ  gözümün önünde...

Birisi çıkıp "bir kirpinin canı ne ki?" dese, cevabım hazır:

" Sen o kirpiden daha az can taşıyorsun!'

 

Bir ağaç , bir kaza deniyor ya hani; Her yangının çıktığı bölge,

bir sene sonra nasıl oluyorsa bir projeyle, bir inşaat ile, bir tabela asmayla "yeniden doğuyor" sanki...

Yeniden orman doğmuyor ama "villalar doğuyor". "Gelişen Türkiye" diyorlar adına. Ben o gelişimi kabul etmiyorum. Doğa yandığında, biz gelişemeyiz. Betonun yükseldiği yerde, betonun dibinde  gölge bulursunuz  ama o betonlar nefes olmaz, nefesinizi  keser.

 

İşin tuhafı, her yaz bu haberlere alışmış gibiyiz. Sanki bu da yazın bir parçası olmuş gibi...Deniz, güneş ve  yangın… Bir yerde hava 40 derece oldu mu

"her an yanar buralar" demeye başladık. Yani artık doğa değil, biz yangını bekliyoruz. İnanılır gibi değil.

 

Ve sonra birileri çıkıyor, "İnsan faktörü olabilir" diyor. Ya iyi de bu “insan” kim? Neden isim yok, neden ceza yok? Neden yakalanan yok? Neden caydırıcılık sıfır? Düşünsenize,  ormanı yakan bir insan, belki bir sene bile ceza almadan elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor. O da biliyor zaten, bir şey olmayacağını. Ormanı yakan değil, çöpe sigara atan bile adam akıllı cezalandırılsa, bak bakalım bir daha kim elinde çakmakla geziyor?

 

Yanan sadece ağaç değil. Yanan kuşun yuvası, sincabın karnı, toprağın hafızası. Ama en çok da biz yanıyoruz. Her yangından sonra biraz daha utanıyoruz, biraz daha umutsuz oluyoruz. Çünkü kanıksadık her sene eş zamanlı  birkaç yerde aynı anda çıkan  yangınları...

 "Seneye yine olacak mı?" sorusu  ile canlılığını devam ettiren kalan doğa için endişe ediyoruz.

 

Ama artık  bu böyle gidemez. Gitmemeli!

   Araştırılmalı,  sorgulanmalı ve yargılanmalı...

 Çünkü doğa bizim, bu ülke bizim, orman bizim. Ve hiçbir çıkar, hiçbir rant, hiçbir proje; bir ağacın gölgesi kadar kıymetli değil, olamaz da...

 

Yandıkça susan değil, yandıkça bağıran olalım artık.

 

Elinizde ki  çay ile haber seyrederken; o kıvılcımın ateşini kendi evinizde  hissedin olur mu?

 

Belki o acıyı yüreğinizde daha derinden hissedersiniz.  Mevzunun sadece birkaç ağaç olmadığını anlar, can ile imtihanın ne demek olduğunun idrakine varırsınız!

 

O sadece ağaç değil.  Toprağa örtü, canlıya ev, ciğerlerimize nefes;

 

Size sorsalar:

"Hayatınızdan vazgeçer  misiniz?" diye...

 

Kısacası "HAYAT" demek.

DİĞER YAZILARI DÜNÜN İNANCINDAN YARININ ZAFERİNE! 01-01-1970 03:00 YENİDEN O ZİRVEYE! 01-01-1970 03:00 RAHMETİN GÖLGESİNDEN DÜNYA TELÂŞINA 01-01-1970 03:00 REHAVET VE FELAKET ARASINDA MAYIS! 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİN SONSUZ EMANETİ! 01-01-1970 03:00 Ezber Bozan 3 Mayıs 01-01-1970 03:00 SESSİZLİĞİN BEDELİ 01-01-1970 03:00 OKULLARDA Kİ KAN İZLERİ! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT Mİ? 01-01-1970 03:00 Bozkırın Vicdanı: Muhsin Yazıcıoğlu 01-01-1970 03:00 RAMAZAN’IN RUHUMUZDA BIRAKTIĞI ASİL MİRAS 01-01-1970 03:00 ARŞİVLER ÖKSÜZ, SOKAKLAR CAHİL KALDI! 01-01-1970 03:00 ALEVLER YÜKSELİYOR, GERİLİM ARTTI! 01-01-1970 03:00 SENİN Kİ KAÇ "NET" ? 01-01-1970 03:00 HAKLI OLMA HASTALIĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEK ZOR AMA UMUT VAR! 01-01-1970 03:00 ESİRİ OLDUK! 01-01-1970 03:00 “UĞUR' LAR ÖLMEZ!” 01-01-1970 03:00 O ÇOCUK DEĞİL BİR CANİ!  01-01-1970 03:00 ASLOLAN İNSAN! 01-01-1970 03:00 TAKVİM DEĞİŞTİ 01-01-1970 03:00 DİLİMİZ AĞIR YARALI 01-01-1970 03:00 YORMADAN, YOKUŞ OLMADAN! 01-01-1970 03:00 GÜNLÜK HAYATIN GİZLİ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE 2025  01-01-1970 03:00 KADINLAR ÖLMESİN! 01-01-1970 03:00 YA İÇİNDE KALIRSA? 01-01-1970 03:00 HERŞEY SESSİZLİKTE GİZLİ! 01-01-1970 03:00 KÜLLER ARASINDA KALAN  "DOĞU TÜRKİSTAN " 01-01-1970 03:00 KÖMÜRDEN GÜNEŞE TÜRKİYE! 01-01-1970 03:00 İNSANLIĞIN SUSTURULAN VİCDANI 01-01-1970 03:00 KALBİNLE GÖRMEYI DENEDİN MI? 01-01-1970 03:00 HERKESE AYNI OLAN DEĞİL, HERKESE HAKKI OLAN...! 01-01-1970 03:00 SEYİR HALİNDE ÇÖKÜŞ: HABERLERDEN DİZİLERE TOPLUMSAL EROZYON! 01-01-1970 03:00 12 EYLÜL 1980: UNUTULMAYAN DARBENİN GÖLGESİNDE TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN BİTMEYEN GÜNDEM MARATONU 01-01-1970 03:00 SESSİZ MİSAFİR, ÖLÜM! 01-01-1970 03:00 TEKNOLOJİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 SAHNE, SENİN! 01-01-1970 03:00 TOPRAĞA DÜŞEN, SADECE BİR KIVILCIM MI? 01-01-1970 03:00 HAYATA UYANIŞ! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 DÜNYA ÇOK YORULDU, SIRA BİZDE! 01-01-1970 03:00 "KATLİAM" IN ADI, DİPLOMASİ! 01-01-1970 03:00 TELEFONLAR TİTREŞİMDE, İNSANLAR SESSİZDE... 01-01-1970 03:00 POZİTİF OLALIM DERKEN HAFİFTEN GİDİYORUZ!  01-01-1970 03:00 UMUT: YAŞAMIN EN SESSİZ AMA EN GÜÇLÜ FISILTISI 01-01-1970 03:00 VAY MEMLEKETİMİN HALİ! 01-01-1970 03:00 DAHA KAÇ KADIN ÖLMELİ? 01-01-1970 03:00 MESELE BÜYÜK! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRET, ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 GÜVENDİĞİMİZ ADALETE NE OLDU? 01-01-1970 03:00 İŞTE GELDİN, İŞTE GİDİYORSUN! 01-01-1970 03:00 NE ANLATABİLİRİM? 01-01-1970 03:00 DUVARLARIN ARDINDA BİR YAŞAM! 01-01-1970 03:00 MEKATRONİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 HAK YEMEK, ORUCU BOZAR MI? 01-01-1970 03:00 EL EL ÜSTÜNDE KİMİN ELİ VAR? 01-01-1970 03:00 HIRSIZLIK,  VİCDANSIZLIK ALTINDA ÖLÜYORUZ! 01-01-1970 03:00 ACININ ADRESİ BOLU!   01-01-1970 03:00 NE YAZSAM? 01-01-1970 03:00 GÜLE GÜLE HARCA! 01-01-1970 03:00 SON TAKVİM YAPRAĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE PLAN MI YAPIYORSUNUZ?   01-01-1970 03:00 EGO SAVAŞLARI! 01-01-1970 03:00 KİRLENDİ Mİ DÜNYA? 01-01-1970 03:00 ÇARE KENDİNİZSİNİZ! 01-01-1970 03:00 SIĞAR MI BİR GÜNE…? SÖYLEYİN… 01-01-1970 03:00 EĞİTİM DE YANLIŞ OLAN NE? 01-01-1970 03:00 SAĞLIĞIN YERİNDE Mİ? 01-01-1970 03:00 MİNİ MİNİ BİRLER! 01-01-1970 03:00 SANAT İLE İLGİLENİYOR MUYDUN? 01-01-1970 03:00 FARKINDA MISIN! 01-01-1970 03:00 SEN Mİ BAŞARACAKSIN, BİZ Mİ? 01-01-1970 03:00 YAZIK ETMEYİN! 01-01-1970 03:00 SAHİ NEREDELER? 01-01-1970 03:00 ÜRETEN TÜRKİYE 'DEN, İTHAL EDEN BİR TÜRKİYE'YE... 01-01-1970 03:00 SANDIĞININ AKSİNE ZARAR VERİYOR! 01-01-1970 03:00 İNSAN ZORBALIĞI VE YİTİP GİDEN VİCDANLAR! 01-01-1970 03:00 NEYE GÖRE KİME GÖRE İSPAT? 01-01-1970 03:00 BU BİR KATLİAM! 01-01-1970 03:00 KENDİMİZE SESLENİŞ! 01-01-1970 03:00 HAYATIN RENGİ!  01-01-1970 03:00 ZOR OLAN NE? 01-01-1970 03:00 VİCDANIN VE FIKIH NE DİYOR? 01-01-1970 03:00 ENGEL SİZİN BEYNİNİZDE! 01-01-1970 03:00 SUSMA! 01-01-1970 03:00 KEMERLERİ SIKIN! 01-01-1970 03:00 SENİN SEÇİMİN NE?  01-01-1970 03:00 ANLATAMIYORSAN! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT! 01-01-1970 03:00 SEN HARİKASIN! 01-01-1970 03:00 DOLANDIRICILARA DİKKAT! 01-01-1970 03:00 TAHAMMÜLSÜZLÜK HAD SAFHADA! 01-01-1970 03:00 BEN BU DEVRİ SEVEMEDİM! 01-01-1970 03:00