YA İÇİNDE KALIRSA?

GÜLŞAH ÜNSAL

07-11-2025 10:39

Hepimizin içinde bir yerlerde "Aslında istiyorum ama…"

diye başlayan cümleler vardır. Kimi yeni bir dil öğrenmek ister, kimi şehir değiştirmek ister, kimi sevdiği insana içini dökmek ister ama hep bir zaman, hep bir şart ve  bir uygunluk bekler. Sonra günler ay olur, aylar yıl olur ve biz fark etmeden o istekler içimizde birikmiş bir ağırlığa dönüşür. Bu ağırlık öyle sessiz bir şeydir ki, kimse görmez ama insanın omuzlarında gittikçe ağırlaşan taş gibidir. Hani bazen durduk yere içimizin sıkılması vardır  ya, çoğu zaman ne olduğunu farketmesek de  sebebi budur: Yapmak isteyip yapmadıklarımız, söylemek isteyip sustuklarımız, hayatımızın bir köşesinde beklettiğimiz biz.

 

Ölüm döşeğinde insanların en çok neye üzüldüğünü araştıran Bronnie Ware diye bir hemşire var. Yıllarca yoğun bakımda çalışmış ve hastalarla konuşmuş. Kitabında en çok duyduğu pişmanlığın "Keşke kendi istediğim hayatı yaşama cesareti gösterseydim" olduğunu yazıyor. Yani insanlar en çok “yapamadıklarına” ağlıyor,

"yanlış yaptığına" değil. Bu bana her zaman çok çarpıcı gelmiştir.  Çünkü günlük hayatta hep şöyle düşünürüz:

"Ya rezil olursam?",

 "Ya olmazsa?", "Ya insanlar ne der?" Ama yıllar sonra dönüp baktığımızda hiçbiri önemli kalmıyor. Geriye bir tek "acaba" kalıyor.

Acaba...

 

Aslında büyük işler için özel bir zamana falan gerek yok. Hep sanıyoruz ki doğru ruh halini beklersek başlayacağız. Kendimizi iyi hissetmediğimiz  ve o motive gücünü kendimizde  bulamadığımız, kalbimizin bize oynadığı oyun neticesinde ki o ruh halimiz...

Bilim bile diyor ki motivasyon önce gelmiyor, adım attıkça geliyor. Stanford’dan sinirbilimciler beynin dopamin sistemini incelediğinde şu sonuca varıyorlar:

 İnsan bir işe küçük de olsa başladığında beyin bir ödül hissi üretmeye başlıyor ve bu his insanı daha da ileriye  sürüklüyor. Yani "heves gelince yapacağım" diye beklediğimiz şey tam tersine işliyor;

yapınca heves geliyor.

 O ilk adımı atmayınca hiçbir şey değişmiyor ve akılda olan şeyler ise hep erteleniyor.

 

Einstein'ı bilmeyenimiz yoktur herhalde?

 Matematik ve fizik dallarındaki çalışmalarıyla ün salmış, özel genel görelilik teorilerini geliştirme çalışmalarıyla Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülmüş, hani dil çıkarttığı meşhur bir de portresi  olan  ünlü   fizikçi.

Albert Einstein  bile uzun yıllar  bir patent ofisinde sıradan bir memur olarak çalışmıştı. Teorisini bir gecede yazmadı, kimse ona

"sen yaparsın" demedi. Çoğu zaman tek destekçisi yine kendisi oldu. Hep aklında dönen düşünceyi kendince destekledi.

 "Belki saçma gelir ama denemeden bilemem."

 

Biz ise çoğu zaman aklımızdaki fikri, daha başlamadan derinliklere gömüyoruz, kendimize şans bile tanımıyoruz.

 

Hayat aslında büyük değişimlerle değil, küçücük cesaretlerle yön değiştiriyor. Bir gün beş dakika gitar çalmak, her sabah iki sayfa kitap okumak, birine içindekini bir cümle ile söylemek…

Bunlar dışarıdan küçük görünür belki ama insanın iç sesini güçlendirir. Çünkü insan, ne yaptığıyla değil, neyi yapmaya cesaret ettiğiyle büyür. Erteledikçe korku, endişe büyüyor, başladıkça ise  küçülüyor.

 

Ve günün sonunda herkes kendi kendine şu soruyla kalıyor: "Ben gerçekten istediğim hayatı yaşadım mı?" Bu soruya "Evet" diyebilmek için devasa  başarılar gerekmez, kimseye kanıtlamak zorunda  olduğunuz bir durum da yok. Yeter ki içinizden geçen o sesi susturup bir kenara koymayın. Çünkü o ses, sizin  gerçek hayatınızın işaretidir. Bugün küçücük de olsa bir adım atarsanız, yarın "keşke" yerine "iyi ki"  dersiniz.

Hayat uzun gibi görünür ama aslında insanın içinde birikenler çok çabuk yaşlanır. O yüzden içinizdekileri  ölüme bırakmayın. Şimdi, bugün, burada, bir yerden başlayın.

 

"Keşke"ler saracağına dilinizi,

 "İyi ki"ler sarsın!

 

DİĞER YAZILARI DÜNÜN İNANCINDAN YARININ ZAFERİNE! 01-01-1970 03:00 YENİDEN O ZİRVEYE! 01-01-1970 03:00 RAHMETİN GÖLGESİNDEN DÜNYA TELÂŞINA 01-01-1970 03:00 REHAVET VE FELAKET ARASINDA MAYIS! 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİN SONSUZ EMANETİ! 01-01-1970 03:00 Ezber Bozan 3 Mayıs 01-01-1970 03:00 SESSİZLİĞİN BEDELİ 01-01-1970 03:00 OKULLARDA Kİ KAN İZLERİ! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT Mİ? 01-01-1970 03:00 Bozkırın Vicdanı: Muhsin Yazıcıoğlu 01-01-1970 03:00 RAMAZAN’IN RUHUMUZDA BIRAKTIĞI ASİL MİRAS 01-01-1970 03:00 ARŞİVLER ÖKSÜZ, SOKAKLAR CAHİL KALDI! 01-01-1970 03:00 ALEVLER YÜKSELİYOR, GERİLİM ARTTI! 01-01-1970 03:00 SENİN Kİ KAÇ "NET" ? 01-01-1970 03:00 HAKLI OLMA HASTALIĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEK ZOR AMA UMUT VAR! 01-01-1970 03:00 ESİRİ OLDUK! 01-01-1970 03:00 “UĞUR' LAR ÖLMEZ!” 01-01-1970 03:00 O ÇOCUK DEĞİL BİR CANİ!  01-01-1970 03:00 ASLOLAN İNSAN! 01-01-1970 03:00 TAKVİM DEĞİŞTİ 01-01-1970 03:00 DİLİMİZ AĞIR YARALI 01-01-1970 03:00 YORMADAN, YOKUŞ OLMADAN! 01-01-1970 03:00 GÜNLÜK HAYATIN GİZLİ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE 2025  01-01-1970 03:00 KADINLAR ÖLMESİN! 01-01-1970 03:00 HERŞEY SESSİZLİKTE GİZLİ! 01-01-1970 03:00 KÜLLER ARASINDA KALAN  "DOĞU TÜRKİSTAN " 01-01-1970 03:00 KÖMÜRDEN GÜNEŞE TÜRKİYE! 01-01-1970 03:00 İNSANLIĞIN SUSTURULAN VİCDANI 01-01-1970 03:00 KALBİNLE GÖRMEYI DENEDİN MI? 01-01-1970 03:00 HERKESE AYNI OLAN DEĞİL, HERKESE HAKKI OLAN...! 01-01-1970 03:00 SEYİR HALİNDE ÇÖKÜŞ: HABERLERDEN DİZİLERE TOPLUMSAL EROZYON! 01-01-1970 03:00 12 EYLÜL 1980: UNUTULMAYAN DARBENİN GÖLGESİNDE TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN BİTMEYEN GÜNDEM MARATONU 01-01-1970 03:00 SESSİZ MİSAFİR, ÖLÜM! 01-01-1970 03:00 TEKNOLOJİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 SAHNE, SENİN! 01-01-1970 03:00 TOPRAĞA DÜŞEN, SADECE BİR KIVILCIM MI? 01-01-1970 03:00 HAYATA UYANIŞ! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 CİĞERLERİMİZ YANIYOR! 01-01-1970 03:00 DÜNYA ÇOK YORULDU, SIRA BİZDE! 01-01-1970 03:00 "KATLİAM" IN ADI, DİPLOMASİ! 01-01-1970 03:00 TELEFONLAR TİTREŞİMDE, İNSANLAR SESSİZDE... 01-01-1970 03:00 POZİTİF OLALIM DERKEN HAFİFTEN GİDİYORUZ!  01-01-1970 03:00 UMUT: YAŞAMIN EN SESSİZ AMA EN GÜÇLÜ FISILTISI 01-01-1970 03:00 VAY MEMLEKETİMİN HALİ! 01-01-1970 03:00 DAHA KAÇ KADIN ÖLMELİ? 01-01-1970 03:00 MESELE BÜYÜK! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRET, ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 GÜVENDİĞİMİZ ADALETE NE OLDU? 01-01-1970 03:00 İŞTE GELDİN, İŞTE GİDİYORSUN! 01-01-1970 03:00 NE ANLATABİLİRİM? 01-01-1970 03:00 DUVARLARIN ARDINDA BİR YAŞAM! 01-01-1970 03:00 MEKATRONİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 HAK YEMEK, ORUCU BOZAR MI? 01-01-1970 03:00 EL EL ÜSTÜNDE KİMİN ELİ VAR? 01-01-1970 03:00 HIRSIZLIK,  VİCDANSIZLIK ALTINDA ÖLÜYORUZ! 01-01-1970 03:00 ACININ ADRESİ BOLU!   01-01-1970 03:00 NE YAZSAM? 01-01-1970 03:00 GÜLE GÜLE HARCA! 01-01-1970 03:00 SON TAKVİM YAPRAĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE PLAN MI YAPIYORSUNUZ?   01-01-1970 03:00 EGO SAVAŞLARI! 01-01-1970 03:00 KİRLENDİ Mİ DÜNYA? 01-01-1970 03:00 ÇARE KENDİNİZSİNİZ! 01-01-1970 03:00 SIĞAR MI BİR GÜNE…? SÖYLEYİN… 01-01-1970 03:00 EĞİTİM DE YANLIŞ OLAN NE? 01-01-1970 03:00 SAĞLIĞIN YERİNDE Mİ? 01-01-1970 03:00 MİNİ MİNİ BİRLER! 01-01-1970 03:00 SANAT İLE İLGİLENİYOR MUYDUN? 01-01-1970 03:00 FARKINDA MISIN! 01-01-1970 03:00 SEN Mİ BAŞARACAKSIN, BİZ Mİ? 01-01-1970 03:00 YAZIK ETMEYİN! 01-01-1970 03:00 SAHİ NEREDELER? 01-01-1970 03:00 ÜRETEN TÜRKİYE 'DEN, İTHAL EDEN BİR TÜRKİYE'YE... 01-01-1970 03:00 SANDIĞININ AKSİNE ZARAR VERİYOR! 01-01-1970 03:00 İNSAN ZORBALIĞI VE YİTİP GİDEN VİCDANLAR! 01-01-1970 03:00 NEYE GÖRE KİME GÖRE İSPAT? 01-01-1970 03:00 BU BİR KATLİAM! 01-01-1970 03:00 KENDİMİZE SESLENİŞ! 01-01-1970 03:00 HAYATIN RENGİ!  01-01-1970 03:00 ZOR OLAN NE? 01-01-1970 03:00 VİCDANIN VE FIKIH NE DİYOR? 01-01-1970 03:00 ENGEL SİZİN BEYNİNİZDE! 01-01-1970 03:00 SUSMA! 01-01-1970 03:00 KEMERLERİ SIKIN! 01-01-1970 03:00 SENİN SEÇİMİN NE?  01-01-1970 03:00 ANLATAMIYORSAN! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT! 01-01-1970 03:00 SEN HARİKASIN! 01-01-1970 03:00 DOLANDIRICILARA DİKKAT! 01-01-1970 03:00 TAHAMMÜLSÜZLÜK HAD SAFHADA! 01-01-1970 03:00 BEN BU DEVRİ SEVEMEDİM! 01-01-1970 03:00