RAMAZAN’IN RUHUMUZDA BIRAKTIĞI ASİL MİRAS

GÜLŞAH ÜNSAL

22-03-2026 12:06

Gönül soframızın en seçkin, en nazlı ve en bereketli misafirini, ardında derin bir sükûnet ve arınmışlık hissi bırakarak uğurladık; şimdi içimizde o yoğun manevi mesainin verdiği tatlı bir yorgunluk ile ruhun en kuytu köşelerine kadar sirayet eden o eşsiz huzur bir arada yaşıyor. Otuz gün boyunca sadece bedenimizi aç bırakmadık. Aslında hayata bakış açımızı, dilimizden dökülen kelimeleri ve en önemlisi kalbimizden geçen niyetleri adeta bir sarraf titizliğiyle yeniden terbiye etmeye çalıştık. Ramazan takvimden çıkıp gitmiş olabilir ama asıl büyük hikâye, asıl büyük imtihan şimdi başlıyor; çünkü mühim olan o manevi huzuru, o iklimin serinliğini, sahurun o sessiz ve vakur bereketini, iftarın bekleyişindeki o naif sabrı, hayatımızın geri kalanına bir pusula gibi, hiç kaybolmayan bir yön levhası gibi yerleştirebilmekte gizli.

​Bu kutlu ayın bize bıraktığı en büyük miras, modern dünyanın bitmek bilmeyen gürültüsünde kaybolan o "kendimize dönüş" yolculuğuydu; biz bu otuz günde aslında kendimizle yeniden tanışma fırsatı bulduk. Hızla akıp giden, her şeyi hoyratça tüketen o hengâmenin içinde;  bir an olsun durup nefes almayı, bir bardak suyun içindeki o devasa mucizeyi fark etmeyi ve paylaşmanın, bir başkasının derdiyle dertlenmenin ekmeği nasıl mucizevi bir şekilde çoğalttığını bizzat yaşayarak deneyimledik. Sabrın sadece bir akşam ezanını beklemek olmadığını, aksine o bekleyişi zarafetle, şükürle ve umutla süslemek olduğunu gördüğümüzde, aslında ruhumuzun ne kadar derin bir hazineye sahip olduğunu yeniden hatırladık. Bu büyük farkındalığı, bayramın coşkusuyla yaşayıp, bu kutlu günü maneviyatımızla harmanlayıp ömrümüzün her gününe birer inci tanesi gibi, birer yol haritası gibi dizme vakti.

İnsan bazen alışkanlıkların rüzgârına kapılıp gider ama Ramazan bize bu rüzgârı durdurma gücü verdi; bize "hayır" diyebilmenin, iradeyi bir kalkan gibi kullanmanın onurunu yaşattı. Şimdi bu onuru, sadece Ramazan sofralarında değil, hayatın her alanında, haksızlığa karşı dururken, birine bir iyilik yaparken ya da öfkemize hakim olurken de göstermeliyiz.

 Temennim odur ki; dilimizde kalan o zikir tadı, kalbimizde yeşeren o taze merhamet tohumları sadece bir ayın hoş bir hatırası olarak tozlu raflara kalkmasın, aksine hayatımızın en kurak, en zorlu günlerini sulayan gürül gürül birer pınara dönüşsün. Gözlerimiz artık sadece olanı biteni değil, gönül gözüyle o derinlerdeki sessiz incelikleri ve mahcup feryatları da fark etsin. Ellerimiz sadece kendine yontmak için değil, her daim birinin elinden tutmak ve kanayan yaraları sarmak için samimiyetle açık kalsın.

​Evlerimizin asıl bereketi, sofradaki yemeklerin çeşitliliğinden değil, o sofrada paylaşılan lokmanın helalliğinden, birbirimize bakarken gözlerimizde beliren o saf sevgiden ve kapımızdan içeri giren her misafire gösterdiğimiz o içten hürmetten gelsin.

Yolunuzun her zaman kalbi ferah, sözü doğru, özü berrak ve niyeti iyilik olan insanlara çıkmasını diliyorum. Ruhunuzun kandilleri ;

hayatın rüzgârları ne kadar sert, ne kadar acımasız eserse essin, içinizdeki o inanç ışığı sayesinde hiç sönmesin. Ramazan’ın o dingin bereketi ömrünüzün her karesine, nuru yüzünüzün her çizgisine, sevinci ise bayram sabahlarının o tatlı telaşları gibi ömrünüzün her gününe, çocuksu ve umut dolu neşesiyle sizin ve  tüm sevdiklerinizin yüreğine en saf haliyle yayılsın.

​Bu manevi uyanışın, bu güzel farkındalığın bir sonu, bir vedası olmasın;

 attığınız her adımda o mukaddes ayın zarafeti, kurduğunuz her cümlede o yumuşak, birleştirici ve onarıcı dil yankılanmaya devam etsin. Hayat karşınıza ne çıkarırsa çıkarsın, heybenizde hep o Ramazan’dan kalma sabır ve tevekkül azığı bulunsun. Her gününüz bir bayram sabahı kadar taze başlangıçlara gebe, bir iftar sofrası kadar bereketli ve duaların kabul olduğu o sahur vakti kadar huzurlu, sakin ve anlamlı olsun. Ruhunuz hep böyle bir bayram yeri gibi şen, gönlünüz ise her daim bir yetimi sevindirmiş kadar huzurlu kalsın.

Dualarda buluşmak dileği ile

Esen kalın efendim...

Huzurla ve afiyet te  kalın.

DİĞER YAZILARI DÜNÜN İNANCINDAN YARININ ZAFERİNE! 01-01-1970 03:00 YENİDEN O ZİRVEYE! 01-01-1970 03:00 RAHMETİN GÖLGESİNDEN DÜNYA TELÂŞINA 01-01-1970 03:00 REHAVET VE FELAKET ARASINDA MAYIS! 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİN SONSUZ EMANETİ! 01-01-1970 03:00 Ezber Bozan 3 Mayıs 01-01-1970 03:00 SESSİZLİĞİN BEDELİ 01-01-1970 03:00 OKULLARDA Kİ KAN İZLERİ! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT Mİ? 01-01-1970 03:00 Bozkırın Vicdanı: Muhsin Yazıcıoğlu 01-01-1970 03:00 ARŞİVLER ÖKSÜZ, SOKAKLAR CAHİL KALDI! 01-01-1970 03:00 ALEVLER YÜKSELİYOR, GERİLİM ARTTI! 01-01-1970 03:00 SENİN Kİ KAÇ "NET" ? 01-01-1970 03:00 HAKLI OLMA HASTALIĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEK ZOR AMA UMUT VAR! 01-01-1970 03:00 ESİRİ OLDUK! 01-01-1970 03:00 “UĞUR' LAR ÖLMEZ!” 01-01-1970 03:00 O ÇOCUK DEĞİL BİR CANİ!  01-01-1970 03:00 ASLOLAN İNSAN! 01-01-1970 03:00 TAKVİM DEĞİŞTİ 01-01-1970 03:00 DİLİMİZ AĞIR YARALI 01-01-1970 03:00 YORMADAN, YOKUŞ OLMADAN! 01-01-1970 03:00 GÜNLÜK HAYATIN GİZLİ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE 2025  01-01-1970 03:00 KADINLAR ÖLMESİN! 01-01-1970 03:00 YA İÇİNDE KALIRSA? 01-01-1970 03:00 HERŞEY SESSİZLİKTE GİZLİ! 01-01-1970 03:00 KÜLLER ARASINDA KALAN  "DOĞU TÜRKİSTAN " 01-01-1970 03:00 KÖMÜRDEN GÜNEŞE TÜRKİYE! 01-01-1970 03:00 İNSANLIĞIN SUSTURULAN VİCDANI 01-01-1970 03:00 KALBİNLE GÖRMEYI DENEDİN MI? 01-01-1970 03:00 HERKESE AYNI OLAN DEĞİL, HERKESE HAKKI OLAN...! 01-01-1970 03:00 SEYİR HALİNDE ÇÖKÜŞ: HABERLERDEN DİZİLERE TOPLUMSAL EROZYON! 01-01-1970 03:00 12 EYLÜL 1980: UNUTULMAYAN DARBENİN GÖLGESİNDE TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN BİTMEYEN GÜNDEM MARATONU 01-01-1970 03:00 SESSİZ MİSAFİR, ÖLÜM! 01-01-1970 03:00 TEKNOLOJİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 SAHNE, SENİN! 01-01-1970 03:00 TOPRAĞA DÜŞEN, SADECE BİR KIVILCIM MI? 01-01-1970 03:00 HAYATA UYANIŞ! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 CİĞERLERİMİZ YANIYOR! 01-01-1970 03:00 DÜNYA ÇOK YORULDU, SIRA BİZDE! 01-01-1970 03:00 "KATLİAM" IN ADI, DİPLOMASİ! 01-01-1970 03:00 TELEFONLAR TİTREŞİMDE, İNSANLAR SESSİZDE... 01-01-1970 03:00 POZİTİF OLALIM DERKEN HAFİFTEN GİDİYORUZ!  01-01-1970 03:00 UMUT: YAŞAMIN EN SESSİZ AMA EN GÜÇLÜ FISILTISI 01-01-1970 03:00 VAY MEMLEKETİMİN HALİ! 01-01-1970 03:00 DAHA KAÇ KADIN ÖLMELİ? 01-01-1970 03:00 MESELE BÜYÜK! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRET, ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 GÜVENDİĞİMİZ ADALETE NE OLDU? 01-01-1970 03:00 İŞTE GELDİN, İŞTE GİDİYORSUN! 01-01-1970 03:00 NE ANLATABİLİRİM? 01-01-1970 03:00 DUVARLARIN ARDINDA BİR YAŞAM! 01-01-1970 03:00 MEKATRONİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 HAK YEMEK, ORUCU BOZAR MI? 01-01-1970 03:00 EL EL ÜSTÜNDE KİMİN ELİ VAR? 01-01-1970 03:00 HIRSIZLIK,  VİCDANSIZLIK ALTINDA ÖLÜYORUZ! 01-01-1970 03:00 ACININ ADRESİ BOLU!   01-01-1970 03:00 NE YAZSAM? 01-01-1970 03:00 GÜLE GÜLE HARCA! 01-01-1970 03:00 SON TAKVİM YAPRAĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE PLAN MI YAPIYORSUNUZ?   01-01-1970 03:00 EGO SAVAŞLARI! 01-01-1970 03:00 KİRLENDİ Mİ DÜNYA? 01-01-1970 03:00 ÇARE KENDİNİZSİNİZ! 01-01-1970 03:00 SIĞAR MI BİR GÜNE…? SÖYLEYİN… 01-01-1970 03:00 EĞİTİM DE YANLIŞ OLAN NE? 01-01-1970 03:00 SAĞLIĞIN YERİNDE Mİ? 01-01-1970 03:00 MİNİ MİNİ BİRLER! 01-01-1970 03:00 SANAT İLE İLGİLENİYOR MUYDUN? 01-01-1970 03:00 FARKINDA MISIN! 01-01-1970 03:00 SEN Mİ BAŞARACAKSIN, BİZ Mİ? 01-01-1970 03:00 YAZIK ETMEYİN! 01-01-1970 03:00 SAHİ NEREDELER? 01-01-1970 03:00 ÜRETEN TÜRKİYE 'DEN, İTHAL EDEN BİR TÜRKİYE'YE... 01-01-1970 03:00 SANDIĞININ AKSİNE ZARAR VERİYOR! 01-01-1970 03:00 İNSAN ZORBALIĞI VE YİTİP GİDEN VİCDANLAR! 01-01-1970 03:00 NEYE GÖRE KİME GÖRE İSPAT? 01-01-1970 03:00 BU BİR KATLİAM! 01-01-1970 03:00 KENDİMİZE SESLENİŞ! 01-01-1970 03:00 HAYATIN RENGİ!  01-01-1970 03:00 ZOR OLAN NE? 01-01-1970 03:00 VİCDANIN VE FIKIH NE DİYOR? 01-01-1970 03:00 ENGEL SİZİN BEYNİNİZDE! 01-01-1970 03:00 SUSMA! 01-01-1970 03:00 KEMERLERİ SIKIN! 01-01-1970 03:00 SENİN SEÇİMİN NE?  01-01-1970 03:00 ANLATAMIYORSAN! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT! 01-01-1970 03:00 SEN HARİKASIN! 01-01-1970 03:00 DOLANDIRICILARA DİKKAT! 01-01-1970 03:00 TAHAMMÜLSÜZLÜK HAD SAFHADA! 01-01-1970 03:00 BEN BU DEVRİ SEVEMEDİM! 01-01-1970 03:00