O ÇOCUK DEĞİL BİR CANİ! 

GÜLŞAH ÜNSAL

18-01-2026 11:39

  Ülke vicdanını kanatan bir gerçek ile maalesef ki yine karşı karşıyayız.
Geçtiğimiz gün  çocuk cinayeti olarak yeniden yaşanan durum toplumun ve yasanın kanayan yarası.
 14-15 yaşında ki  çocukların başka çocukların canına kastedecek kadar şiddet eğilimi göstermesi artık trajedi düzeyini çoktan geçti. 14 yaşında bir çocuğun öldürülmesi, 17 yaşında bir diğerinin hayatının elinden alınması; bunlar münferit haber başlıkları değil, Türkiye’nin yarınını yutan derin bir sosyo-hukuki krizdir.
Türkiye İstatistik Kurumunun  verilerine baktığımızda  2024’te güvenlik birimlerine getirilen çocuklarla ilgili olay sayısı 612 bini aştı ve bu rakam bir önceki yıla göre yaklaşık %10 arttı. Bunların 202 bini ise “suça sürüklenen çocuk” kategorisinde, yani kanunlarda suç sayılan eylemlerle bağlantılı olarak polise getirildi. Suça sürüklenen çocuklar içinde yaralama oranı %40’lar seviyesinde, hırsızlık, uyuşturucu gibi suçlar da yüksek oranlarda yer alıyor. Bu veriler tesadüf değil; son dokuz yılda suça sürüklenen çocuk sayısı %51,5 arttı, cinayet vakaları da 2015’ten 2024’e kadar üstel bir artışla 549’dan 1.270’e çıktı. 

Bu tablo, sadece birkaç istatistikten ibaret değil; aynı zamanda aile, okul ve hukukun birbirini suçlayan ama ortak çözüm üretmeyen bir çürüme halini de gösteriyor. Evlerde çocukların nasıl yetiştiğini sorgulamıyoruz; okulda rehberlik hizmetleri zayıf, çocukların duygusal zekasını ve saldırganlık kontrolünü geliştiren programlar yetersiz. Sokaklarda ise kimin elinde ne olduğu belli değil; sosyal devletin koruma ağları delinmiş, birçoğu eğitimden kopmuş, yoksulluk ve fırsat eşitsizliğiyle baş başa bırakılmış çocuklar suç örgütlerinin radarına giriyor. Bu ülke, “suça sürüklenen çocuk” tanımını hafif bir etiket gibi kullanarak failin yaşını konuşmayı, mağdurun kanını konuşmaktan daha kolay buluyor. 14 yaşındaki çocuğun cebinde bıçak neden var? 
Bu çocukların denetimini sağlamakla yükümlü aileleri nerede?
Başta sorgulanması gereken durumların;
 en başında yer alan bu maddeler neden görmezden geliniyor?

 Toplumun pek çok kesimi ciddi suç işleyen çocuklara verilen cezaların yetersiz olduğunu, “çocuk” ya da “rehabilitasyon” kavramlarının mağdur ailelerin acısını dindir(e)mediğini yüksek sesle dile getiriyor. Ortada;
 taşınan kesici, öldürücü aletlerin gerçeği ve bilinçli yapılan eylemlerin söz konusu oluşu bu  haklı isyanı doğruluyor. 

Vakalara baktığımızda bu suçları işleyen çocukların çoğunun aile düzen yapısı bozuk,  bazı ailelerde ise adli süreçte olan aile bireyleri göze çarpıyor. 

İşte bu haller söz konusu iken Adalet; işlenen bu   suçların  ağırlığını, mağdurun yokluğunu  görmezden gelemez, görmemeli.
   Bu suçları işleyen; kimlikte ki yaşı ile çocuk olan fakat bilinçli, canice işlenen saldırı ve cinayetler de  bu sayılar ceza-i indirime sebep olmamalı. 
Canice işlenen  cinayetin cezası  yaş ile indirgenmemeli.

Ülkede yargı sistemi, azami adalet yerine kolaycı çözümü tercih ettikçe; toplum, cezasızlık kültürünü ve korkuyu normalleştirdikçe benzer olayların haberiyle uyanmaya devam etmek kaçınılmaz olacaktır. 

Bu hususta toplumun her kolunda, hepimize görevler düşüyor.  Aileler çocuk ve toplum bilinci ile iletişim kopukluğunu gidermeli, okullar psikososyal desteğe yatırım yapmalı, devletin sosyal hizmetleri çocuklara gereken destek ve yardımı yapmalı, hukuk sistemi “çocuk” etiketi ardına saklanarak failin cezasız kalmasına izin vermemeli. Caydırıcılığı ve  ceza ağırlığı kuvvetli olmalı. Hep birlikte adımlar atmazsak, bir sonraki 17 yaşındaki kurban ve 14 yaşındaki fail haberi kaçınılmaz olacak. Ahmet'ler, Atlas'lar ve niceleri için adalet istemekten korkmayın. O başkaldırılmayan çarpık düzenin sırada ki mağduru ya da maktülü olmayın!

 Toplum olarak bu kanayan yarayı kapatmak için eğitimden sosyo-ekonomik desteğe, rehabilitasyondan etkin cezai yaptırımlara kadar somut düzenlemelerle yüzleşmeli; çocuklarımızı savunan değil, onları insanlaştıran bir sistem kurmalıyız. 

Hakkın, adaletin yerini bulacağı daha güvenli, daha sorumlu bir Türkiye umudu ile...

DİĞER YAZILARI DÜNÜN İNANCINDAN YARININ ZAFERİNE! 01-01-1970 03:00 YENİDEN O ZİRVEYE! 01-01-1970 03:00 RAHMETİN GÖLGESİNDEN DÜNYA TELÂŞINA 01-01-1970 03:00 REHAVET VE FELAKET ARASINDA MAYIS! 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİN SONSUZ EMANETİ! 01-01-1970 03:00 Ezber Bozan 3 Mayıs 01-01-1970 03:00 SESSİZLİĞİN BEDELİ 01-01-1970 03:00 OKULLARDA Kİ KAN İZLERİ! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT Mİ? 01-01-1970 03:00 Bozkırın Vicdanı: Muhsin Yazıcıoğlu 01-01-1970 03:00 RAMAZAN’IN RUHUMUZDA BIRAKTIĞI ASİL MİRAS 01-01-1970 03:00 ARŞİVLER ÖKSÜZ, SOKAKLAR CAHİL KALDI! 01-01-1970 03:00 ALEVLER YÜKSELİYOR, GERİLİM ARTTI! 01-01-1970 03:00 SENİN Kİ KAÇ "NET" ? 01-01-1970 03:00 HAKLI OLMA HASTALIĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEK ZOR AMA UMUT VAR! 01-01-1970 03:00 ESİRİ OLDUK! 01-01-1970 03:00 “UĞUR' LAR ÖLMEZ!” 01-01-1970 03:00 ASLOLAN İNSAN! 01-01-1970 03:00 TAKVİM DEĞİŞTİ 01-01-1970 03:00 DİLİMİZ AĞIR YARALI 01-01-1970 03:00 YORMADAN, YOKUŞ OLMADAN! 01-01-1970 03:00 GÜNLÜK HAYATIN GİZLİ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE 2025  01-01-1970 03:00 KADINLAR ÖLMESİN! 01-01-1970 03:00 YA İÇİNDE KALIRSA? 01-01-1970 03:00 HERŞEY SESSİZLİKTE GİZLİ! 01-01-1970 03:00 KÜLLER ARASINDA KALAN  "DOĞU TÜRKİSTAN " 01-01-1970 03:00 KÖMÜRDEN GÜNEŞE TÜRKİYE! 01-01-1970 03:00 İNSANLIĞIN SUSTURULAN VİCDANI 01-01-1970 03:00 KALBİNLE GÖRMEYI DENEDİN MI? 01-01-1970 03:00 HERKESE AYNI OLAN DEĞİL, HERKESE HAKKI OLAN...! 01-01-1970 03:00 SEYİR HALİNDE ÇÖKÜŞ: HABERLERDEN DİZİLERE TOPLUMSAL EROZYON! 01-01-1970 03:00 12 EYLÜL 1980: UNUTULMAYAN DARBENİN GÖLGESİNDE TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN BİTMEYEN GÜNDEM MARATONU 01-01-1970 03:00 SESSİZ MİSAFİR, ÖLÜM! 01-01-1970 03:00 TEKNOLOJİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 SAHNE, SENİN! 01-01-1970 03:00 TOPRAĞA DÜŞEN, SADECE BİR KIVILCIM MI? 01-01-1970 03:00 HAYATA UYANIŞ! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 CİĞERLERİMİZ YANIYOR! 01-01-1970 03:00 DÜNYA ÇOK YORULDU, SIRA BİZDE! 01-01-1970 03:00 "KATLİAM" IN ADI, DİPLOMASİ! 01-01-1970 03:00 TELEFONLAR TİTREŞİMDE, İNSANLAR SESSİZDE... 01-01-1970 03:00 POZİTİF OLALIM DERKEN HAFİFTEN GİDİYORUZ!  01-01-1970 03:00 UMUT: YAŞAMIN EN SESSİZ AMA EN GÜÇLÜ FISILTISI 01-01-1970 03:00 VAY MEMLEKETİMİN HALİ! 01-01-1970 03:00 DAHA KAÇ KADIN ÖLMELİ? 01-01-1970 03:00 MESELE BÜYÜK! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRET, ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 GÜVENDİĞİMİZ ADALETE NE OLDU? 01-01-1970 03:00 İŞTE GELDİN, İŞTE GİDİYORSUN! 01-01-1970 03:00 NE ANLATABİLİRİM? 01-01-1970 03:00 DUVARLARIN ARDINDA BİR YAŞAM! 01-01-1970 03:00 MEKATRONİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 HAK YEMEK, ORUCU BOZAR MI? 01-01-1970 03:00 EL EL ÜSTÜNDE KİMİN ELİ VAR? 01-01-1970 03:00 HIRSIZLIK,  VİCDANSIZLIK ALTINDA ÖLÜYORUZ! 01-01-1970 03:00 ACININ ADRESİ BOLU!   01-01-1970 03:00 NE YAZSAM? 01-01-1970 03:00 GÜLE GÜLE HARCA! 01-01-1970 03:00 SON TAKVİM YAPRAĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE PLAN MI YAPIYORSUNUZ?   01-01-1970 03:00 EGO SAVAŞLARI! 01-01-1970 03:00 KİRLENDİ Mİ DÜNYA? 01-01-1970 03:00 ÇARE KENDİNİZSİNİZ! 01-01-1970 03:00 SIĞAR MI BİR GÜNE…? SÖYLEYİN… 01-01-1970 03:00 EĞİTİM DE YANLIŞ OLAN NE? 01-01-1970 03:00 SAĞLIĞIN YERİNDE Mİ? 01-01-1970 03:00 MİNİ MİNİ BİRLER! 01-01-1970 03:00 SANAT İLE İLGİLENİYOR MUYDUN? 01-01-1970 03:00 FARKINDA MISIN! 01-01-1970 03:00 SEN Mİ BAŞARACAKSIN, BİZ Mİ? 01-01-1970 03:00 YAZIK ETMEYİN! 01-01-1970 03:00 SAHİ NEREDELER? 01-01-1970 03:00 ÜRETEN TÜRKİYE 'DEN, İTHAL EDEN BİR TÜRKİYE'YE... 01-01-1970 03:00 SANDIĞININ AKSİNE ZARAR VERİYOR! 01-01-1970 03:00 İNSAN ZORBALIĞI VE YİTİP GİDEN VİCDANLAR! 01-01-1970 03:00 NEYE GÖRE KİME GÖRE İSPAT? 01-01-1970 03:00 BU BİR KATLİAM! 01-01-1970 03:00 KENDİMİZE SESLENİŞ! 01-01-1970 03:00 HAYATIN RENGİ!  01-01-1970 03:00 ZOR OLAN NE? 01-01-1970 03:00 VİCDANIN VE FIKIH NE DİYOR? 01-01-1970 03:00 ENGEL SİZİN BEYNİNİZDE! 01-01-1970 03:00 SUSMA! 01-01-1970 03:00 KEMERLERİ SIKIN! 01-01-1970 03:00 SENİN SEÇİMİN NE?  01-01-1970 03:00 ANLATAMIYORSAN! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT! 01-01-1970 03:00 SEN HARİKASIN! 01-01-1970 03:00 DOLANDIRICILARA DİKKAT! 01-01-1970 03:00 TAHAMMÜLSÜZLÜK HAD SAFHADA! 01-01-1970 03:00 BEN BU DEVRİ SEVEMEDİM! 01-01-1970 03:00