GÜNLÜK HAYATIN GİZLİ PSİKOLOJİSİ

GÜLŞAH ÜNSAL

30-11-2025 11:07

  Türkiye’de son zamanlarda sokakta yürürken bile insanların yüzündeki ifadeye  hiç dikkat ettiniz mi? Bunu okumak zor olmasa gerek.  Herkes yorgun, herkes acele içinde, herkes bir şekilde öfkesini içine gömmüş durumda. Sanki ülke olarak bir maratona hazırlanmışız ama kimse nerede koştuğunu, ne zaman mola vereceğini, nereye varacağını bilmiyor gibi... Sabah evden çıkıyoruz, trafikte sıkışıyoruz, markete giriyoruz, fiyat etiketleri nefesimizi kesiyor, iş yerine gidiyoruz, orada ayrı bir stres… Eve dönüyoruz, orası da başka bir sorumluluk alanı. Böyle bir döngünün içinde insanın sağlam kalması gerçekten zor. Gün içinde yaşadıklarımız tek tek küçük geliyor belki ama birikince ruhu çekiştiren bir gölge gibi üzerimize oturuyor adeta.
Sonra bir bakıyorsunuz, pimi çekilmiş bomba gibi yürüyor insanlar. 

Bu ülkede kimse kendi temposunu kendisi belirlemiyor; tempo bizi sürüklüyor. Bir doktor randevusu almak bile haftalarca uğraştırıyor, kamu kurumuna gitmek sinir testi gibi, sosyal medyada herkes kıyas peşinde, iş hayatı sürekli “yerine bulunur” baskısıyla dolu, ilişkilerde güven zaten ayrı bir mücadele konusu. Üstüne ekonomik kaygılar eklenince toplum olarak ruhen yorulmamamız imkânsız hale geliyor. Kimse “psikolojim bozuldu” demiyor ama davranışlardan anlaşılıyor: En ufak şeyler insanı parlatıyor, trafikte korna bir silah gibi algılanıyor, kasada beklemek sabrı bitiriyor, sokakta bir omuz çarpması kavga sebebi oluyor. Çünkü tepkimiz çoğu zaman olaya değil; içimizde biriken ağırlığa.

 Geçen gün markette bir kadının sırada dururken “Yeter artık, hepimiz insanız!” diye bağırışını gördüm. Kimse ona kötü bir şey yapmamıştı aslında, bağırdığı şey hayatın üzerine yığdığı yüklerdi. Hadi size mevzu açılmışken  öz eleştirimi de yapayım. Bir dönem ben de öyleydim desem size... Tahammülsüz, sabırsız ve hakikaten en ufak şeylere tepki vermeye başlayan biri haline gelmiştim.  Kayıplarım, üzüntülerim, geçirdiğim hastalık ve travmalar artık tahammül seviyemi maalesef ki yok etmeye başlamıştı. Ama düşündüm; her insan  bir yaşam,  her yaşam da bir yaşanmışlık  demek değil miydi? Herkes kendince bu yaşamın  içinde bir mücadele halinde var olmaya, kimbilir ne acılar içinde ayakta durmaya  çalışıyorlardı. Bunu etrafımda ki insanlara hissettirmeye hakkım yok diyerek  daha sakin kalmaya çalıştım. Bunu öncelikle kendin için ve sonra da  çevren için yapmalısın dedim kendime. Evet dedim ama  yaşamın içinde iyi niyeti istismar etmeye çalışanlara,  sıra ihlâlini gözü açıklık  sanan  birine, saygısızlık yapan, merhametsiz davranan birine de müsamaha  göstermiyorum.  Bu bahsettiğimizden   apayrı bir konu. Yeri gelmişken de altını çizeyim istedim.,Söz konusu hak, adalet olunca o istisnai bir durum ve bu hususta kimse sessiz kalmamalı.

İşte efendim konuyu biraz dağıttım  ama hayat tam bir kaos ortamı.
Hepimiz bir şekilde hayatı idare ettiğimizi sanıyoruz ama idare ederken içimizdeki yerler de  sessizce aşınıyor. Bunu hepimiz hissediyoruz.

Bana göre çözüm büyük umutlara ya da sihirli bir değişime bağlanmamalı. Bu ülke koşullarında hayatı düzeltecek büyük bir dalga gelmiyor ama biz kendimiz için küçük, gerçek adımlar atabiliriz. İnsanlarla konuşurken yumuşamak, trafikte bir nefes verip düşünmek, günün sonunda “Bugün kendim için ne yaptım?” diye sormak bile bence bir  başlangıç. Çünkü buna bizim adımıza kimse cevap veremez. Bakın şimdi Albert Camus’nün bir sözü aklıma geldi.  “Kışın ortasında, içimde yenilmez bir yaz olduğunu öğrendim.” diyordu.
 Bu ülkede yaşayan herkesin o “yaz”ı kendinde bulması gerekiyor.
Bulmalı ki dışarısı yeşillikler, çiçeklerle bezeli bir bahçe olsun.

 Hayatı bir yarış pistindeymiş gibi yaşamayı bırakıp ne olur biraz duralım, nefes alalım, kendimize iyi gelecek alanlar açalım ve birbirimize karşı daha anlayışlı olmak için gayret edelim. 
 En çok ihtiyacımız olan şey; biraz sakinlik, biraz tahammül ve en çok da kendimize göstereceğimiz merhamet.

Hayatın ağırlığını hafifletecek en güçlü adım, önce kendimize iyi davranmayı öğrenmektir.

Vee
Her birimizin koyacağı bir tuğla 
güzel bir 
 “insanlık” inşa edecektir.

DİĞER YAZILARI DÜNÜN İNANCINDAN YARININ ZAFERİNE! 01-01-1970 03:00 YENİDEN O ZİRVEYE! 01-01-1970 03:00 RAHMETİN GÖLGESİNDEN DÜNYA TELÂŞINA 01-01-1970 03:00 REHAVET VE FELAKET ARASINDA MAYIS! 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİN SONSUZ EMANETİ! 01-01-1970 03:00 Ezber Bozan 3 Mayıs 01-01-1970 03:00 SESSİZLİĞİN BEDELİ 01-01-1970 03:00 OKULLARDA Kİ KAN İZLERİ! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT Mİ? 01-01-1970 03:00 Bozkırın Vicdanı: Muhsin Yazıcıoğlu 01-01-1970 03:00 RAMAZAN’IN RUHUMUZDA BIRAKTIĞI ASİL MİRAS 01-01-1970 03:00 ARŞİVLER ÖKSÜZ, SOKAKLAR CAHİL KALDI! 01-01-1970 03:00 ALEVLER YÜKSELİYOR, GERİLİM ARTTI! 01-01-1970 03:00 SENİN Kİ KAÇ "NET" ? 01-01-1970 03:00 HAKLI OLMA HASTALIĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEK ZOR AMA UMUT VAR! 01-01-1970 03:00 ESİRİ OLDUK! 01-01-1970 03:00 “UĞUR' LAR ÖLMEZ!” 01-01-1970 03:00 O ÇOCUK DEĞİL BİR CANİ!  01-01-1970 03:00 ASLOLAN İNSAN! 01-01-1970 03:00 TAKVİM DEĞİŞTİ 01-01-1970 03:00 DİLİMİZ AĞIR YARALI 01-01-1970 03:00 YORMADAN, YOKUŞ OLMADAN! 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE 2025  01-01-1970 03:00 KADINLAR ÖLMESİN! 01-01-1970 03:00 YA İÇİNDE KALIRSA? 01-01-1970 03:00 HERŞEY SESSİZLİKTE GİZLİ! 01-01-1970 03:00 KÜLLER ARASINDA KALAN  "DOĞU TÜRKİSTAN " 01-01-1970 03:00 KÖMÜRDEN GÜNEŞE TÜRKİYE! 01-01-1970 03:00 İNSANLIĞIN SUSTURULAN VİCDANI 01-01-1970 03:00 KALBİNLE GÖRMEYI DENEDİN MI? 01-01-1970 03:00 HERKESE AYNI OLAN DEĞİL, HERKESE HAKKI OLAN...! 01-01-1970 03:00 SEYİR HALİNDE ÇÖKÜŞ: HABERLERDEN DİZİLERE TOPLUMSAL EROZYON! 01-01-1970 03:00 12 EYLÜL 1980: UNUTULMAYAN DARBENİN GÖLGESİNDE TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN BİTMEYEN GÜNDEM MARATONU 01-01-1970 03:00 SESSİZ MİSAFİR, ÖLÜM! 01-01-1970 03:00 TEKNOLOJİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 SAHNE, SENİN! 01-01-1970 03:00 TOPRAĞA DÜŞEN, SADECE BİR KIVILCIM MI? 01-01-1970 03:00 HAYATA UYANIŞ! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 CİĞERLERİMİZ YANIYOR! 01-01-1970 03:00 DÜNYA ÇOK YORULDU, SIRA BİZDE! 01-01-1970 03:00 "KATLİAM" IN ADI, DİPLOMASİ! 01-01-1970 03:00 TELEFONLAR TİTREŞİMDE, İNSANLAR SESSİZDE... 01-01-1970 03:00 POZİTİF OLALIM DERKEN HAFİFTEN GİDİYORUZ!  01-01-1970 03:00 UMUT: YAŞAMIN EN SESSİZ AMA EN GÜÇLÜ FISILTISI 01-01-1970 03:00 VAY MEMLEKETİMİN HALİ! 01-01-1970 03:00 DAHA KAÇ KADIN ÖLMELİ? 01-01-1970 03:00 MESELE BÜYÜK! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRET, ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 GÜVENDİĞİMİZ ADALETE NE OLDU? 01-01-1970 03:00 İŞTE GELDİN, İŞTE GİDİYORSUN! 01-01-1970 03:00 NE ANLATABİLİRİM? 01-01-1970 03:00 DUVARLARIN ARDINDA BİR YAŞAM! 01-01-1970 03:00 MEKATRONİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 HAK YEMEK, ORUCU BOZAR MI? 01-01-1970 03:00 EL EL ÜSTÜNDE KİMİN ELİ VAR? 01-01-1970 03:00 HIRSIZLIK,  VİCDANSIZLIK ALTINDA ÖLÜYORUZ! 01-01-1970 03:00 ACININ ADRESİ BOLU!   01-01-1970 03:00 NE YAZSAM? 01-01-1970 03:00 GÜLE GÜLE HARCA! 01-01-1970 03:00 SON TAKVİM YAPRAĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE PLAN MI YAPIYORSUNUZ?   01-01-1970 03:00 EGO SAVAŞLARI! 01-01-1970 03:00 KİRLENDİ Mİ DÜNYA? 01-01-1970 03:00 ÇARE KENDİNİZSİNİZ! 01-01-1970 03:00 SIĞAR MI BİR GÜNE…? SÖYLEYİN… 01-01-1970 03:00 EĞİTİM DE YANLIŞ OLAN NE? 01-01-1970 03:00 SAĞLIĞIN YERİNDE Mİ? 01-01-1970 03:00 MİNİ MİNİ BİRLER! 01-01-1970 03:00 SANAT İLE İLGİLENİYOR MUYDUN? 01-01-1970 03:00 FARKINDA MISIN! 01-01-1970 03:00 SEN Mİ BAŞARACAKSIN, BİZ Mİ? 01-01-1970 03:00 YAZIK ETMEYİN! 01-01-1970 03:00 SAHİ NEREDELER? 01-01-1970 03:00 ÜRETEN TÜRKİYE 'DEN, İTHAL EDEN BİR TÜRKİYE'YE... 01-01-1970 03:00 SANDIĞININ AKSİNE ZARAR VERİYOR! 01-01-1970 03:00 İNSAN ZORBALIĞI VE YİTİP GİDEN VİCDANLAR! 01-01-1970 03:00 NEYE GÖRE KİME GÖRE İSPAT? 01-01-1970 03:00 BU BİR KATLİAM! 01-01-1970 03:00 KENDİMİZE SESLENİŞ! 01-01-1970 03:00 HAYATIN RENGİ!  01-01-1970 03:00 ZOR OLAN NE? 01-01-1970 03:00 VİCDANIN VE FIKIH NE DİYOR? 01-01-1970 03:00 ENGEL SİZİN BEYNİNİZDE! 01-01-1970 03:00 SUSMA! 01-01-1970 03:00 KEMERLERİ SIKIN! 01-01-1970 03:00 SENİN SEÇİMİN NE?  01-01-1970 03:00 ANLATAMIYORSAN! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT! 01-01-1970 03:00 SEN HARİKASIN! 01-01-1970 03:00 DOLANDIRICILARA DİKKAT! 01-01-1970 03:00 TAHAMMÜLSÜZLÜK HAD SAFHADA! 01-01-1970 03:00 BEN BU DEVRİ SEVEMEDİM! 01-01-1970 03:00