DÜNYA ÇOK YORULDU, SIRA BİZDE!

GÜLŞAH ÜNSAL

27-06-2025 13:15

Hepimiz fark ettik ama ses etmedik.

 Dünya bir süredir "low battery" uyarısı veriyor. Buzullar eriyor, denizler köpürüyor, gökyüzü kendini filtreye vurmuş gibi her gün farklı bir ton... Her yüzüyle  bize "merhaba" diyor.

Ama biz ne yapıyoruz? Story'e yağmur videosu koyup altına "yağmurda ıslanmak başka" yazıyoruz. Dünya ise bir köşede battaniyesine sarılmış, " Lan benim dengem şaşmış, sizin romantikliğinizi de seveyim" diyor muhtemelen.

Sabah işe geç kalmışız, akşam Netflix’te hangi diziyi izleyeceğimizi seçemediğimiz için ruhsal çöküntü yaşıyoruz. Bir uygulamadan yemek söylüyoruz, 40 dakikada gelince "açlıktan öldüm" diye sinir krizi geçiriyoruz. Ama kimse demiyor ki, "Acaba kuryenin freni tutuyor muydu, acaba o yemeği getiren adamın bir derdi var mıydı?" Demiyoruz çünkü her şey bizim merkezimizde dönüyor sanıyoruz. Oysa dünya merkez kaç kuvvetine çoktan yenilmiş, biz hâlâ "bu hafta burçlar ne diyor?" derdindeyiz.

İklim değişikliği, göç krizleri, inanılmaz derecede korkutan teknoloji  isyanı, ekonomik çöküş, susuzluk, yalnızlık… Bunların hepsi aynı odaya tıkılmış sorunlar gibi. Biz kapıyı açmıyoruz ama içeriden sesler geliyor:

"Bir ara  bizimle ilgilenin lan!" diye...

 Ama biz ne yapıyoruz? Kapının altından not uzatıyoruz "Ben de çok yoğunum, işler çok karışık."

Bu çağın en büyük ironisi:

Her şeye ulaşabiliyoruz ama kimseye dokunamıyoruz. Daha önce ki yazıĺarımdan birinde  de bahsetmiştim.

Görüntülü konuşuyoruz ama göz göze gelemiyoruz. Mesajlaşıyoruz ama hiç kimse gerçekten "anlamıyor." Dinlemek lüks oldu, anlamaksa tarihin tozlu raflarında nostaljik bir kavram. Ve en kötüsü de ne biliyor musunuz?  Kimse anlamadığı halde herkes haklı.

 Tüm dünya sürekli bir

"ben sana demiştim" modunda.

Birbirimizi seviyoruz ama "müsait olduğunda buluşuruz" gibi cümlelerle kaçıyoruz. İlişkiler Amazon teslimatı gibi; Takip kodu var ama sıcaklık yok. Herkes bir "soğuma" sürecinde, ama kimse neden donduğunu bilmiyor.

Ama gel gör ki mizahımız hâlâ sağlam. Her krizi bir caps’e dönüştürme refleksimiz, bir gün Nobel alabilir. Felaket tellallığını bile tiye alıyoruz. Deprem oluyor, dalga geçiyoruz. Ekonomi çöküyor, "karttan çek şaka değil" diye tweet atıyoruz. Çünkü biz gülmeyi bırakırsak ağlamaya mecbur kalırız. Arada bir "sessizce ağlıyoruz ama sadece içimizde" uygulaması indirmiş gibiyiz. Arka planda sürekli çalışıyor.

O da pil ömründen  yiyor.

Ve şimdi, büyük resmi çizelim mi?  Dünya gerçekten yoruldu, evet. Biz de öyle. Ama biz hâlâ saçma bir umutla "Belki bu yaz güzel geçer" diyoruz. Balkonumuza bir saksı çiçek alıyoruz, hayata tutunmak için. Bir çay demliyoruz, tüm dertleri renkli çiçekler,  kuş sesleri eşliğinde eritmeye çalışıyoruz. Olmuyor ama olsun çay güzel.

Hele ki benim gibi demli sevenler için...

Belki de tüm mesele, daha güzel bir dünyayı değil, daha anlamlı bir kendimizi inşa etmeye çalışmak.

Çok muhtemelen... Çünkü dünya kendini toparlayana kadar, biz en azından birbirimize iyi davranabiliriz. Mizahla, çayla, göz göze bir gülümsemeyle...

Ne bileyim? Belki başka  yolları da vardır. Şimdilik genel olarak yaptığımız bu.

Kim bilir, belki dünya da bir gün bize dönüp,

"İyi ki varsınız, ama biraz yavaş olun be canlar" der.

Biz , contası büküldüğü için musluk ile  kavga eden "ne oldu sana? açılsana ,hay senin!" diye söylenen bir toplum olarak Teşhis sanatını pek severiz.

 Her şey olası, her şey mümkün iken dünyanın söylemine mi şaşıracağız değil mi?

Geçen gün uzun uzun  konuştuk.

Dünya, bizden çok şikayetçi  söyleyeyim.

Bu böyle olmaz "Kendinize gelin ulan, kendinizi bitirdiğiniz gibi de  beni yok ediyorsunuz!" diyor.

Hiç boş boş bakmayın, adam haklı dağılın!

("Teşhis Sanatı" Edebiyatta kişileştirme sanatı olarak kullanılır. Cansız varlıklara insansı özellikler yüklenerek anlam ve hikaye derinliği kazandırılır.

Ben de Teşhis sanatını kullanarak; biraz mizah, biraz da yazıma  derinlik katmak istedim. Esen kalın efendim. )

DİĞER YAZILARI DÜNÜN İNANCINDAN YARININ ZAFERİNE! 01-01-1970 03:00 YENİDEN O ZİRVEYE! 01-01-1970 03:00 RAHMETİN GÖLGESİNDEN DÜNYA TELÂŞINA 01-01-1970 03:00 REHAVET VE FELAKET ARASINDA MAYIS! 01-01-1970 03:00 GENÇLİĞİN SONSUZ EMANETİ! 01-01-1970 03:00 Ezber Bozan 3 Mayıs 01-01-1970 03:00 SESSİZLİĞİN BEDELİ 01-01-1970 03:00 OKULLARDA Kİ KAN İZLERİ! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT Mİ? 01-01-1970 03:00 Bozkırın Vicdanı: Muhsin Yazıcıoğlu 01-01-1970 03:00 RAMAZAN’IN RUHUMUZDA BIRAKTIĞI ASİL MİRAS 01-01-1970 03:00 ARŞİVLER ÖKSÜZ, SOKAKLAR CAHİL KALDI! 01-01-1970 03:00 ALEVLER YÜKSELİYOR, GERİLİM ARTTI! 01-01-1970 03:00 SENİN Kİ KAÇ "NET" ? 01-01-1970 03:00 HAKLI OLMA HASTALIĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEK ZOR AMA UMUT VAR! 01-01-1970 03:00 ESİRİ OLDUK! 01-01-1970 03:00 “UĞUR' LAR ÖLMEZ!” 01-01-1970 03:00 O ÇOCUK DEĞİL BİR CANİ!  01-01-1970 03:00 ASLOLAN İNSAN! 01-01-1970 03:00 TAKVİM DEĞİŞTİ 01-01-1970 03:00 DİLİMİZ AĞIR YARALI 01-01-1970 03:00 YORMADAN, YOKUŞ OLMADAN! 01-01-1970 03:00 GÜNLÜK HAYATIN GİZLİ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE 2025  01-01-1970 03:00 KADINLAR ÖLMESİN! 01-01-1970 03:00 YA İÇİNDE KALIRSA? 01-01-1970 03:00 HERŞEY SESSİZLİKTE GİZLİ! 01-01-1970 03:00 KÜLLER ARASINDA KALAN  "DOĞU TÜRKİSTAN " 01-01-1970 03:00 KÖMÜRDEN GÜNEŞE TÜRKİYE! 01-01-1970 03:00 İNSANLIĞIN SUSTURULAN VİCDANI 01-01-1970 03:00 KALBİNLE GÖRMEYI DENEDİN MI? 01-01-1970 03:00 HERKESE AYNI OLAN DEĞİL, HERKESE HAKKI OLAN...! 01-01-1970 03:00 SEYİR HALİNDE ÇÖKÜŞ: HABERLERDEN DİZİLERE TOPLUMSAL EROZYON! 01-01-1970 03:00 12 EYLÜL 1980: UNUTULMAYAN DARBENİN GÖLGESİNDE TÜRKİYE 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN BİTMEYEN GÜNDEM MARATONU 01-01-1970 03:00 SESSİZ MİSAFİR, ÖLÜM! 01-01-1970 03:00 TEKNOLOJİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE UZANAN SESSİZ BİR EL! 01-01-1970 03:00 SAHNE, SENİN! 01-01-1970 03:00 TOPRAĞA DÜŞEN, SADECE BİR KIVILCIM MI? 01-01-1970 03:00 HAYATA UYANIŞ! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 CİĞERLERİMİZ YANIYOR! 01-01-1970 03:00 "KATLİAM" IN ADI, DİPLOMASİ! 01-01-1970 03:00 TELEFONLAR TİTREŞİMDE, İNSANLAR SESSİZDE... 01-01-1970 03:00 POZİTİF OLALIM DERKEN HAFİFTEN GİDİYORUZ!  01-01-1970 03:00 UMUT: YAŞAMIN EN SESSİZ AMA EN GÜÇLÜ FISILTISI 01-01-1970 03:00 VAY MEMLEKETİMİN HALİ! 01-01-1970 03:00 DAHA KAÇ KADIN ÖLMELİ? 01-01-1970 03:00 MESELE BÜYÜK! 01-01-1970 03:00 ŞÜKRET, ŞÜKRÜN SONU SELAMET! 01-01-1970 03:00 GÜVENDİĞİMİZ ADALETE NE OLDU? 01-01-1970 03:00 İŞTE GELDİN, İŞTE GİDİYORSUN! 01-01-1970 03:00 NE ANLATABİLİRİM? 01-01-1970 03:00 DUVARLARIN ARDINDA BİR YAŞAM! 01-01-1970 03:00 MEKATRONİK ÇAĞ KORKUTUYOR! 01-01-1970 03:00 HAK YEMEK, ORUCU BOZAR MI? 01-01-1970 03:00 EL EL ÜSTÜNDE KİMİN ELİ VAR? 01-01-1970 03:00 HIRSIZLIK,  VİCDANSIZLIK ALTINDA ÖLÜYORUZ! 01-01-1970 03:00 ACININ ADRESİ BOLU!   01-01-1970 03:00 NE YAZSAM? 01-01-1970 03:00 GÜLE GÜLE HARCA! 01-01-1970 03:00 SON TAKVİM YAPRAĞI! 01-01-1970 03:00 GELECEĞE PLAN MI YAPIYORSUNUZ?   01-01-1970 03:00 EGO SAVAŞLARI! 01-01-1970 03:00 KİRLENDİ Mİ DÜNYA? 01-01-1970 03:00 ÇARE KENDİNİZSİNİZ! 01-01-1970 03:00 SIĞAR MI BİR GÜNE…? SÖYLEYİN… 01-01-1970 03:00 EĞİTİM DE YANLIŞ OLAN NE? 01-01-1970 03:00 SAĞLIĞIN YERİNDE Mİ? 01-01-1970 03:00 MİNİ MİNİ BİRLER! 01-01-1970 03:00 SANAT İLE İLGİLENİYOR MUYDUN? 01-01-1970 03:00 FARKINDA MISIN! 01-01-1970 03:00 SEN Mİ BAŞARACAKSIN, BİZ Mİ? 01-01-1970 03:00 YAZIK ETMEYİN! 01-01-1970 03:00 SAHİ NEREDELER? 01-01-1970 03:00 ÜRETEN TÜRKİYE 'DEN, İTHAL EDEN BİR TÜRKİYE'YE... 01-01-1970 03:00 SANDIĞININ AKSİNE ZARAR VERİYOR! 01-01-1970 03:00 İNSAN ZORBALIĞI VE YİTİP GİDEN VİCDANLAR! 01-01-1970 03:00 NEYE GÖRE KİME GÖRE İSPAT? 01-01-1970 03:00 BU BİR KATLİAM! 01-01-1970 03:00 KENDİMİZE SESLENİŞ! 01-01-1970 03:00 HAYATIN RENGİ!  01-01-1970 03:00 ZOR OLAN NE? 01-01-1970 03:00 VİCDANIN VE FIKIH NE DİYOR? 01-01-1970 03:00 ENGEL SİZİN BEYNİNİZDE! 01-01-1970 03:00 SUSMA! 01-01-1970 03:00 KEMERLERİ SIKIN! 01-01-1970 03:00 SENİN SEÇİMİN NE?  01-01-1970 03:00 ANLATAMIYORSAN! 01-01-1970 03:00 İSTANBUL' DA BİR SEMT! 01-01-1970 03:00 SEN HARİKASIN! 01-01-1970 03:00 DOLANDIRICILARA DİKKAT! 01-01-1970 03:00 TAHAMMÜLSÜZLÜK HAD SAFHADA! 01-01-1970 03:00 BEN BU DEVRİ SEVEMEDİM! 01-01-1970 03:00