Üniversite sınav sonuçları açıklandı. Şimdi ise tercih telaşı başladı. Evlerde tatlı bir heyecan var. Kimi puanını hesaplıyor, kimi sıralamasını. Anne babalar çocuklarının geleceği için en doğru kararı vermeye çalışıyor. Gençler ise yıllardır kurdukları hayallerin peşinden gitmek istiyor.

Ama hayat, hayallerden ibaret olmuyor.

Birçok genç istediği bölümü yazmakla, mezun olduktan sonra iş bulabileceği bir bölümü tercih etmek arasında kalıyor. Kimisi çocukluğundan beri doktor olmayı hayal ediyor ama puanı yetmiyor. Kimisi öğretmen olmak istiyor, kimisi mühendis... Fakat tercih listelerinin başına artık sadece hayaller değil, iş bulma kaygısı da yazılıyor.

İşte öğrencileri ve aileleri düşündüren en önemli konu da bu.

Üniversite tercihleri aslında sadece bir okul seçmek değil; gelecekle ilgili umutları, endişeleri ve beklentileri aynı anda sıralamak demek. O yüzden bu günlerde en büyük desteği gençler kadar aileler de hak ediyor. Çünkü onlar da çocuklarıyla birlikte aynı heyecanı, aynı stresi yaşıyor.

Unutulmaması gereken bir gerçek var. Hiçbir sınav, hiçbir puan ve hiçbir tercih bir insanın değerini belirlemez. Üniversite önemli bir adımdır ama hayatın tamamı değildir. Nice insanlar hayalini kurduğu bölümü okuyup mutlu olamadı, nice insanlar da hiç hesapta olmayan bir yolda başarılı oldu.

Bu yüzden tercih yapılırken elbette akıl devrede olmalı. Ama gençlerin hayalleri de göz ardı edilmemeli. Çünkü insan sevdiği işi yaparsa hem daha mutlu olur hem de daha başarılı.

Bu vesileyle tercih yapacak bütün gençlerimize gönüllerindeki kapıların açılmasını diliyorum. Allah yollarını açık etsin. Ailelere de sabır ve sağduyu...

İnşallah herkes, hakkında hayırlı olan yere ulaşır.