Kayseri’ye yolu düşen herkesin farkında olmadan ilk gördüğü şeydir Erciyes. Şehre girerken, sabah perdeleri araladığınızda, akşamüstü gökyüzü kızıllığa dönerken… Hep oradadır. Kendini zorla göstermeye çalışmaz ama bakmasını bilene güçlü bir davet sunar. Bu yüzden Erciyes yalnızca bir dağ değil, Kayseri’nin sessiz tanıtım broşürüdür.

Kış aylarında Erciyes, Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden biri olarak bambaşka bir kimliğe bürünür. Uzun pistleri, düzenli tesisleri ve şehir merkezine yakınlığıyla “zor ulaşılır tatil” algısını kırar. Bir sabah kahvaltısını şehirde yapıp öğlene doğru zirveye çıkmak mümkündür. Bu kolaylık, Erciyes’i yalnızca profesyonel kayakçılar için değil, ilk kez karla tanışmak isteyenler için de cazip kılar.

Ama Erciyes’i sadece kışa hapsetmek haksızlık olur. Yaz aylarında dağ, bu kez serinliğiyle çağırır insanı. Şehrin sıcağından kaçmak isteyenler için yükseklerde nefes almak, doğayla baş başa kalmak büyük bir lükstür. Yürüyüş rotaları, yayla havası ve sessizlik… Erciyes yazın konuşmaz ama dinlendirir.

Erciyes’in turistik gücü biraz da gösterişsizliğinden gelir. Abartılı cümleler kurmaz, yüksek sesle “gel” demez. Ama bir kez giden, bir daha bakarken farklı bakar. Çünkü bu dağ, ziyaretçisine acele ettirmez. Fotoğraf çektirir, durdurur, etrafına baktırır. Bugünün hızlı turizm anlayışında bu oldukça kıymetlidir.

Kayseri mutfağıyla birleştiğinde Erciyes deneyimi daha da tamamlanır. Soğuk bir günün ardından içilen çay, yenilen sıcak bir yemek, dağdan inince şehirde devam eden bir akşam… Erciyes yalnızca doğa değil, bir bütün olarak şehirle yaşanır. Belki de bu yüzden Kayseri’yi tanımak isteyenin Erciyes’e bakmadan dönmemesi gerekir.

Erciyes, Kayseri’nin vitrinidir ama camın arkasında duran süslü bir obje değildir. Yaşayan, nefes alan, mevsimlere göre değişen bir yüzdür. Turistik olduğu kadar tanıdıktır. Gelen misafire şehri anlatır, şehirliye ise her gün baktığı ama çoğu zaman fark etmediği bir güzelliği hatırlatır.

Bazen bir şehri anlatmak için uzun cümlelere gerek yoktur. Kayseri için Erciyes’e bakmak yeterlidir.