Güzel bir günün sabahı radyoda Cem Karaca ve o hırçın aksi ses tonuyla bir o kadar da anlamlı sözleri ile döktürüyor, “Doğarken ağladı insan bu son olsun” diye tabii ki eşlik etmezsek olmaz ama şu son zamanlarda yaşadığımız doğal afetler mi desem, yoksa insanların ihmallikleri mi desem, ya da eğitim seviyesi mi desem bilemiyorum…

Ama o kadar çok üzülüyor ve sinirleniyorum ki doğada çıkan orman yangınlarına her ne kadar hayatın akışına kapılıp gitsek te içimiz yanıyor içimiz acıyor…

Gözyaşları içerisinde seyrediyorum; Bir köpeğin söndürmeye çalıştığı yangını ya da bir kaplumbağanın sırtında yavrusuyla yangından kaçtığı anı…

Her şeyi bir kenara bırakın hayvan deyip geçtiğiniz bir kuş düşünün kanatları var, yangından belki de ilk o uçarak kaçacak ama öyle olmuyor işte… Kanatlarını yumurtalarının üzerine germiş onları korumak için ve oracıkta yanarak can vermiş. Bunlar sadece akşam haberlerinde seyrettiklerimiz.

Sıradaki haber neydi biliyor musunuz?

Çöpteki bebeğin annesi aranıyor?...

Belki de bir önceki haber insanoğlunun yavrusuna karşı bile sorumsuz ve sevgisiz oluşu bir kuş kadar olamadığının göstergesiydi…

Can aynı candı… Adı üstünde canlıydı… O canlılar da acı çekti milyonlarca canlının yanarak yok olduğu yangında, sessiz çığlıklarıyla dumanlara karışarak yok oldular…

Hani doğarken ağlamıştı insan keşke o ağlayış son olsaydı…

Bizler insanoğlu olarak yapamıyoruz. Toprak olacak bedenlerimizi insan gibi yaşayıp yeniden toprağa bırakacağımızı bilerek hala bilinçsiz bir şekilde yaşıyoruz.

Bu orman yangınlarına doğal afet demek yanlış olur. Çünkü, yıllardır bu coğrafyada hayatlarımızı sürdürüyoruz son zamanlarda bu tip yangınlarda artış var; öyle ki yangınlar tek bir yerden de çıkmıyor, adeta kundaklama gibi…

Ya da başta ifade ettiğim gibi insanların ihmali ile çıkan yangınlar…

Bu yangınların çıkış nedeni göz önüne alınırsa kundaklama vatan hainliği ve çok apayrı bir boyuttur. İnsan ihmaline gelince toplumun doğaya doğadaki canlılara yok olup giden hayatlara ne kadar duygusuz ve sevgisiz baktığının somut bir göstergesidir.

Bu yangınların insanlığa ders olmasını ve bir daha tekrar etmemesini temenni ediyorum.

Buradan da Cem Karaca’yı Rahmetle anıyor ve o güzel dizelerdeki gibi “Bu son olsun” diyorum.