Haziran ayı mezuniyet ayı... Evet, yanlış yazmadım; mezuniyet ayı. Yüz binlerce öğrenci bu ay içerisinde Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinden mezun oldu. Artık o öğrenciler birer meslek sahibi adayı, anne ve babalarının gurur tablosu oldular. Her biri bu vatana, millete hayırlı birer evlat olabilmek için yıllarca emek verdi, gecesini gündüzüne kattı, hayallerinin peşinden koştu.
Ancak şimdi onları bambaşka bir süreç bekliyor. Üniversite sıralarında geçen yılların ardından hayatın gerçek yüzüyle karşılaşacaklar. Kimi KPSS maratonuna hazırlanacak, kimi yüksek lisans yapacak, kimi ise bir an önce çalışma hayatına atılmak için iş arayacak. İşte hayat onlar için şimdi başlıyor.
Ne yazık ki ülkemizin en önemli sorunlarından biri genç işsizliği. Üniversite diploması artık tek başına iş garantisi vermiyor. Bugün market kasalarında, çağrı merkezlerinde ya da farklı sektörlerde çalışan binlerce üniversite mezunu gencimiz var. Oysa her biri yıllarca okuyup kendi alanında çalışmanın, mesleğini yapmanın hayalini kurdu. Öğretmen olmak isteyenler, mühendis olmak isteyenler, sağlık çalışanı olmak isteyenler mezuniyet cübbelerini giyerken geleceklerini de şekillendireceklerini düşündüler.
Fakat hayat her zaman hayal edildiği gibi ilerlemiyor. İş bulmak zorlaşıyor, sınavlar bitmek bilmiyor, bazen alınan diplomalar bile kapıları açmaya yetmiyor. İşte tam da bu noktada gençlerimizin bir gerçeği kabul etmesi gerekiyor; Mezuniyet onlar bir son değil, yeni bir başlangıç olduğu gerçeğini.
Karşılarına çıkacak engeller onları yıldırmamalı. Çünkü başarı çoğu zaman ilk kapıda değil, sabırla çalınan onlarca kapının ardından gelir. Bugün kendi mesleğini yapamayan birçok insan, yıllar sonra hayal ettiği noktaya ulaşabiliyor. Bunun için vazgeçmemek, kendini geliştirmeye devam etmek ve şartlar ne kadar zor olursa olsun mücadeleyi bırakmamak gerekiyor.
Gençler artık sadece diploma ile değil; bilgi, beceri, yabancı dil, teknoloji kullanımı ve kendilerini sürekli yenileme azmiyle öne çıkabileceklerini bilmeliler. Dünya değişiyor, çalışma hayatı değişiyor ve bu değişime ayak uydurabilenler geleceği şekillendiriyor.
Evet, işsizlik ülkemizin önemli bir gerçeği. Evet, gençlerimizin önünde zorlu bir süreç var. Ancak umutsuzluk hiçbir zaman çözüm olmadı. Bu ülkenin geleceği olan gençlerimiz, emeklerinin karşılığını almak için daha çok çalışmalı, daha çok üretmeli ve hayallerinden vazgeçmemelidir.
Bugün mezuniyet keplerini havaya atan her genç şunu şunu bilmelidir ki; Yol uzun olabilir, bazen yorulabilir, bazen hayal kırıklıkları dahi yaşayabilirsiniz. Ama unutulmamalıdır ki başarı, pes etmeyenlerin hikâyesidir. Üniversiteyi bitirmiş olabilirsiniz; fakat asıl mücadele şimdi başlıyor.
Hayat şimdi başlıyor...