Kurban Bayramı, Müslümanlar tarafından Hicrî takvime göre Zilhicce ayının 10. gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan dinî bir bayramdır. Zilhicce ayının onuncu, on birinci, on ikinci ve on üçüncü günlerine 'Eyyâm-ı nahr' (Kesme günleri) ve bir önceki gün olan Zilhicce ayının dokuzuncu gününe Arefe denir. Kurban Bayramı, aynı zamanda İslam âleminin her yıl Mekke'de hac farizasını ifa ettikleri vakittir.
Hac Suresi 37.ayette bu konuda mesaj nettir;
“(Elbette) Onların (kestiğiniz kurbanların) etleri ve kanları kesinlikle Allah’a ulaşacak değildir; lâkin O’na sizden takva(nız, halis dualarınız ve salih davranışlarınız) ulaşabilir. İşte böyle, (Allah) onları (kocaman hayvanları) size boyun eğdirmiştir; O’nun size hidayet vermesine karşılık Allah’ı tekbir etmeniz için (Rabbiniz bunları hizmetinize ve istifadenize vermiştir). Artık ihsan sahiplerine (görevini iyilik ve güzellikle yerine getirenlere) müjdele”
Yani kurban eti değil, takva önemlidir.
Kurban Bayramı’nda kurban kesmeyenleri düşünmek, kurban etini onlarla paylaşmak, bayramı bayram yapacaktır.
Toplum öyle bir hal almıştır ki; güçlü zayıfı ezer, tok aç olanı düşünmez hale gelmiştir. İslam toplumuna böyle bir hal ve hareket yakışmamaktadır. Ramazan ve Kurban bayramları toplumun kendine gelmesi için çok büyük fırsatlardır.
Bu fırsatları çok iyi değerlendirmek, bayramı bayram gibi yaşamak en büyük hedef olmalıdır. Gösteriş için kurban kesmek, ya da yardımda bulunmak ibadeti sakata getirir. Bu tavırlardan da uzak durmak, Allah için yapmak, Allah’ın rızasını gaye edinmekten daha büyük bir kazanç var mıdır?
Kurban Bayramı’nızı bu duygu ve düşünceler içerisinde tebrik ediyorum. Daha nice bayramlara sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde girmenizi temenni ediyorum.
Unutmayın, hayat paylaştıkça güzel!