Tesadüf; herhangi bir amaç veya neden olmadan kendiliğinden gerçekleşen rastlantıları ifade eder. Tevafuk ise olayların rastlantısal değil, ilahi bir irade veya gizli bir uyumla birbirine denk gelmesi, yani “anlamlı bir uyum” içinde gerçekleşmesi demektir.

Yaşamımızda birçok insanla karşılaşıyoruz. Kimisi bir anlığına giriyor ömrümüze, kimisi yıllarca kalıyor. Bazıları sadece bir selam bırakıp geçiyor, bazıları ise hayatımızın yönünü değiştiriyor. Peki hiç düşündük mü; bu karşılaşmalar gerçekten tesadüf mü, yoksa tevafuk mu?

Geçtiğimiz günlerde uzun süredir yüz yüze görüşemediğim bir tanıdığımla karşılaştım. O an içimden bunun küçük bir tesadüf olduğunu düşündüm. Belki de tamamen bir olasılıktı. Sonra aklıma bir yerde okuduğum o kelime geldi “Tevafuk.”

Biraz araştırınca fark ettim ki belki de bizler hiç kimseyle sebepsiz yere karşılaşmıyoruz.

Yaşam boyunca birçok insan giriyor hayatımıza. Biz çoğu zaman bunu “tesadüf” diye nitelendiriyoruz. Oysa bazı karşılaşmalar vardır ki zamanı, hissi ve bıraktığı etkiyle insana sıradan bir rastlantıdan çok daha fazlası olduğunu düşündürüyor. Sanki görünmeyen bir el, yolları tam olması gereken anda kesiştiriyor.

Her insan hayatımıza bir iz bırakıyor aslında. Kimisi canımızı yakarak büyütüyor bizi, kimisi sevgiyi öğretiyor. Kimisinden bir ders alıyoruz, kimisiyle bir yarayı sarıyoruz. Bazen yıllarca unutamadığımız bir cümle duyuyoruz bir yabancıdan. Bazen de hiç beklemediğimiz bir anda karşımıza çıkan biri, hayatımızın dönüm noktası oluyor.

İnsan, karşılaştığı insanlarla değişir.

Evrende hiçbir şey sebepsiz değildir. Güneşin her gün aynı düzenle doğduğu, mevsimlerin bile kusursuz bir dengeyle ilerlediği bir dünyada; insanların yollarının kesişmesini sadece “rastlantı” olarak görmek bizlerin eksik yanıdır. Çünkü bazı karşılaşmaların zamanı o kadar manidar oluyor ki insan ister istemez düşünüyor “Bu bir tesadüf olamaz.”

İşte tam da burada tevafuk kelimesinin derin anlamı ortaya çıkıyor.

Tevafuk; sadece iki insanın karşılaşması değildir. Aynı anda aynı duyguda buluşmak, aynı yaraya denk gelmek, aynı boşluğu birbirinde tamamlamaktır. Bazen yıllardır aradığın bir cümlenin bir başkasının dilinden dökülmesi, bazen tam umudunu kaybetmişken bir insanın sana yeniden inanmayı öğretmesidir.

Tevafuk; hayatın görünmeyen düzenidir belki de.

İnsanların, zamanların ve duyguların ilahi bir ölçüyle birbirine dokunmasıdır. Hiç ummadığın bir anda karşına çıkan bir insanın, sana kendini yeniden hatırlatmasıdır. Kırıldığın yerde seni iyileştiren, kaybolduğun yerde sana yön gösteren görünmez bir bağdır.

Ve biz çoğu zaman bunu ancak yıllar sonra anlayabiliriz.

Bu yüzden biliyorum ki her karşılaşma tevafuktur. Çünkü bazen bir insan, bir an, bir cümle bile hayatın bütün yönünü değiştirebiliyor.

Ve hayat tevafuklardan oluşur.