Bugün ‘Hıdırellez’…
Bugün bir dilek tutun!
Hıdırellez, Türk kültürünün bir parçasıdır. Hıdırellez, her yıl 5-6 Mayıs tarihlerinde gerçekleşen ve baharın gelişini kutlayan bir bayramdır.
Halk inancına göre peygamber olan ve ölümsüzlüğe sahip Hızır ile İlyas, her yıl sadece bir kez buluşuyor. Hızır peygamberin karada darda kalan kişilere yardım ettiği, onlara kılavuzluk ettiği, aynı zamanda bolluk ve bereket getirdiğine, İlyas peygamberin de suların koruyucusu olduğuna inanılıyor.
Adını, ihtiyacı olanlara yardım eden, toprak ve su koruyucuları anlamına gelen "Hıdır" ve "İlyas" isimlerinin birleşmesinden alan Hıdrellez, halk arasında ölümsüzlük sırrına erdiklerine ve biri karada, diğeri denizde darda kalanlara yardım ettiklerine inanılan Hızır ve İlyas’ın yılda bir defa bir araya geldikleri gün olarak kabul edilir. Hıdırellez kutlamalarında aileye olduğu kadar topluma da refah getiren, doğurganlığı artıran ve evcil hayvanları, bitkileri koruduğuna inanılan Hızır ve İlyas’la ilgili ritüeller ve törenler uygulanır. Hıdırellez, pek çok topluluk tarafından kutlanan ve yaşatılan köklü bir gelenektir.
İslam inancında Hıdırellez, iki büyük peygamber olan Hızır ve İlyas'ın buluşmasının kutlandığı bir bayramdır.
Hızır’ın abıhayatı (bengi su) içerek ölümsüzlüğe ulaşmış; özellikle de baharda insanlar arasında dolanarak bolluk ve sağlık dağıtan ve darda kalıp başı sıkışanlara yardım eden bir ermiş (veli) veya peygamber olduğuna inanılır. Hüviyeti tam olarak bilinmese de halk arasında ve İslam mitolojisinde bir Hızır geleneği vardır. Hızır’ın bir isim değil, bir lakap olduğu genel olarak kabul gören bir düşüncedir. Ancak çeşitli kaynaklarda adı ve soyu hakkında muhtelif fikirler öne sürülmüştür. Bazıları Hızır ile İlyas peygamberin aynı kişi olduklarını öne sürmüştür.
Halkın Hızır hakkında kanaat ve inanışı onun ölümsüz olduğu ve baharda tabiatın uyanmasını sağladığı yönündedir. Anadolu'dan başka Kafkasya, Trakya, Kırım, Azerbaycan ve Suriye’nin birçok yerinde makamları vardır; bu da onun İslam âleminin hemen hemen her yerinde varlığına inanılan ancak belirli bir hüviyete bürünmemiş bir sembolden ibaret olduğuna delalet eder. Hızır tabii bir durumu, baharla vücut bulan yaşamın tazelenmesini simgeler.
Halk arasında Hızır'ın sahip olduğuna inanılan vasıflar insanlara şifa, sağlık, uğur getirdiği tabiattaki diriliş, uyanış ve canlılığın insana yansıması şeklinde ortaya çıkar. İslamiyet öncesi "Gök Sakallı, Ak Sakallı Kocalar" gibi medet umulan, yardım istenen, akıl danışılan, kılavuzluk etmesi beklenen, barış, mutluluk, sağlık, refah getirdiğine inanılan bir kurtarıcı güç olarak düşünülür.