Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan orman yangınları, hepimizi derinden üzüyor. Birkaç saat içinde binlerce ağacın, kuşların, böceklerin ve doğada yaşayan yüzlerce canlının yok olması, aslında sadece doğanın değil, insanlığın da kaybı demek. Çünkü orman sadece ağaçlardan ibaret değildir; oksijenin kaynağı, iklimin denge unsuru, suyun tutucusu ve geleceğimizin sigortasıdır.

Yangınların hemen ardından akla gelen en önemli soru şu oluyor: “Yanan ormanlar nasıl yeniden yeşillenecek?”

Bilim insanları, yangınlardan sonra doğanın belli ölçüde kendini yenileyebildiğini söylüyor. Bazı bitkiler ve ağaç türleri, yangından sonra yeniden filizlenme özelliğine sahiptir. Ancak bu süreç zaman alır. Bizim görevimiz, bu doğal süreci desteklemek, hızlandırmak ve bilinçli adımlar atmaktır.

Yanan alanların yeniden ağaçlandırılması için toplum olarak büyük bir duyarlılık gösteriyoruz. Fidan dikme kampanyaları, gönüllü çalışmalar ve devletin yürüttüğü ağaçlandırma projeleri sayesinde küle dönen alanlar yeniden hayat bulabiliyor. Burada önemli olan, ekilecek fidanların o bölgenin doğal yapısına uygun olmasıdır. Yani ormanları eski haline döndürmek için yerli türlerle doğru ağaçlandırma yapılmalıdır.

Orman yangınlarının önlenmesi için sadece söndürme çalışmaları yeterli değil. Piknik alanlarında ateş yakarken dikkatli olmak, cam şişeleri doğada bırakmamak, sigara izmaritlerini rastgele atmamamız gerekiyor. Çünkü küçük bir dikkatsizlik, binlerce hektarlık alanı yok edebiliyor.

Bugün yanan her ağaç için, yarın dikilecek yeni bir fidan var. Yanan yerlerin tekrar yeşermesi uzun yıllar alabilir ama önemli olan bu sürece sahip çıkmaktır. Doğa bize yıllarca nefes verdi, biz de ona sabır ve emekle nefes olmalıyız.

Unutmayalım: Yanan ormanlar yeniden filizlenir, yeter ki biz sahip çıkalım.