Artık fahiş fiyatlara milletçe hepimiz alıştık. Alışamadığımız mevsiminde yetişen ve halkın en çok tükettiği ürünler olunca orada bir dur demek istiyoruz. Bu haftaki gazete manşetlerimizden biri de “BU MEVSİMDE BU OLUR MU?” idi. Manşetimiz patates ve soğandaki fahiş fiyatlara dikkat çekmek ve  halkın sesi olmaktı. 

Ben de buradan konuyu biraz daha açmak istedim. Bu manşetin üstüne akşam alışveriş yapmak için gittiğim markette de fiyatları birebir gördüm. Her yemeğe kattığımız soğanın fiyatı almış başını gitmiş. Kiloya 5 adet giren soğana mı acıyım yoksa soğanı patatesi sevmek zorunda bırakan hükümete mi acıyım anlamadım…

Her ne kadar denetim yapılsa da bu fahiş fiyatların önüne geçilemiyor. Devletin verdiği caydırıcı cezalara rağmen milletin yediği en temel gıda patates ve soğan fiyatları ile oynayan zincir marketleri hem cezaları ödüyor hem de çizgilerinden hiç ödün vermeden yeniden fahiş fiyatlarla satmaya devam ediyorlar.

Eee neymiş efendim patates tarladan 8 TL alınıyormuş ama soframıza gelene kadar maliyetiyle beraber 55- 60 TL oluyormuş. Çiftçi emeğinin karşılığını alamamaktan yakınıyor. Marketler, pazarcılar sözde zararına satıyor. Devletimiz ise caydırıcı cezalar ile uğraşıyor. Hepsi birden ürünün haklı veya haksız savaşını verirken halk eziliyor. Yani filler tepişiyor çimenler eziliyor. 

Bugün bu konuyu daha da derinleştirebiliriz. Patates soğana gelene kadar ki maliyetimizi arttırabiliriz. Ev kirası, yol parası, okuyan çocuklarımız ve akşam evimize alamadığımız patates soğanımız. İzahı olmayan şeylerin mizahı olur derler ya işte durum o kadar vahim. 

Devletimiz de bu konuya biraz daha hassasiyet göstersin ki halkımız en temel ihtiyacından mahrum kalmasın.  Dilerim ki bu bereketli topraklarda yaşayan halkımız bolluğun bereketin yaşandığı yaz mevsimde en azından evine sebzesini rahat alabilsin. 

Çünkü iş sadece patates soğanla bitecek gibi değil…

Kalın sağlıcakla…