Türkiye’mizi yönetenlerden söz edildiği zaman ilk akla gelen şüphesiz ki en üst makam olan Cumhurbaşkanlığı makamı gelir. Bu görüşten hareketle ülke yönetiminde gelmiş geçmiş olan cumhurbaşkanlarımızı hizmetleriyle hatırlatmak istedim. Türkiye’nin birinci cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk milli mücadeleyi kazandıktan sonra Türkiye Cumhuriyetini kurarak ülkeyi bağımsız ve çağdaş bir ülke haline getirmek için büyük gayretler sarfetmiştir. Afganistan büyükelçisi Sultan Ahmet Han Atatürk’ten söz ederken şu ifadeyi kullanmıştır “Türkiye de yalnız bir Mustafa Kemal değil Mustafa Kemaller vardır ki her alanda onun program ve eserlerini günden güne ileri götürmek için didinmektedirler “ Atatürk’ü anlatmak elbette ki kısa bir yazı çerçevesinde mümkün değildir. Nitekim liselerin birinde öğrencilere kompozisyon konusu olarak sorulan soruda “Atatürk neler yaptı” sorusuna bir öğrencinin verdiği bir cümlelik cevapta “Atatürk neler yapmadı ki” cevabı ona birincilik kazandırmıştır. Atatürk’ten sonra cumhurbaşkanı seçilen Mustafa İsmet İnönü cumhurbaşkanı seçiminden sonra II. Dünya Savaşı başladı Türkiye savaşa girmedi. İnönü döneminde yaşanan Ekonomik sıkıntılar yüzünden ekmek zeytin şeker gibi gıda maddeleri karneye bağlandı ayrıca varlık vergisi uygulaması getirildi. İnönü’nün herhangi bir kalıcı hizmet eseri olmamıştır. 1950 yılında DP’nin iktidara gelmesiyle birlikte cumhurbaşkanlığına Celal Bayar seçildi.
Celal Bayar tek parti iktidarının cumhurbaşkanı olarak karınca kararınca bazı hizmetleri olduğunu söylememiz mümkündür. 27 Mayıs darbesinden sonra gelen asker kökenli cumhurbaşkanlarının ise dişe dokunur hizmetleri olmamıştır. Darbeler döneminde altı kere gittim yedi kere geldim diyen Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise teknik mühendis olması nedeniyle bazı hizmetleri olmuştur. Barajlar kralı olarak isim yapan Süleyman Demirel ülkede her konuya hakim biriydi. Nitekim “Fırat kenarında vatandaşın bir koyunu kaybolsa haberim olur” sözü haklı olarak yerinde söylediği bir sözdür. Demirel’den sonra gelen Turgut Özal dediğimiz dedik çaldığımız düdük diyen Napolyon benzeri darbeci generallere taviz vermeyen bir cumhurbaşkanı idi. Kendisi ekonomist olduğu için birçok konuda eski gelenekleri yıkarak birçok konuda ülkenin ufkunu açmıştır. Özal’dan sonra gelen Ahmet Nejdet Sezer’in pek öyle hizmeti olduğunu söylemek mümkün değildir. Üstelikte Sayın Sezer birlikte çalıştığı Başbakan Bülent Ecevit’in başına anayasa kitapçığını fırlatıp atması yüzünden ülke milyarlarca dolar zarara uğratılmıştır. Sayın Sezer’den akılda kalan ise trafikte kırmızı ışıkta durması ve market alış-verişlerinde sıraya girmesidir. Sayın Sezer’den sonra 11.cumhurbaşkanlığı seçiminde AK Parti genel başkanı ve başbakan olan Erdoğan “Adayımız kardeşim Abdullah Gül’dür” diyerek ona cumhurbaşkanlığı makamını sunmuş olmasına rağmen Abdullah Gül karşılık olarak vefasızlık örneği sergileyerek kendisini seçen AK Partisine sırtını dönmüştür.
Abdullah Gül’ün yenilik olarak yaptığı herhangi bir hizmet eseri yoktur. Kulak rahatsızlığı nedeniyle diplomatik yönden pek öyle dış ülke temasları olmamıştır. 12. Cumhurbaşkanı olarak ilk defa milletin oyu ile göreve gelen cumhurbaşkanımız Erdoğan durmadan duraksamadan gece gündüz demeden çalışarak şehirlerimizde çok büyük hizmet eserleri ile birlikte ülkenin her köşesinde yaptığı birçok hizmet eserlerini toplumun hizmetine sunmuştur. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile fikir birliği içinde hareket ederek Terörsüz Türkiye olayını başlatmak suretiyle PKK terör örgütünü bitirme noktasına getirildi böylece acılara ve göz yaşına son verildi. Cumhurbaşkanımız Erdoğan ülkemizi temsilen 16. kez BM Genel Kurulunda konuşarak Türkiye’mize şeref ve itibar kazandırmıştır. BM Güvenlik konseyinin haksız ve adaletsiz kararlarına karşı çıkarak konsey üyelerinin tüm dünya ülkeleri tarafından seçilmesini şart koşarak “Dünya Beşten Büyüktür” ifadesi dünya ülkeleri tarafından slogan haline gelmiştir. Birçok dünya ülke temsilcileri hayranlıkla ifadelerinde Cumhurbaşkanımızın sadece Türkiye’nin değil aynı zamanda “Bir Dünya Lideri” olduğunu ifade etmişlerdir.