AK Parti ile MHP ne pahasına olursa olsun PKK terör örgütünün köküne kibrit suyu dökerek terörü bitirme konusunda siyasi riskine rağmen kararlı olduklarını ortaya koydular. Bu yönde çözüm sürecini başlatan cumhur ittifakı terörü önlemekle birlikte köylere kadar bayraklı tabutun gelmesini ve ana yüreklerinin yanmasına da son vermiş olacaktır. Bu iki partinin özveriyle ve cesaretle ortaya koydukları bu önemli teşebbüs sayesinde bölge halkının da huzura ve istikrara kavuşmuş olması önemlidir. Terörün bitmesiyle kırsal kesimde terör yüzünden boşaltılmış olan köylere geri dönüşler başlayacaktır. Daha da önemlisi geri kalmış olan Güneydoğu bölgesinin kalkınmasına önemli katkısı olacak fabrikaların kurulmasıyla birlikte işsizlikte ortadan kalkacaktır. Milletimiz 40 yıldan beri PKK terör örgütü belasına on binlerce vatandaşını kurban vermiştir. Terör yüzünden dağlarda yaylalar boş kalmış hayvancılık yapılamaz hale gelmiştir. Daha da önemlisi geceli gündüzlü terörle mücadele eden güvenlik güçlerimiz canlarını ortaya koymuş ve devletimiz mücadelesinde bu yüzden büyük ekonomik kayıplara neden olmuştur.

Çözüm sürecine ait çalışmalar cumhur ittifakı tarafından ne pahasına olursa olsun duraksamadan büyük bir gayretle devam etmektedir. Buna rağmen terör örgütü şayet sonlandırmaya karşı ayak dirediği takdirde sonlarının çok acı ve hüsran olacağını da bilmeleri gerekir. 

Terörün bitmesini canı-gönülden isteyenler olduğu kadar istemeyenlerde vardır. Bunların başında da muhalefet partilerinden İYİ Parti ile Zafer Partisi gelmektedir. Terörün bitmesine karşı çıkanlar yeteri kadar zararlarını ve ülkemizin huzurunu milletimizin birlik ve beraberliği konusunda yeteri kadar bilinçli olmadıklarını gösteriyor. Siyaset yapan her partinin kendini topluma kabul ettirmek için birtakım soluğanlardan oluşan söylemleri vardır. Nitekim örneklemek gerekirse bazı partilerin milliyetçiliği Atatürkçülüğü Kürtçülüğü kendilerine taraftar kazanmak için slogan haline getirdiklerini görüyoruz.

Kürt toplumu eskisi kadar ayrı bir devlet kurmak gibi bir düşüncelerinin olmadığını açıkça ifade etmekteler. DEM partisi ve bölgeye ait bazı sivil toplum kuruluşları da çeşitli platformlar da sergiledikleri söylem ve eylemlerinde samimi olarak çözüm sürecinden yana olduklarını ifade ediyorlar.

Siyaset yapan bazı fanatiklerin teşvik ve tahriklerine kapılan bazı marjinal örgütler terörün bitirilmesini konu edinerek İktidarı hedef almak suretiyle huzur bozucu hareketlerde bulunmaktalar. Esasında niyetleri üzüm yemek değil bağcı dövmekten başka bir amaçları yoktur. Tecrübe sahibi olan milletimiz geçmiş de bu çeşit filmleri defalarca seyrettiği için olanlara pek de itibar etmemektedir. Nasıl ki suyu yatağından tersine akıtmak mümkün olmadığı gibi ülkemizi de bu günkü geldiği noktadan geri çevirmek mümkün değildir. PKK terör örgütü ortadan kalktıktan sonra bölge halkı feraha ve kalkınmaya kavuşmakla birlikte sebepsiz yere masum insanların canına kastedilmesi de son bulacaktır. PKK terörüne son verme konusunda meclis kürsüsünden açıklamada bulunan Devlet Bahçeli’nin bu cesareti bütün kesimler tarafından hayretle karşılanmıştır. Çünkü terör örgütü iç ve dış mihraklar tarafından yıllardır kullanıldığı için istismar edilerek karşı propaganda da kullanılması düşünülmüştü. O bu çeşit art niyetlere görüşlere itibar etmeyerek Cumhurbaşkanımız Erdoğan’la birlik oluşturmak suretiyle konuyu ülke gündeminde devamlı tutmaya devam etmekteler.