AB bu günkü yapısıyla adeta bir sorunlar yumağı haline gelmiş kan kaybetmeye devam ediyor. Güney Kıbrıs’ın AB’ye tartışmalı üyeliğinden sonra Yunanistan’ın, ve Güney Kıbrıs Rum kesiminin Ekonomik durumları birlik içinde sorun olmaya devam ediyor.
Geçtiğimiz yıllarda Türkiye AB’ye üye olma konusunda bütün imkanlarını kullanarak elinden gelen çabayı gösterdi. Ogünlerde Alman Başbakanı Merkel ile Fransız devlet başkanı Sarkozi’nin muhalefeti yüzünden üyelik kabulümüz bir türlü olumlu yönde gelişmedi. Bu konuda istekli olan iktidarla birlikte kamuoyunun arzusu da haklı olarak önemli ölçüde aşıntıya uğradı. Nitekim geçtiğimiz günlerde bir araştırma şirketinin yaptığı kamuoyu araştırmasına göre AB’ye girmek isteyenlerin oranı %17’ye kadar düşmüş. Oysa bundan 5 yıl öncesinde bu oran %68’i gösteriyordu.
Türkiye’de ekonomik patlama yaşanmasından söz eden bir Alman gazetesi “Türkiye AB ilişkilerine değinerek “Türkiye’nin gerçekten AB’ye ihtiyacı kaldı mı?” tarzında bir soru sormasının elbette ki haklı bir yanı vardır.
Türkiye insanı birkaç yıldan beri üst üste yaşadığı hayal kırıklığından sonra giderek AB’ye karşı ilgisi azalmaktadır. AB üyelerinin Türkiye’ye karşı olumsuz tutum sergilemelerinin sebebi; birincisi Müslüman olmamız, ikincisi de Türklerin göç dalgasından çekinmiş olmalarıdır.
AB’ye alınmamış olmamız birazda iyi oldu gibi geliyor. Sebebine gelince üye ülkelerin ülkemize karşı olan tutum ve davranışları millet olarak bizi daha çok biledi. Ekonomi de Eğitim de, demokraside, insan haklarında ve hukuk da epeyce bir gelişme gösterdik. Bir gün gelecek AB üyeleri bizzat kapımıza gelerek üyeliğimiz konusunda ısrarlı olacaklardır. Fakat kötü komşu insanı mal sahibi eder örneğinde olduğu gibi bu seferde Türkiye birtakım şartlar ileri sürerek nazlanma konumunda olacaktır.
Trump’ın Grönland adasını satın almak için ısrarla üzerinde durmasına karşı çıkan özellikle 8 AB ülkesini cezalandırmak için bazı şartlar ileri sürmekte. Bu ülkelere gümrük vergileri getireceğinin açıklanması AB’de huzursuzluğa yol açmıştır. Buna karşılık olarak bazı AB ülkeleri 93 milyar Euro’luk gümrük vergisi uygulamayı öne çıkarmıştır
Turp NATO içindeki konumunu da öne sürerek AB ülkeleriyle arasında ki Grönland adasından kaynaklanan şantaj kokan tartışmalar devam ediyor. Trump gümrük vergilerini uygulayacağını ileri sürerken AB’de ülkeleri de 93 milyar Euro’luk gümrük vergisi getireceğini ileri sürmesi çekişmeleri daha da alevlendirdi. Türkiye iyi ki bu tartışmaların dışında kalmıştır AB ülkelerinin her birinden ayrı bir ses çıkıyor Netice olarak menfaate dayalı bu çekişmeler sürüp gidecek bitecek gibi de görünmüyor