15 Temmuz 2016 darbesini yapmaya kalkışan generaller, subaylar ve astsubaylar ne acı ki devletin uçağını, tankını ve silahını kullanarak kendi halkını katletmeye kalkışmıştır. Kendilerine Yurtta Sulh Konseyi adını veren bu güruhun yaptığını ancak bir düşman askeri yapabilirdi. Bunların dışında birde devletin bazı sivil kurumlarında çalışan satılmışlar vardı ki bunlarda kanuni yetkilerini kullanarak halkımızı sindirmeye kalkışmıştır. Fethullah Gülen denilen Türkiye düşmanının lideri olduğu FETÖ terör örgütüne mensup bu hainler bugün adalet huzurunda yaptıkları ihanetin hesabını veriyorlar.

Başarısızlıkla sonuçlanan bu darbe saldırısının oluşumunu izleyince  yapılanların son derece acımasız ve korkusuz olduğunu düşünüyoruz. Darbeci askerlerin saldırısına karşı koyan sivil vatandaşlarımızdan 251’i şehit oldu, 2 binden fazlası yaralandı.

Darbecilerin öncelikle başvurdukları yöntem toplumu korkutmak ve sindirmek üzerine kurgulanmıştı. Siyasetten, ekonomiden ve yönetim bilgisinden habersiz ve birer cahil olan satılmış general ve subayların her on yılda bir silah gücüyle iktidarları alaşağı edip idareye el koyma hastalığı bu seferde FETÖ terör örgütü mensubu olarak nüksetmiştir. Askerlerin bu oldubitti mantığıyla yapmaya kalkıştıkları darbeler hem toplumu canından usandırmış hem de ülkeyi yıllarca geri bırakmıştır. General ve subay ve Astsubay kesiminde siyasi iktidarlara karşı var olan bu kompleks hastalığı pek de yeni değildir. Atatürk’ün vefatından sonra geçen her on yılda bir sık sık tekrarladıklarını görüyoruz. Bundan dolayıdır ki birçok vatandaşın her yönden uğradığı zararların boyutunu tahmin etmek oldukça güçtür.

Her darbeden sonra seçilmiş iktidarları alaşağı edip, ülke yönetimini ele geçiren askerlerin cebirle şiddetle nasıl zoraki imkanlar elde ettiklerini az çok biliyoruz. Bunlar dış siyasetten tutunda ekonomiden ve yerel yönetim tecrübesinden ve bilgisinden yoksun oldukları halde kendilerini Hariciyeci Vali ve Belediye başkanı olarak tayin etmişlerdir.  

27 Mayıs darbesi diğer darbelere nazaran daha kanlı ve yıkıcı olmasına rağmen darbeyi yapan general ve subaylardan bugün yeterince hesap sorulmuş değildir. 27 Mayıs darbesinin unutulmayan en acı olanı Başbakan Adnan Menderes ile birlikte Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan gibi değerli iki bakanının darağacında idam edilmiş olmalarıdır.

12 Eylül darbesine gelince hesabı kısmen sorulmuş suçlu generallerden eski Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya haklarında müebbet hapis cezası verilerek rütbeleri sökülmüştür. KKK Nurettin Ersin ile Deniz Kuvvetleri Komutanı Nejat Tümer mahkeme kararından önce vefat ettikleri için davaları düşmüştür.  

Burada gerçek olan bir husus varsa oda 6 kere gittim,7 kere geldim diyen Süleyman Demirel’in bu davada dikkate alınmamış olmasıydı. Kısaca ifade etmek gerekirse her 10 yılda bir yapılan darbelerin CHP için birer fırsat kapısı olduğunu söylememiz mümkündür. . 

15 Temmuz darbe girişimi hezimetle sonuçlanınca en çok da üzücü yanı NATO teşkilatı ile elçiliklerde çalışan general ve subayların resmi üniforma altında yabancı ülkelere iltica etmiş olmalarıdır. Türk Ordusunun geçmişinde bir rütbeli general ve subay şöyle dursun bir er bile dış ülkelere iltica etmiş olsa onu ihanetle suçlar nefretle karşılardık. Demek ki Fethullah Gülen denilen din tüccarı bezirgan bu şerefsizlerin beyinlerini öyle yıkamış olacak ki her birini vatanlarını satacak milletine saldıracak kadar birer robot haline getirmiştir.

 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günü olarak anılan bugün şehitlerimizi rahmetle gazilerimizi saygı ile anıyoruz.