Nasıl bir toplum haline geldik ki günlük hava raporu verilir gibi medya kanallarında trafik kaza raporlarının yayınlanması olağan hale geldi. Dünya ülkelerinde de aynısı olsa da bizim ülkemizde ki kadar iç karartıcı değil.
Araç sürücülerinden bazıları birbirlerine karşı saygılı ve sabırlı olması gerekirken en ufak bir kusur ihlali halinde araçtan inip bağırıp-çağırmakta, daha da ileri giderek kavga edip, güç gösterisinde bulunulmakta.
İnsanların kişiliğini yansıtan saygı ve sevgi geleneği ne yazık ki bizde biraz daha aşıntıya uğrar gibi bir hal aldı. Geçenlerde tanık olduğum bir trafik kavgasında gördüklerim beni ve orada bulunanları hayrete düşürdü. Şerit değiştirip, öne geçme göz açıklığında bulunan 23 yaşlarındaki bir genç ile 50 yaşlarında ki bir sürücü kural hatası yüzünden tartışmaya girdiler. Genç olanın babası yaşında ki adama karşı kullandığı galiz ifadeler affedilir gibi değildi. Olayı yatıştırmaya çalışan diğer sürücüler karşındaki baban yaşında biri yaptığın doğru değil dese de, o torbadaki tırmalayıcı yüzünü bir kere çıkarmıştı. Yaşlı olan sürücü olgun davranıp, lahavle deyip arabasına binip oradan uzaklaşırken bile hala arkasından saldırıya devam ediyordu..
Anlayacağınız konu trafikten söz açılmış iken hataları öne çıkarıp kavga etmek yerine sürücülerin birbirlerine karşı daha saygılı olmalarını tavsiye etmeyi uygun gördüm.
Trafikte seyreden sürücülerden toplumun beklentisi cana ve mala zarar veren kural tanımaz hatalarına son vermeleri gerekir.
Televizyon kanallarında topluma örnek teşkil etmesi bakımından bundan bir süre önce bir TR aracının yaptığı kazayı birçoğumuz üzüntüyle izledik. Yerleşim yerinde aşırı süratla seyreden bir TR aracı içinde 7 kişilik bir ailenin olduğu otomobile çarparak araca zarar verdi. Sonrada hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti. TR şoförünün yaptığı affedilmez bir sorumsuzluktu. Bereket versin kazaya uğrayan otomobilde bulun aile fertlerinin hiç birinde yaralanma yoktu.
Her ilde olduğu gibi Kayserimizde de şehir içinde ve Kayseri-Malatya yolunda sık sık trafik kazaları meydana gelmesi de olağan hale geldi.
Trafik kurallarını hiçe sayarak araç kullanımında keyfi hareket eden sürücülere trafik magandası, kazaya neden olan kural tanımazlara da trafik canavarı denmektedir.
Trafik kuralı sadece sürücülere özgü değil, yayalarında uyması gereken kurallar vardır. Yayalar caddede karşıdan karşıya geçerken kırmızı ışığa riayet etmeli ve yayalar için ayrılmış yolu kullanmaları gerekmektedir. Araç sürücüleri de kırmızı ışıkta geçmemeli, hız sınırına uymalı, park yasak levhası olan yerlere park etmemeleri gerekir. Bilhassa şehir hayatı yaşayan ister sürücü olsun, isterse yaya herkes trafik kurallarına riayet etmek zorundadır. Şayet uyulmadığı takdirde hava raporu gibi her gün iç karartıcı trafik kazalarını duymaya devam ederiz
Hatalı trafik olayları üzerinde titizlikle duran İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya ülkemizde 32 milyon araç 32,5 milyon sürücünün varlığından söz ederek TBMM’ne sunduğu Kara Yolları Trafik Kanunu teklifi Ülkemizde trafik kazalarının önlenmesinde çok önemli rolü olacağına inanıyorum. Bunun yanında trafik polislerimiz de gece gündüz demeden dikkatle ve özveriyle görevlerini yerine getirmekteler.
İnşallah bundan sonra bütün sürücüler ve yayalar trafik kurallarına harfiyen uyarlar da toplum her gün hava raporu gibi medyada trafik kazalarını duymaz