Ziyaretçi olarak Çanakkale Şehitliğini gezerken insan iki duyguyu birden yaşıyor. Bu duygunun biri hüzün, diğeri ise gururdu.
Türk ordusunu temsil eden Mehmetçikler birinci dünya savaşlarının en büyüğü olan Çanakkale Savaşının destanını yazarken aç kaldı, açık kaldı, yorulup, uykusuz kaldı ama bu olumsuzluklara rağmen vatan toprağını kendini feda ederek, şehit olarak savundu. Çanakkale’de çeşitli cephelerde savaşırken onun zihninde her ne pahasına olursa olsun hep vatanını, bayrağını, namus ve şerefini korumak vardı.
Çanakkale savaşları en uzun süren siper savaşları olarak 20.yüz yılın tarihine geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğunun parçalanması ve topraklarının bölüşülmesi için itilaf devletleri karadan ve denizden saldırıya geçmişlerdi. İngiliz ve Fransız donanmasına ait büyük zırhlı gemiler Osmanlı tabyaları tarafından batırılarak boğazı geçip İstanbul’u ele geçirme hayalleri suya düşmüştür.
Mehmetçik Çanakkale’de göğüs göğse savaşırken siperler arasındaki mesafenin 8 metre olduğu gerçeğini düşünürsek birinci siperdekiler şehit oluyor, ikinci siperdekiler soğukkanlılığını muhafaza ederek o anda öleceğini bilmiş olmasına rağmen, yıldırım gibi şehit olanların yerine geçiyordu. Şehitlik şerbetini içmeye gidenlerden okuma bilenler Kur’an-ı Kerim okuyor, bilmeyenler ise ezan okuyarak, şehadet getirerek cennete gitmeye hazırlanıyordu. Çanakkale’de düşman gücünün kendinden kat, kat üstün olması karşısında düşmanı yenerek Türk Milletine zafer kazandıran işte bu yüksek ruhtu.
Çanakkale Savaşında erinden, Alay Komutanına kadar şehit olan 57. Alayın Sancağının son erinde şehit olmasıyla Avusturalya askerlerinin eline geçtiği ve bugün Melburn Müzesinde ki bir vitrinde sergilenmekte olduğu bazı tarihçiler tarafından her ne kadar açıklanmış olsa da bunun doğru olmadığına dair açıklama Milli Savunma Bakanlığımız tarafından yapılmıştır
Çanakkale Şehitliğini ziyaretimde edindiğim izlenimlere ait bu yazımı yazarı bulunduğum Kayseri Gazetesinde yayınlayarak Çanakkale savaşlarının 111.yıl dönümü münasebetiyle istedim ki okuyucularla paylaşayım
Ziyaretimin bir bölümünü teşkil eden Soğanlıdere’de geçen savaş da bu bölgenin her metre karesine 6 bin mermi düşmüş ve her metre karesinde bir şehit Mehmetçikle, bir düşman askeri yatmaktadır.
Çanakkale şehitliğini gezerken şehitlerimizin ruhları için dua ederken biz onların orada yaşamakta olduklarını kabul ettik. Zira Kur’an-ı Kerim’in Bakara Suresinin 154. ayetinde onlar için şu ifadeler yer almaktadır:
“Allah yolunda şehit olanlara “ölüler” demeyin, bilakis onlar diridirler. Fakat siz anlayamazsınız.” İşte Çanakkale Savaşlarında kazanılan zaferlerin özünde yatan da bu manevi inanç vardır.
Çanakkale’yi geçilmez yapan Mehmetçiklerimize komuta etmiş olan Mustafa Kemal’de Şehitlerimiz için şu beyanatta bulunmuştur:
“Şehit ruhları semalarımızda dolaştıkça, şanlı bayrağımız vatan toprakları üzerinde dalgalandıkça ulusumuz sonsuza dek hür ve bağımsız olarak yaşayacaktır.”