Millet olarak toplum ve aile olarak temel yapımızda özellikle gençlikten beklentilerimiz çok büyük önem taşımaktadır. Her şeyden önce genç kuşağın eğitiminde ülkesine ve ailesine yararlı bir nesil olarak yetişmesi için itirazsız terbiye ve kültür vatanseverlik milli davalara ve dini inançlara bağlılık gibi konuları özümsemiş olması gerekmektedir. Çünkü gençlik bir milletin geleceğinin ve kimliğinin en önemli garantisidir. Ülkemiz adına daha iyi bir yarınlar yaratmak için genç kuşağa yeterince önem verilmeli ve onların yetişmesinde gereken özen gösterilmelidir. Bu konuda en büyük görev de ailelere siyasetçilere sivil toplum kuruluşlarına ve öğretmenlere düşmektedir. Bence genç kuşağın ülkeye faydalı birer insan olarak yetişmesi konusunda devlet tarafından iki ayrı eğitim programı uygulanmalı. Biri okul öğretimine devam edenler için diğeri de okul öğretimi dışında kalan gençler için.  Bilhassa ele alınması gereken ikinci gruba giren gençlik grubu olmalı. Bu gruba girenleri bir meslek sahibi yapmak için çeşitli dallarda sanat kursları düzenlenerek yetişmeleri ülke adına en önemli bir görevin yerine getirilmiş olmasıdır. Bu yönde meslek yüksek okulları ve meslek liseleriyle meslek odaları ve Halk Eğitim merkezleri meslek edindirme kursları düzenlemek suretiyle gençlerin meslek sahibi olmalarını sağlamaları birinci görevleri olmalıdır. Böylece kısa zamanda her yönden nitelikli ve donanımlı bir genç kuşağın yetişmiş olması ülkeye çok önemli katkılar sağlayacaktır. Gençlik bir yandan geçimini sağlayan bir meslek sahibi olurken bir yandan da sorun olmaya devam eden işsizliği azaltacaktır. Ülke nüfusunun %27’ni genç kuşağın oluşturduğu dikkate alındığında bunun üzerinde durulması milli bir görevdir. Bu günlerde AK Parti iktidarının ve özellikle de Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın üzerinde durduğu gençlik konusunun ne kadar önemi olduğunun farkındayız. Vatanını ve milletini düşünen ahlaklı ve saygılı bir gençliğin yetiştirilmesi konusunda, okullarda Türk kültürü din ve ahlak bilgisi eğitimi verilmesi elbette ki çok önemlidir. Bu sisteme ısrarla karşı çıkan muhalefet partilerinden bazılarını anlamakta güçlük çekiyoruz. Eski eğitim sisteminde meslek ve iş hayatı ikinci planda geliyordu. Oysa yeni sisteme göre meslek liselerinde okuyanların önünün açılması yeni olanakların sağlanmasıyla birlikte hem gençliğin geleceği garanti altına alınmış oldu hem de iş dünyası için kalifiye eleman yetiştirilmesi sağlanmış oldu. Oysa düz liseden mezun olacak bir genç şayet yüksek öğrenime devam etme gibi bir olanağa sahip olmadığı takdirde işsiz-güçsüz, mesleksiz olması nedeniyle bocalayacak ailesini geçindirme konusunda da güç durumda kalacaktı.

Ülkemiz de geleceğimizi düşünen büyük bir millet olarak gençlerimizi sadece geleceğimizin sigortası olarak değil günümüzde de ön planda düşünmeliyiz. Eskiden kalma zihniyetle bunun yaşı gençtir tecrübesizdir diyerek düşünmek son derece yanlıştır. Özellikle de şehir hayatında siyaseten yerel yönetimlerde  görev verilerek genç kuşağımıza sorumluluk yükleyerek ona mesuliyet duygusunu aşılamalıyız.  …