Geride bıraktığımı gün içinde 12 Eylül darbesinin 46. Yılını üzüntü ile karşıladık.
12 Eylul 1980 darbesini yapan askerlerden adaletimiz hesap sordu. Bu darbede mağdur olanların o günlerde feryadını duyunca boyutunun çok acımasız ve korkunç olduğunu gördük.. Resmi kayıtlara göre 1 milyon 683 kişi fişlenmiş 650 bin kişi göz altına alınmış 517 kişiye idam cezası verilmiş bunlardan 50’si idam edilmiş 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarılmış 300 kişi işkenceden ölmüş gazeteler 300 gün yayından men edilmiştir. Ogünler de Orgeneral Kenan Evren idamlarla ilgili sorulan bir soruya verdiği cevapta bir soldan bir sağdan idam ediyoruz diyerek sözüm ona adaletli hareket edildiğini ifade etmiştir.
Üzüntü ile karşıladığımız 12 Eylül darbesinin topluma verdiği zararlar oldukça büyük olmuştur. Darbecilerin öncelikle başvurduğu yöntem toplumu korkutmak ve sindirmek üzerine kurgulanmıştır. Siyasetten ekonomiden ve yönetim bilgisinden habersiz olan general ve subayların her on yılda bir silah gücüyle iktidarları alaşağı edip idareye el koymaları hem toplumu canından bezdirmiş hem de ülkemizi yıllarca geri geri bırakmıştır. Askerlerde var olan bu kompleks hastalığı pek de yeni değildir. Atatürk’ten sonra gelen yıllarda sık sık nüksettiğini görüyoruz. Bundan dolayıdır ki birçok vatandaşın her dönemde görüşüne göre, inancına göre fişlenmekten ve toplumdan soyutlanmaktan kurtulamadığı bir gerçektir.
Her darbe sonunda iktidarı ele geçiren askerlerle tankın üstüne çıkan ve arkasında yürüyen şakşakçı siviller nelere sahip olmadılar ki. Bilhassa askerler dış siyasetten tutunda ekonomiden ve yerel yönetim idaresinden bihaber olmalarına rağmen kendi kendilerini hariciyeciliğe valiliğe ve belediye başkanlıklarına atamaları bir komiklikti.
27 Mayıs darbesi diğer darbelere nazar daha kanlı ve yıkıcı olmasına rağmen; darbeyi yapanlardan hayatta kalan olmadığı için millet çaresizlikle o kara günlerin acısını sineye çekerken, yinede acısını bir türlü unutamadı. 27 Mayıs darbesinin en acı olanı Başbakan Adnan Menderes ile İki Bakanın darağacında can vermiş olmaları ülkemiz adına büyük bir acı ve kayıp olmuştur
12 Eylul darbesinin hesabı soruldu hayatta olan darbenin lideri Orgeneral Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya’yı mahkeme idam cezasına çarptırdı. Darbe suçlusu sadece yaşları 90’nın üzerinde olan bu iki paşamıydı? Pekiyi bunların emir komutasında olan ast rütbedeki askerler ve yalaka siviller nerede? Her şeyden önce 6 kere gittim,7 kere geldim diyebilen bir Süleyman Demirel vardı o bu darbelerin neresindeydi? Bu toplum yıllarca Demirel dönemlerinden çok çekmiştir. Bilhassa ülke ekonomisi telafisi zor kayıplara uğratılmıştır. Japonya da görevli olan Büyükelçilik mensuplarımızın maaşını bile ödeyemediğimiz günler olmuştur.. Kısaca doğruyu söylemek gerekirse darbeler Demirel için bir nimet kapısı CHP içinse bir fırsat kapısı olmuştur. 12 Eylül’lün hesabı sorulmuş olması demokrasimiz açısından büyük bir aşamadır. Gerçeği söylemek gerekirse bu noktaya gelmemizde AKP iktidarının payı büyüktür. Anayasa oylamasında 12 Eylül darbecileri yargılansın diye madde eklemesi olmasaydı bu tablo ortaya çıkmayacaktı. Bugüne gelindiğinde toplum olarak en çok merakımızı çeken meclis de grubu bulunan muhalefet partilerinin tutumudur. 12 Eylül’cüler yargılanmasın diye hayır oyu vermelerine rağmen bu gün kalkıp hangi yüzle bizde mağdur olduk diyebiliyorlar hepsine sormak gerek.