Ekonomist olmadığım için ekonomi hakkında ileri geri konuşmak benim işime gelmez. Yine de dünyanın önde gelen yatırım kuruluşlarınca Türkiye hakkında ileri sürülen görüşleri bir vatandaş olarak paylaşmak her halde ekonomist olmayı gerektirmez. Türkiye’mizin Avrupa ile Ortadoğu arasında büyüyen bir ekonomik ve politik lider olduğu ekonomistler tarafından değerlendirme yapılması cidden onur duyulacak bir gelişmedir. AK Parti iktidarının bugüne kadar gerçekleştirdiği hizmetler hakkında defalarca yazı yazdım. Yazılarımda öncelikle ülkemiz için bu iktidarın bir şans olduğunu iddia ettim. AK Parti iktidara gelmeden önce ülkemiz hangi noktadaydı, bugün hangi noktada şöyle bir düşünecek olursak gerçekleri görebiliriz. Koalisyonlar döneminde ülkenin 70 sente muhtaç olduğunu henüz unutmadık. Ogünlerde öyle bir devlet düşününüz ki Japonya’da görev yapan büyük Elçilik mensuplarının bile maaşını ödemekten acizdi. Bu geri kalmışlığın yegane sorumlusu da o sıra başbakan olan bizzat Süleyman Demirel’di.
Şayet gözleriniz bağlı değilse; sırf muhalefet fanatiği değilseniz doğruları kabul etmek ve söylemek zorundasınız. Millet olarak hoşumuza gitmeyen bir özelliğimiz de yaşananları çok çabuk unutur olmamızdır. Türkiye’nin geleceğiyle ilgili her kim ile konuştuysam hem bu iktidarın hizmetlerinden, hem de gelecekte yapacağı hizmetlerden hoşnut ve mutlu olduklarını gördüm.
Halkımız geçmiş iktidarlar döneminde yeteri kadar yağmacılardan, rüşvetçilerden, hırsızlardan darbecilerden ve çetelerden çok çekmiştir. Hayali ihracatların, Banka soyguncularının mafyacıların, rüşvetçilerin ve hırsızların cirit attığı o günleri hiç unutmuş olmamız mümkün müdür? Bu konularda mahkemeler de davaların ardı-arkası kesilmezdi. Bugün AK Parti iktidarı döneminde bu olumsuzluklara rastlanması halinde gözünün yaşına bakmadan emniyet ve adalet kurumlarımız tarafından yakasına yapışılmaktadır Siz bakmayın CHP genel başkanı Özgül Özel’in kendi Belediyelerinde yaşanan rüşvet ve yolsuzluk olaylarını her hafta taşımalı mitingler düzenleyerek inkara kalkışsa da İstanbul Başsavcılığının 4 bin sayfa tutan iddianamesi hiç de öyle söylemiyor
PKK terör örgütünü ortadan kaldırmak için partilerin katılımıyla Meclis de “Terörsüz Türkiye” çalışmalarını başlatmaları takdire şayandır. Çözüm süreci başladı ne dağlarda askerimiz şehit oluyor, nede analar gözyaşı akıtıyor.
Milletimizin yıllarca özlemini çektiği gelişmişlik konusu gerçekten bu iktidar döneminde büyük aşamalar kaydetmiştir. Nitekim Yunanlı bir kamuoyu araştırma şirketinin dünya genelinde yaptırdığı araştırmaya göre sıralamada Türkiye’nin gelişmiş ülkeler arasında yer alması ve İstanbul şehrimizin metropoller arasına girerek yaşanır bir şehir olarak seçilmesi gururumuzu artırmıştır. Ayrıca 2026 yılının Türkiye için bir umut ve başarı yılı olacağı uluslararası yatırım kuruluşları tarafından da tescil edilmiş bulunuyor. Türkiye’miz için bu gelişme temposu kafimi? Elbette ki kafi değildir. AK Parti iktidarının sloganında olduğu gibi toplum olarak “Durmak yok, yola devam” dersek her halde doğru sloganın peşinden gitmiş oluruz…