2012 yılında Essad döneminde Suriye’de başlayan iç savaş Nusayri Şebbiha milisleri ile Sünni muhalifleri arasında geçen mezhepsel çatışmalar halinde ortaya çıktı. Essad’a bağlı hava kuvvetlerinin de bu çatışmalara dahil olması önlenemeyen bir iç savaş durumuna dönüşmüştür. Essad’ın şehirleri ve köyleri bombalatması sadece binaları yerle bir etmekle kalmadı insanları da hedef aldı. Son derece yıkıcı olan bu İç savaşın meydana getirdiği yıkıntılar ölümler, acılar ve perişanlık tablosu her gün biraz daha arttı. Düşünün bir kere milyonlarca insan ölüm korkusuyla evini barkını terk ederek komşu ülkelere sığındılar. Bu insanların nasıl bir yaşam içinde olduklarını az çok hepimiz yakinen biliyoruz. Sığınmacı durumuna düşen bu insanlardan 4 milyona yakını da bizim ülkemize sığınmıştır.  

     Bu konuyu üzülerek yazmamın nedeni muhalefet cephesinden bazı kimselerin bu çaresiz insanları hedef alarak ileri geri konuşuyor olmaları hoş karşılanmamıştır. Essad’ın katliamından kaçarak ülkemize sığınmış olmaları elbette ki keyfi bir durum değildi. Bu insanlar istermi ki evini barkını, bağını bahçesini ve düzenli yaşamını bırakıp sığınmacı durumuna düşsün. Allah hiç kimseyi bu insanların düştüğü durumlara düşürmesin.

   Bazı kimselerin siyasi çıkar düşüncesiyle sığınmacı insanlar neden ülkelerine geri dönmüyorlar diye ileri geri konuşmalar doğru değildir. Essad güçleri ile terör örgütleri ve birleşik güçler tarafından yapılan saldırılar dayanılmaz bir hal almıştır. Kendi ülke insanlarını düşman gibi gören zalım Essadın emriyle saldıran hava kuvvetleri Suriye’de şehirleri harabeye çevirmiş hastaneler ve sosyal tesislerin tamamı yerle bir edilmişti. Yaşam için önemli olan yiyecek ve sağlık hizmeti yok edilmiş bu insanlar ne yapacaktı Buraya kadar anlatılanlar tablonun bir yüzü bir diğer yüzü de maddi durumları iyi olan zengin sığınmacılardı. Bu gruptaki Suriyeli mülteciler ellerinde yeterli sermayeleri olduğu için şehirlerimizde ticari faaliyetlerini sürdürdüler. Özellikle tekstil, turizm, ithalat ve ihracat gibi konularda yaşamlarına devam ettirdiler Bazı zengin kimselerin de AB ülkelerine sığınarak sorunsuz bir şekilde yaşamlarını sürdürdükleri görülüyor. Suriye de barış yeniden sağlanıp, ortalık sütliman olunca eminim ki dağıtılacak pastadan en büyük payı bu zengin kimselerin alacağı muhakkaktı. Bu durum bana 1974 Kıbrıs Harekatı sırasında tanık olduğum bir hususu hatırlattı. Maddi durumları iyi olan zengin Kıbrıslılar gayrimenkullerini İngilizlere ve Rumlara satarak AB ülkelerine kaçıp oralarda yerleştiler. Nasıl ki Kıbrıs harekatı tamamlanıp barış sağlanınca bu zengin kimseler Kıbrıs’a geri dönerek sattıkları mallarının kendilerine geri verilmesi için o günkü Otonom yönetimine istekte bulundular.  Otonom yönetimi bu kaçakların isteğini kabul etmeyerek reddetti. Sonra geldikleri gibi geri döndüler. Suriye’yi terk eden zenginlerin de yapması gereken yokluk içine düşen sığınmacıları korumak olmalıydı.     

  İç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeliler 2012 yılından bugüne kadar resmi kayıtlara göre tahminen 92 farklı işkolunda 5 binin üzerinde şirket kurmuşlardır. Bu şirketlere 750 milyon lira sermaye yatırdıkları görülüyor. Buna karşılık maddi durumları iyi olmayan Suriyeliler de geçimlerini sağlamak için kayıt dışı asgari ücretin altında çeşitli işlerde çalışarak ailelerinin geçimini sağlamışlardır.

      Essad rejiminin çökmesi yeni bir yönetimin iş başına gelmesinin ardından Türkiye’den ayrılanların sayısında hayli artış görülmektedir, Ülkemizde yakın ilgi gören sığınmacı Suriyeliler ülkelerine dönerken bayrağımızı öperek ve ağlayarak geri dönüyor olmaları iyi intibaya sahip olduklarını göstermektedir.

    T.C. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığının açıklamasına göre 1 milyon 249 bin Suriyeli ülkelerine geri dönmüştür, Gidenler yıkık virane evlerini kısmen de olsa tamir ederek yaşamlarını sürdürdükleri görülüyor.

   Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması konusunda güvence veren Türkiye’nin yakın ilgisi sayesinde çeşitli ülkelere dağılmış olan sığınmacı Suriyeliler kendi topraklarına ve kendi evlerine kavuşturmaktadırlar. 13 yılın ardından ülkelerine geri dönen Suriyelilere vefalı bir millet olarak yakın ilgiyi ve yardımı yeterince gösterdiğimize inanıyorum Sığınmacı Suriyelilerin çektikleri çilenin çoğu gitti azı kaldı gidenlere güle güle gidin demek Türk milletinin asaletindendir